Günlük hayatta nakit taşımak yerine veya kredi kartı komisyonundan kaçınmak amacıyla sıkça başvurulan IBAN ile ödeme yöntemi, 2026 yılı itibarıyla maliyenin ve yargının en sıkı denetim kıskacına girdi.

İşletmelerin "şahsi IBAN" yönlendirmeleri, sadece satıcıyı değil, parayı gönderen vatandaşı da terörün finansmanı ve suç gelirlerinin aklanması soruşturmalarının ortasına itebilir.


Açıklama Kısmı Boş Bırakılan Transferler "Şüpheli" Sayılıyor

TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Olgun Değirmenci, IBAN transferlerinde hayati bir noktaya dikkat çekiyor: Her transferin hukuki bir dayanağı olmalı. Açıklama satırı boş bırakılan veya "borç" denilerek geçiştirilen yüksek tutarlı işlemler, bankaların yapay zeka tabanlı takip sistemlerinde "şüpheli işlem" alarmı veriyor.

Değirmenci'ye göre, gönderdiğiniz paranın ulaştığı hesap eğer bir suç örgütü veya terör yapılanmasıyla ilişkilendirilmişse, sadece bir "hizmet bedeli" ödemiş olsanız dahi adli sürecin bir parçası haline gelebilirsiniz. Özellikle tek seferlik işlemlerden ziyade, düzenli ve belgesiz para akışları MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) tarafından doğrudan incelemeye alınıyor.


İşletme Hesabı Yerine Şahsi IBAN Kullanmanın Ağır Bedeli

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Çolak ise meselenin mali boyutuna ışık tutuyor. Dijital denetimlerin arttığı bu dönemde, mal veya hizmet alırken işletmenin resmi hesabı yerine yetkilinin şahsi hesabına para göndermek, kayıt dışı ekonomiyle iş birliği yapmak anlamına geliyor.

Peki, hangi işlemde hangi açıklamayı yazmalısınız? Prof. Dr. Çolak, güvenli bir transfer için şu şablonun hayati olduğunu belirtiyor:

  • Teknik Servis: "34 XXX 00 plakalı araç tamir bedeli"
  • Eğitim: "Mart 2026 özel ders ücreti"
  • Sağlık: "Muayene ve tetkik bedeli"

Hapis Cezası ve El Koyma Tehlikesi

Eğer yapılan transfer ticari bir faaliyet içermesine rağmen "hibe" veya "borç" gibi gösteriliyorsa, vergi müfettişleri bu durumu "kayıt dışı kazanç" olarak kodluyor. Bu durumda hem alıcıya ağır vergi cezaları kesiliyor hem de paranın kaynağı ispatlanamazsa mal varlıklarına el konulmasına kadar giden bir süreç başlayabiliyor. Tüketicilerin mağdur olmaması için fatura veya fiş alması, belge vermeyen işletmeleri ise Gelir İdaresi Başkanlığı’na ihbar etmesi en güvenli liman olarak görülüyor.

Muhabir: Haber Merkezi