İYİ Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Fehmi Yörük, Ayvalık, Edremit, Burhaniye ve Gömeç başta olmak üzere Balıkesir Körfezi'nde başlayan zeytin hasadı üzerinden üreticinin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti.
Artan mazot, gübre, ilaç, işçilik, toplama ve sıkım maliyetlerini gündeme getiren Yörük, “Hasadın gerçek bereketi üreticinin cebine yansıdığı gün ortaya çıkar” dedi.
Balıkesir Körfezi'nde zeytin hasadının başlamasıyla birlikte üreticinin maliyetleri ve üründen elde ettiği gelir yeniden gündeme geldi.
İYİ Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Fehmi Yörük, Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Ayvalık'ta sezonun ilk zeytin hasadının gerçekleştirildiğini hatırlatarak, zeytin ve zeytinyağı üretimindeki marka değerinin üreticinin kazancına da yansıması gerektiğini söyledi.
Hasat dönemlerinde yapılan açıklamaların tek başına yeterli olmadığını savunan Yörük, üreticinin gerçek maliyet tablosunun konuşulması gerektiğini belirtti.
“Hasat zamanı gelip protokolün bahçede fotoğraf çektirmesi üreticinin sorununu çözmüyor” diyen Yörük, asıl meselenin çiftçinin bir kilogram zeytini ne kadara ürettiği ve bütün giderler çıktıktan sonra elinde ne kadar gelir kaldığı olduğunu ifade etti.
“Bir Kilogram Zeytinin Gerçek Maliyeti Açıklanmalı”
Ayvalık, Edremit, Burhaniye ve Gömeç'in zeytin üretimindeki önemine dikkat çeken Yörük, üreticinin yıl boyunca karşı karşıya kaldığı giderlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Mazot, gübre, ilaç, işçilik, hasat ve sıkım maliyetlerini sıralayan Yörük, şu ifadeleri kullandı:
“Ürün değerli ama üretici kazanamıyorsa ortada çözülmesi gereken ciddi bir sorun vardır.”
Zeytin üretimindeki gerçek maliyetlerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunan Yörük, özellikle bir kilogram zeytinin üretim maliyeti ile toplama ve sıkım sonrasında ortaya çıkan toplam giderin açık biçimde ortaya konulmasını istedi.
Üreticinin yalnızca üretmeye teşvik edilmesinin yeterli olmadığını belirten Yörük, çiftçinin üretimi sürdürebilmesi için emeğinin karşılığını alabileceği ekonomik şartların oluşturulması gerektiğini söyledi.
Yörük ayrıca üreticinin pazarlık gücünün artırılmasını, kooperatifleşmenin geliştirilmesini, ortak pazarlama modellerinin yaygınlaştırılmasını ve çiftçinin ürününü doğrudan pazara ulaştırabileceği sistemlerin güçlendirilmesini istedi.
Pirina Piyasasıyla İlgili İddialara da Değindi
Hasan Fehmi Yörük'ün gündeme getirdiği bir diğer konu ise zeytin işleme sürecinin ardından ortaya çıkan pirinanın satışı oldu.
Pirina piyasasıyla ilgili daha önce TBMM gündemine taşındığını belirttiği tekelleşme iddialarına değinen Yörük, herhangi bir kişi veya kurumu peşinen suçlamadıklarını özellikle vurguladı.
Yörük, Edremit, Gömeç, Burhaniye ve Ayvalık'ı ilgilendiren bu iddiaların ilgili kurumlar tarafından incelenmesini ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Rekabet şartları konusunda soru işareti bırakılmaması gerektiğini ifade eden Yörük, zeytinin oluşturduğu ekonomik değerden üreticinin daha fazla pay alması gerektiğini savundu.
Balıkesir zeytini ve zeytinyağının marka değerine sahip olduğunu vurgulayan Yörük, sözlerini şöyle tamamladı:
“Balıkesir'in zeytini marka olacak ama o zeytini yetiştiren çiftçi borç hesabı yapacak; böyle bir tabloyu başarı olarak sunamazsınız. Hasadın gerçek bereketi üreticinin cebine yansıdığı gün ortaya çıkar.”





