Küresel düzeyde sürdürülebilirlik, çevre bilinci ve yeşil kampüs kriterlerini değerlendiren prestijli uluslararası kuruluş UI GreenMetric, merakla beklenen yeni dünya sıralamasını duyurdu.
Türkiye’den yükseköğretim kurumlarının üstün bir performans sergilediği listede, tam 5 Türk üniversitesi dünyanın en çevreci ilk 100 kampüsü arasına girmeyi başardı. Ülke genelinde büyük bir gurur yaratan bu sonuç, Türk üniversitelerinin çevre dostu projelerdeki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Çevre Dostu Kampüslerde Küresel Rekabet
Üniversitelerin sürdürülebilirlik politikalarını, enerji verimliliğini, atık yönetimi ve su tasarrufu gibi kritik ekolojik parametreleri baz alarak yapılan UI GreenMetric değerlendirmesi, bu yıl da kıyasıya bir rekabete sahne oldu. Dünya genelinde yüzlerce üniversitenin katıldığı bu dev raporda, Türk üniversitelerinin gösterdiği yükseliş dikkat çekti.
Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek amacıyla yıllardır projeler yürüten kampüslerimiz, uluslararası alanda kalitelerini bir kez daha tescilledi.
İlk 100'e Giren Türk Üniversiteleri Hangileri?
Açıklanan resmi verilere göre, Türkiye'den listeye adını yazdıran ve dünya sıralamasında ilk 100 içinde yer alarak büyük bir vizyon ortaya koyan 5 üniversitemiz ve sıralamadaki yerleri şu şekilde sıralandı:
28) İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) - Sürdürülebilirlik ve yeşil kampüs alanındaki öncü adımlarıyla üst sıralarda yer aldı.

45) Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) - Çevre dostu altyapı çalışmalarıyla ilk 50 içerisindeki yerini sağlamlaştırdı.

63) Erciyes Üniversitesi - Anadolu'daki üniversitelerin küresel vizyonunu temsil ederek büyük bir başarıya imza attı.

74) Ege Üniversitesi - Ekolojik projeleri ve sıfır atık hamleleriyle listede üst sıralara tırmandı.

86) Özyeğin Üniversitesi - Modern ve sürdürülebilir mimari/kampüs anlayışıyla ilk 100'e adını yazdırdı.

Türkiye Adına Sürdürülebilirlik Vizyonunda Büyük Sıçrama
Uzmanlar, Türk üniversitelerinin bu denli prestijli bir küresel listede ilk 100'de 5 temsilciyle yer almasının, sadece akademik bir başarı olmadığını; aynı zamanda gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma noktasındaki kararlılığın somut bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Eğitimden enerjiye, atık yönetiminden iklim eylem planlarına kadar geniş bir yelpazede yürütülen bu çalışmaların, önümüzdeki yıllarda daha da yukarı taşınması bekleniyor.





