Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve İngiliz mevkidaşı John Healey, Londra’da bir araya gelerek 20 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağının lojistik ve teknik destek anlaşmasını imzaladı.

Ekim 2025’te imzalanan ana sözleşmenin ardından gelen bu kritik hamle, Türk Hava Kuvvetleri'nin 4.5 nesil uçak kapasitesini perçinliyor. İşte Eurofighter’ın F-16’ya karşı avantajları ve operasyonel detaylar...

Türk Hava Kuvvetleri'nin modernizasyon sürecinde en somut adımlardan biri Londra'da atıldı. F-35 programı sonrası envanter çeşitliliğine giden Türkiye, İngiltere ile imzaladığı "idame ve işletme" sözleşmesiyle 20 adet Eurofighter Typhoon uçağının operasyonel hazırlığı için süreci resmen başlattı.


Neden Eurofighter Typhoon?

Türkiye'nin mevcut F-16 envanterini tamamlayıcı bir güç olarak seçtiği Eurofighter, sahip olduğu teknolojilerle hava-hava muharebesinde bir adım öne çıkıyor:

  • AESA Radar Sistemi: Düşman radarlarında görünürlüğü azaltırken, çok daha uzak mesafeden tehdit tespiti yapabiliyor.

  • Meteor Füzeleri: 60 km "kesin vuruş", 150 km toplam menziliyle gökyüzünde rakipsiz bir caydırıcılık sağlıyor.

  • Çift Motor Gücü: F-16'ya göre daha yüksek irtifalarda (25 bin fit üzeri) daha yüksek G kuvvetine dayanıklılık ve üstün dikey manevra kabiliyeti sunuyor.


F-16 vs Eurofighter: Hangisi Nerede Güçlü?

Uzmanlara göre bu iki uçak birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı:

  • Eurofighter: Yüksek hız ve irtifada "Hava Hakimiyeti" için optimize edildi.

  • F-16: Alçak irtifada çevikliği ve çok rollü (hava-yer) görev yeteneğiyle öne çıkıyor.


Zorluklar ve Maliyet: "Sıfırdan Öğreneceğiz"

Yeni bir platformun envantere girmesi beraberinde bazı lojistik zorlukları da getiriyor. Çift motorlu olması nedeniyle Eurofighter, F-16'ya göre iki kat daha fazla bakım ve daha yüksek yakıt tüketimi gerektiriyor. Ayrıca Türkiye'nin bu uçağın bakım ve onarım kültürüne sıfırdan uyum sağlaması gerekecek.

Muhabir: Haber Merkezi