ABD siyasetinde ve küresel istihbarat diplomasisinde deprem etkisi yaratan bir son dakika gelişmesi yaşandı.


ABD Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI) Tulsi Gabbard, görevinden istifa ettiğini açıkladı. Yaklaşık 1,5 yıldır ABD’nin tüm istihbarat servislerinin tepesindeki isim olan Gabbard, kararının gerekçesi olarak eşine konulan nadir bir kanser teşhisini gösterdi.


"Eşime Nadir Görülen Bir Kemik Kanseri Teşhisi Kondu"

Cuma günü Oval Ofis'te ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelen Tulsi Gabbard, görüşmenin ardından resmi istifa mektubunu sundu. Sosyal medya hesabı üzerinden de kararını doğrulayan Gabbard, 11 yıllık eşi Abraham Williams'ın sağlık durumuna odaklanmak zorunda olduğunu belirtti.

Gabbard, istifa mektubunda şu duygusal ifadelere yer verdi:

"Eşim Abraham, kısa süre önce son derece nadir görülen bir kemik kanseri türüne yakalandı. Kendisi bugüne kadar askeri görevlerimde, siyasi kampanyalarımda ve bu zorlu istihbarat şefliği görevimde her zaman benim kayam oldu. Ben bu kadar yoğun ve zaman alan bir görevdeyken, onun bu zorlu hastalıkla tek başına mücadele etmesini vicdanen kabul edemezdim. Bu süreçte onun yanında olmak ve ona tam destek vermek adına kamu görevimden çekiliyorum."

Resmi açıklamalara göre Tulsi Gabbard'ın görevdeki son günü 30 Haziran 2026 olacak. Gabbard, bu tarihe kadar liderlik boşluğu veya ulusal güvenlik zaafiyeti yaşanmaması adına Beyaz Saray ile koordineli bir şekilde "kesintisiz bir geçiş süreci" yürüteceğini taahhüt etti.


İstifanın Perde Arkası: Beyaz Saray Baskısı İddiası

Her ne kadar Gabbard resmi olarak eşinin sağlık durumunu gerekçe gösterse de, uluslararası haber ajansı Reuters'a konuşan bazı üst düzey kaynaklar, istifanın arkasında Beyaz Saray'dan gelen bir baskı olduğunu da iddia etti.

Eski bir Demokrat kongre üyesi olan ve Trump tarafından Şubat 2025'te göreve atanan Gabbard, son dönemde özellikle İran politikaları ve ulusal güvenlik stratejileri konusunda Trump'ın yakın çalışma ekibiyle ciddi görüş ayrılıkları yaşıyordu. Küresel basında çıkan bazı analizlere göre, bu ailevi kriz, arka planda yıpranan ilişkilerin ardından görevden ayrılma sürecini hızlandıran bir etken oldu.

Muhabir: Haber Merkezi