ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, enflasyonla mücadelede dikkat çeken bir mesaj verdi. Enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru yeterince gerilememesi halinde faiz artışını desteklemeye hazır olduğunu belirten Barr, gelecek verilerin para politikasının yönü açısından belirleyici olacağını söyledi.

Küresel piyasaların Fed'in önümüzdeki dönemde faiz konusunda nasıl bir yol izleyeceğine odaklandığı bir dönemde, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr'dan sıkı para politikasına ilişkin önemli bir açıklama geldi.

Barr, enflasyonun Fed'in yüzde 2'lik hedefine doğru ikna edici bir şekilde ilerlediğini görmek istediğini belirtti. Enflasyondaki düşüşün yeterli olmaması durumunda ise yeni bir faiz artışının gündeme gelebileceği mesajını verdi.

Barr'ın açıklamasında dikkat çektiği noktalardan biri de enflasyonun uzun süredir hedefin üzerinde kalması oldu. Yaklaşık beş buçuk yıldır devam eden bu durumdan endişe duyduğunu ifade eden Barr, fiyat baskılarının ekonominin daha geniş kesimlerine yayılma riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.


Fed Faiz Artıracak mı?

Barr'ın açıklaması Fed'in faiz artırma kararı aldığı anlamına gelmiyor. Fed yetkilisi, atılacak adımı gelecek enflasyon verilerine bağladı.

Barr, verilerin enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru ilerlediği konusunda güven vermesi halinde para politikasını değerlendirmek için daha fazla zamanlarının olabileceğini belirtti.

Ancak enflasyonun beklenen hızda yavaşlamaması halinde farklı bir senaryonun gündeme geleceğini ifade eden Barr, böyle bir durumda faizleri artırmak için kararlı biçimde hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Bu açıklamayla birlikte Fed'in önündeki iki senaryo da daha belirgin hale geldi: Enflasyonda kalıcı düşüş görülmesi halinde bekle-gör yaklaşımı için alan oluşabilecek, fiyat baskılarının dirençli kalması durumunda ise daha sıkı para politikası seçeneği yeniden gündeme gelebilecek.


Bu nedenle Barr'ın sözlerini doğrudan “Fed faiz artıracak” şeklinde okumak yerine, enflasyonun yeterince gerilememesi durumunda faiz artışını destekleyebileceğine yönelik koşullu bir mesaj olarak değerlendirmek gerekiyor.

Muhabir: Haber Merkezi