Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP’nin 38. Olağan ve 21. Olağanüstü Kurultayları için verdiği "mutlak butlan" ve Özgür Özel yönetimine yönelik "tedbiren görevden uzaklaştırma" kararı siyaset koridorlarını sarsmaya devam ediyor.

Yaşanan bu tarihi gelişmeyi kendi YouTube kanalında açtığı canlı yayında masaya yatıran usta gazeteci Fatih Altaylı, kararın perde arkasına ve zamanlamasına dair ezber bozan çok çarpıcı iddialarda bulundu. Altaylı, yargıdan çıkan bu kararın işaret fişeğinin dış politikadaki diplomatik bir görüşmeyle atıldığını öne sürdü.


"Erdoğan-Trump Görüşmesini Duyunca 'Butlan Tamam' Dedim"

Kararın ilan edilmesinden hemen önce yaşanan uluslararası diplomasi trafiğine dikkat çeken Fatih Altaylı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki telefon görüşmesinin bu operasyonun habercisi olduğunu iddia etti.

Geçmişteki benzer siyasi kırılmalardan örnek veren Altaylı, şunları kaydetti:

"2025 yılının Mart ayında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınma sürecinden hemen önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'la kritik bir görüşme yapmıştı. Dün de yani bu mutlak butlan kararı yargı tarafından açıklanmadan hemen önce yine ani bir Erdoğan-Trump görüşmesi gerçekleşti. Bu telefon trafiğini öğrendiğim an gazeteci arkadaşlarıma döndüm ve 'Butlan tamam, karar yola çıktı' dedim. Aslında zaten yola çıkmıştı da bu görüşmeyle istasyona varmış oldu. Çünkü Trump'la yapılan bu tarz zirvelerin ana konularından biri, içeride alınacak bu radikal kararların dış dünyada yaratacağı siyasi semptomlar ve bu semptomlara karşı ABD'den, Batı'dan ya da Körfez ülkelerinden ne gibi finansal/siyasi destekler sağlanabileceği arayışıdır."

Fatih Altayli Gozalti


"İmamoğlu Davası İstendiği Gibi Gitmeyince Butlan Kartı Çekildi"

İktidar blokunun anketlerde oylarını artıramadığı ve ekonomik kriz sebebiyle konjonktürün lehine gelişmediği her evrede muhalefeti dizayn etmeye çalıştığını savunan Altaylı, Ekrem İmamoğlu davasındaki gidişatın da bu kararı hızlandırdığını ileri sürdü.

Altaylı, analizini şu sözlerle sürdürdü:

"Ekrem İmamoğlu hapse atıldı ve yargılaması devam ediyor. Ancak anladığım kadarıyla o yargılama süreci davayı açanların istediği gibi, planlanan senaryoda ilerlemiyor. Özellikle Murat Kapki'nin mahkemedeki beyanatları davayı organize edenlerin hiç hoşuna gitmedi. İmamoğlu üzerinden istedikleri sonucu hızlıca alamayacaklarını anlayınca, ana muhalefeti içeriden çökertecek 'mutlak butlan' kartına daha çok ihtiyaç duymaya başladılar. Yani kendisi kitlesel olarak güçlenemeyen iktidar, CHP'yi kurumsal olarak zayıflatmayı seçti."

"Savaş Sebebiyle Ertelemişlerdi, Fazla Beklemediler"

Butlan kararının geleceğini daha önce ekranlarda defalarca tahmin ettiğini hatırlatan usta gazeteci, araya giren bölgesel çatışmaların süreci sadece birkaç hafta uzattığını belirtti. Altaylı, "Ben 14 Nisan'daki yazımda da butlanın geldiğini açıkça belirtmiştim. Sonrasında yaşanan savaş durumu ve jeopolitik riskler nedeniyle piyasalarda ani bir döviz çıkışı veya altın spekülasyonu şoku yaşanmasın, iki kriz üst üste gelmesin diye ekonomi yönetiminin ricasıyla kararı biraz ertelemişlerdi. Demek ki piyasaları dengelediklerini düşünüp fazla ertelememeyi tercih etmişler" yorumunda bulundu.

Altaylı, bu kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun "yargı eliyle koltuğa oturan lider" konumuna düşürülmek istendiğini, bu formülün CHP'yi baraj sorunu yaşatacak kadar büyük bir türbülansa sokabileceğini ve krizin en çok diğer muhalefet partilerine yarayacağını iddia ederek sözlerini noktaladı.

Muhabir: Haber Merkezi