Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifasının ardından siyaset gündeminde adı AK Parti ile anılan Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, sürece dair kamuoyunu bilgilendiren kritik açıklamalarda bulundu.
Dikbayır, AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaları doğrularken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını paylaştı.
"Sayın Cumhurbaşkanının Davetine İcabet Ettim"
Süreçle ilgili samimi ifadeler kullanan Dikbayır, AK Parti Konya Milletvekili Ünal Karaman üzerinden kendisine bir davet ulaştığını belirterek şu detayları aktardı:
"Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettikten sonra bir süre durup değerlendirme yapmak istiyordum. İstifamın ardından AK Parti Konya Milletvekili Sayın Ünal Karaman benimle görüşerek Sayın Cumhurbaşkanının davetini iletti. 35 yıllık siyasi terbiyem gereği bu davete icabet ettim. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı sizi davet ediyorsa gider görüşürsünüz."
"Görüşmede AK Parti'ye Katılımım Konuşuldu"
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Külliye'de yaptığı görüşmede katılım konusunun gündeme geldiğini ifade eden Dikbayır, kararın tek başına alınamayacağını belirterek süreci şu sözlerle özetledi:
- İstişare Vurgusu: Görüşmede Erdoğan'ın davetini yinelediğini belirten Dikbayır; ailesi, yol arkadaşları ve ekibiyle konuşmadan anlık bir karar veremeyeceğini ilettiğini söyledi.
- Tarih Konusu: Karşılıklı değerlendirmelerin olumlu seyretmesi halinde 14 Ağustos tarihinde katılımın gerçekleşebileceğinin konuşulduğunu doğruladı.
- Kamuoyuna Yansıma: Görüşmenin basına sızmasıyla birlikte sanki kararın kesinleştiği yönünde bir algı oluştuğunu, bu durumun kendisini ve takipçilerini zor durumda bıraktığını ifade etti.
"Cumhurbaşkanının Nezaketini Teslim Etmeliyim"
İlerleleyen süreçte eski parti genel başkanının itirazı nedeniyle sürecin tamamlandığı yönünde iddialar duyduğunu belirten Dikbayır, görüşmenin nezaket çerçevesinde geçtiğini vurguladı:
"Sayın Cumhurbaşkanı beni Külliye'de kabul etti, düşüncelerimi dinledi ve son derece nazik bir yaklaşım gösterdi. Bunu söylemek benim için siyasi görüş değil, bir nezaket meselesidir. Atatürk'ten, Cumhuriyet'ten ve inandığım değerlerden dün vazgeçmediğim gibi bugün de vazgeçmiyorum. Yaşanan bu süreçte üzdüğüm, kırdığım veya sitem eden tüm hemşehrilerimin ve yol arkadaşlarımın duygularını anlıyor, hepsine hak veriyorum."





