Balıkesir’i Edremit Körfezi’ne bağlayan, şehirlerarası trafiğin ana arterlerinden biri olan Edremit Caddesi’nde örnek bir “şehircilik başarısı” sergileniyor. Büyükşehir Belediyesi’nin uzun süredir yol, kaldırım, altyapı ve kavşak düzenlemesi yaptığı caddede, Karesi Belediyesi binasının tam önüne denk gelen noktada yepyeni bir yaya geçidi çizildi.

Kırmızı-beyaz boyalarla özenle süslenen çizgiler, buranın bir yaya geçidi olduğunu yüksek sesle ilan ediyor. Her şey olması gerektiği gibi… Ta ki yaya geçidinin nereye çıktığına bakana kadar.


Geçidin sonu, vatandaşın güvenle adım atabileceği bir kaldırım değil; süs bitkileriyle donatılmış, geçişe kapalı bir orta refüj. Yani karşıya geçmek isteyen yurttaşın önünde iki seçenek var:
Ya refüjdeki bitkilerin üzerinden atlayacak,
Ya da “Ben zaten geçmeyecektim” deyip geri dönecek.


Ba9Fd46E 2Dd2 41Da B55D 6Edc7A784F4C


Balıkesir’de ve ne yazık ki ülkenin birçok noktasında benzer manzaralarla karşılaşmak mümkün. Önce çizgi çekiliyor, boya sürülüyor; sonra “Bu yaya buradan nereye gidecek?” sorusu muhtemelen hiç sorulmuyor.


Elbette bu haberin ardından hızla müdahale edilecek, refüjdeki bitkiler kaldırılacak ve yaya geçişine uygun hale getirilecektir. Ancak asıl soru hâlâ ortada duruyor:
Bir yaya geçidi yapılırken, yayaların gerçekten geçip geçemeyeceğini düşünmek bu kadar mı zor?


Liyakat istemez belki…
Ama en azından bir an durup,
“Buradan vatandaş nasıl geçecek?”
diye sormak gerekmez mi?


Yok eğer bu da düşünülmediyse, Balıkesir’de yayalar için yeni bir dönem başlamış olabilir:
Engelli parkur tadında şehircilik.


Konuya bir de ortopedik engelli vatandaşların çekeceği çile açısından bakmak gerekiyor haliyle. Beton bordürlerin yol seviyesine indirilmediği bu yaya geçidini birbirine bağlayacak refüjde, tekerlekli sandalye kullanan bir engelli vatandaşın nasıl geçebileceğini düşünemez mi bir Belediye?

Muhabir: OSMAN KANTARLIOĞLU