Türk siyasetinde taşları yerinden oynatan "mutlak butlan" kararı ve CHP Genel Merkezi'ne düzenlenen polis baskınının yankıları sürerken, muhalefet cephesinde ipler tamamen koptu.

Yaklaşık 1 yıl 3 aydır Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, sessizliğini bozarak tünelin ucunu kapatacak sertlikte tarihi açıklamalara imza attı.


1 Haziran 2026 Pazartesi (bugün) saat 12:03'te güncellenen son dakika detaylarına göre; gazeteci Murat Sabuncu'nun sorularını yanıtlayan İmamoğlu, yargı kararıyla CHP'nin başına geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nu "siyasi kayyum" olarak nitelendirdi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iş birliği yapmakla suçladı.

"Milletin İradesine Utanmazca Bir Müdahale Yapıldı"

Silivri Cezaevi'nden gündemi yorumlayan Ekrem İmamoğlu, kurultayı iptal eden "mutlak butlan" kararı karşısında büyük bir öfke ve adalet adına üzüntü duyduğunu belirtti. Mahkeme salonlarında hukukun değil, siyasi mühendisliğin dolaştığını vurgulayan İmamoğlu, hislerini şu sözlerle aktardı:

"Millet 'değişim' diyor, onlar yargıyı devreye sokuyor. Millet sandığı işaret ediyor, onlar mahkeme koridorlarını. Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesi kadar bu ülkenin demokrasi umuduna, sandığa giden milyonların vicdanına utanmazca müdahale ettiler. Değişim iradesini geriye döndürmeye çalışıyorlar. Ancak Cumhuriyet’i kuran iradeyi, birkaç imzayla yok hükmünde sayamayacaklar. 86 milyonun geleceğini saray koridorlarında rehin alamayacaklar."

CHP Genel Merkezi binasının polis tarafından plastik mermi ve biber gazı kullanılarak tahliye edilmesine de değinen İBB Başkanı, "Kapısı kırılarak girilen sadece bir bina değil; bir hafıza, inanış ve mücadeledir. Türkiye’nin en köklü partisine gazla, polisle girilen bir ülke görüntüsü, hiçbir demokratik toplum için normal değildir" dedi.

Kılıçdaroğlu'na Zehir Zemberek Sözler: "Siyasi Kayyum"

Ekrem İmamoğlu, yargı operasyonu neticesinde CHP'nin koltuğuna yeniden oturan eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı çok sert ifadeler kullandı. Kılıçdaroğlu'nun delege iradesiyle değil, saray yargısıyla göreve taşındığını iddia eden İmamoğlu, sert eleştirilerini şöyle sürdürdü:

Imamoglu Kilicdaroglu-1


  • Siyasi Kayyımlık Niteliği: "Bunu kim yaparsa yapsın, adı bellidir: Siyasi kayyımlık. Milletin sandıkta vermediği yetkiyi mahkeme koridorlarından devşirmeye çalışmak meşru değildir."
  • "Dâhili Bedhah Kayyım": "Ben ona 'dâhili bedhah kayyım' diyorum. Çünkü bu partiyi dışarıdan yıkamayanlar, şimdi içeriden teslim almak istiyor. Şimdi otursunlar, boş duvarlara baksınlar; darbeye direnenleri izlesinler. CHP’nin genel merkezi artık o bina değil, partililerimizin ruhunu taşıdığı meydanlardır."
  • "Erdoğan'ın Her İstediğini Koşa Koşa Yapıyor": Kılıçdaroğlu'nun kendisini "betona gömmek istediği" iddialarının sorulması üzerine İmamoğlu, "Onun emir aldığı, her söylediğini koşa koşa yaptığı Erdoğan; Cumhuriyet’i, demokrasiyi, adaleti betona gömmek istiyor. Figüranların, kayyımın hiçbir önemi yoktur. Allah ömür, millet destek verdikçe ben mücadelemi sürdüreceğim" yanıtını verdi.

Yeni Parti Kurulacak mı? "Ya Bir Yol Bulacağız Ya Bir Yol Yapacağız"

Kriz atmosferinde en çok merak edilen "Yeni bir parti kurulacak mı?" sorusuna da açıklık getiren İmamoğlu, "Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız" parolasını paylaştı. Yol haritasını delegelerin ve hukukun emrettiği şekliyle Özgür Özel’in Genel Başkanlığı’ndaki CHP olarak çizen İmamoğlu, şu uyarılarda bulundu:

"Eğer hukuk çiğnenir, delegelerimizin ve milletin iradesi yok sayılırsa, bizim milletle beraber yürüdüğümüz her yol meşrudur ve güçlüdür. Muhalefet kriz yaşamıyor, Erdoğan muhalefete darbe yapıyor. Milletin diliyle, ruhuyla o yolu yapar ve iktidara koşarız."

"Bu Bir Saray Darbesidir, YSK Tabuta Son Çiviyi Çakıyor"

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin CHP'ye yönelik kurultay tarihi önerilerine tepki gösteren İmamoğlu, bu sözlerin hiçbir anlamı ve kıymeti olmadığını belirtti. Yaşanan krizin asla bir "CHP iç meselesi" olarak görülemeyeceğinin altını çizen lider, "Ne iç meselesi? Bu bir saray darbesidir! Seçim yapıyorsun tanımıyor, kurultay yapıyorsun tanımıyor. İstinaf Mahkemesi kararıyla partimizin başına kayyım atıyor. YSK ise kendini inkâr ediyor. YSK’nın bu tutumu, demokrasiyi yok edenlerin hazırladığı tabuta son çiviyi çakma girişimidir" ifadelerini kullandı.

İktidarın yürüttüğü "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen İmamoğlu, barış ve huzur umudunun bizzat Erdoğan tarafından sabote edildiğini iddia etti: "Erdoğan hâlâ 'Kürt anasını görmesin, Türk gün yüzü görmesin' zihniyetiyle iş yapıyor. Seçimlere kadar süreci devam ettirip, her türlü hukuksuzlukla seçimleri kazanıp, ardından yeniden bu milletin evlatlarının kanına girmenin hesabını yapıyor" sözleriyle iktidara yüklendi.

Muhabir: Haber Merkezi