Mutlaka bir karışıklık mı çıkacak, kişi veya grup menfaatleri mi ağır basacak, ortak bir amaç etrafında toplanılmayacak mı, yapmamak kadar yaptırmamak da mı önem kazanacak, onlar ile bunlar itişecek mi bir vesile bulup ve başlanan her iş rayından mı çıkacak? Nasıl bir “kent kültürü” var bu ilçede? Eğer öyle ise, lütfen hiç kimse de çıkıp “Edremitli” olmaktan söz etmesin bari artık.. Dile getirmek istediğim konu tarihi adıyla “İstanbullular Hanı” yine. “Ne oldu Belediye devralıyordu ve restore edecekti” diyeceksiniz şimdi. Ne yazık ki öyle olmuyor..
20. yüzyılın başında inşa edilmiş olan bu Han, sonraki yıllarda İstanbul Otel olmuş ama zamanla bina ve arkasındaki avlu da farklı işlevler yüklenmişti. Derken sit kapsamına da alındı ama korunmadı. Ön cephesi zamanın yıpratmasına direndi ama avludaki yapıların hepsi yıkıldı ve alan otoparka dönüştürüldü. En sonunda da tamamı çürümeye terk edildi. Binayı gören herkesin ortak kaygısı, şehir merkezinde kent kültürünü temsil eden 110 yıllık bu değerin restore edilip ayağa kaldırılması ve geleceğe miras bırakılması yönündeydi.
Ancak bina sahipli olduğu için, yerel idari veya mülki yönetim resen bunu yapamıyordu. Yine de vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, seçilmiş ve atanmış tüm yetkililer, binanın sahiplerini restorasyona ve binanın kente kazandırılmasına ikna etmek için son yıllarda epeyce uğraştılar, "yazık, yıkılıp yok olmasın" dediler. 2025 biterken, beklendiği üzere bir fırtına nedeniyle binanın güney cephesi çöküverdi. Neyse ki yaralanan olmadı, kimseye de zarar vermedi ama bu olay, bina sahiplerinin ikna edilmesine bir vesile oldu.
2026 Ocak ayında Belediye’ye devir konusunda bir anlaşma zemini oluşturuldu, herkes de sevindi buna. Edremit Belediyesi’nin finansal imkanları kısıtlı olduğu için, bir takas önerisiyle mal sahipleriyle anlaştığı duyurulmuştu. Hep birlikte “oh” dedik, “nihayet hayırlı bir gelişme olacak Edremit’te!”. Sit kapsamındaki bina ve avlusu tekrar ayağa kaldırılacak, rekonstrüksiyon işlemi yapılacaktı. Kentin yeni bir çekim alanı, dükkanlar ve kafeler oluşacak, Belediye’ye de sürekli kira geliri sağlanacaktı. Fakat hepsi “hayal” oldu yine.. Çünkü mal sahipleri, kendilerine tam da bu aşamada yapılan bir başka nakit alış veriş önerisini daha cazip bularak fikir değiştirdiler, bu ortak tapulu gayrimenkulü hep birlikte bir şahsa sattılar.!
Bu yeni durum duyuldu haliyle ama kimseler inanamadı bu garip davranışa.! Ancak 9 Nisan’da yapılan Edremit Belediyesi basın buluşmasında bu konu sorulunca Belediye başkanı Mehmet Ertaş “ilçe merkezinde bir bölümü yıkılan ve 'İstanbul Oteli' olarak bilinen alanla ilgili kamulaştırma çalışmalarının sürdüğünü, taşınmazın bu süreçte sahipleri tarafından satılmış olmasına rağmen yasal çerçevede işlemlerin devam edeceğini” söyledi. Gelinen nokta bu idi ne yazık ki..
Binanın 6 kişiden oluşan sahipleri, kentin varlıklı bir ailesine mensup. Hatta çeşitli “hayır işleri” yapmalarıyla da tanınıyorlar. Fakat şimdi vatandaş da soruyor “bu yaptıkları doğru mu?” diye. Gayrimenkulü satın alan kişi ise muhtemelen bir müteahhit ama oraya 6-7 katlı bir bina yapamayacağını onun da biliyor olması gerek. Edremit kazançlı çıkamadığı gibi, o da pek bir şeyler kazanamayacak, olsa olsa sit projesini kendisi yapmaya talip olacak.
Sizler ne diyorsunuz bu işe dostlar? Niye ilçemizdeki işler hep böyle oluyor?





