Balıkesir'in Edremit ilçesinde düzenlenen FestOlive, bu kez Kuzey Ege'nin en değerli ürünlerinden zeytinin bahçeden sofraya uzanan yolculuğuna sahne oldu.
Dalından özenle toplanan zeytinlerin kasalara doldurulmasından fabrikada soğuk sıkımla zeytinyağına dönüşmesine kadar bütün üretim süreci uygulamalı olarak gösterildi.
Edremit Körfezi'nde yılın en hareketli dönemlerinden biri başladı. Zeytin bahçelerinde hasat telaşı sürerken, FestOlive kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte tüketicinin sofrada gördüğü zeytinyağının arkasındaki emek adım adım anlatıldı.
Sabahın erken saatlerinde zeytin bahçesine gelen işçiler önce ağaçların altına fileleri serdi. Ardından çırpma makineleriyle dallardaki zeytinler toplandı.
Filelerin üzerine düşen zeytinler bir araya getirilerek kasalara dolduruldu. Ancak zeytinin yolculuğu burada bitmedi.
Kasalar traktörlere yüklenerek zeytinyağı fabrikasına götürüldü. Tesise ulaşan zeytinler makinelerde yıkandıktan sonra üretimin bir sonraki aşamasına geçti.

Dalından Toplandı, Soğuk Sıkımla Zeytinyağına Dönüştü
Etkinlikte zeytinlerin soğuk sıkım yöntemiyle zeytinyağına dönüştürülme süreci de gösterildi. Üretimi tamamlanan yağlar daha sonra paketlenerek tüketiciye sunulacak hale getirildi.
Böylece zeytin ağacında başlayan yolculuk, hasat, taşıma, yıkama, sıkım ve paketleme aşamalarının ardından sofraya kadar ulaştı.
Etkinliğe ev sahipliği yapan Nermin Gelbal Gökduman, kaliteli zeytinyağının yalnızca hasat ve sıkım aşamasından ibaret olmadığını, sürecin bahçedeki bakımla başladığını anlattı.
Ağaçların budanmasının ardından ortaya çıkan dalları öğüterek yeniden toprağa verdiklerini ve böylece topraktaki organik madde miktarını artırmaya çalıştıklarını belirten Gökduman, hasat döneminde de ağacın zarar görmemesine özen gösterdiklerini söyledi.

Gökduman, süreci şöyle anlattı:
“Ürün aşamasına geldiğinde zeytin ağacımızı yıpratmadan taraklarla ve titreşimli makineler kullanarak zeytinlerimizi topluyoruz. Topladıktan sonra hemen tesise getirerek sıkım aşamasına geçiyoruz.”
Üretimde soğuk sıkım yöntemini tercih ettiklerini belirten Gökduman, enzim ve ilave sıcak su kullanmadıklarını ifade ederek, amaçlarının zeytindeki faydalı bileşiklerin zeytinyağına geçmesini sağlamak olduğunu söyledi.
“Biz zeytinyağını sağlık için üretiyoruz” diyen Gökduman, yağın üretim sonrasında uygun şartlarda muhafaza edildiğini ve bahçeden sofraya kadar bütün süreci kendilerinin yönettiğini kaydetti.

Zeytin Hasadı Onlar İçin Sadece İş Değil
Etkinlikte zeytinyağının üretim aşamaları kadar, zeytin hasadının arkasındaki insan emeği de öne çıktı.
Bahçede çalışan Emine Çırakoğlu, küçük yaşlarından bu yana zeytin topladığını söyledi. Zeytin hasadının dikkat isteyen bir iş olduğunu anlatan Çırakoğlu, çalışmanın kendisini hareketli tuttuğunu belirterek, “Çalışmak çok güzel bir şey, Allah sağlık versin. Zeytinin dikkatli bir şekilde toplanması gerekiyor” dedi.
Hatice Bulut ise zeytin hasadının kendileri için yalnızca gelir elde ettikleri bir iş olmadığını anlattı.
Arkadaşlarıyla birlikte bahçede çalışmaktan keyif aldığını söyleyen Bulut, zeytin hasadının aynı zamanda sosyalleşmelerini sağladığını belirterek şunları söyledi:
“Parasından ziyade bu iş bize eğlence geliyor. Arkadaşlarla birlikte olmak bize iyi geliyor. Hem çalışıyoruz hem de güzel vakit geçiriyoruz.”
Edremit'teki etkinlik böylece sofraya gelen bir şişe zeytinyağının arkasında yalnızca zeytin ve üretim teknolojisinin değil; aylar süren bahçe bakımı, hasat zamanı verilen emek ve üretimin her aşamasında çalışan insanların bulunduğunu da gözler önüne serdi.
FestOlive kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı etkinlik, Kuzey Ege'nin zeytin ve zeytinyağı kültürünü bahçeden başlayarak sofraya kadar uzanan bütün aşamalarıyla ziyaretçilere gösterdi.





