Ülkemizde sigara içme konusunda uzun yıllar boyunca sınırsız bir özgürlüğün(!) yaşandığı dönemin ardından, ilk yasak ya da sınırlandırma 1997 yılında uygulamaya konulmuştu. Refahyol Hükümeti döneminde çıkarılan bir kanunla otobüslerde, uçaklarda ve tüm toplu taşıma araçlarında sigara içilmesi yasaklanmıştı. O tarihe kadar özellikle şehirler arası yolcu otobüslerinde ve trenlerde sigara içilmesine herhangi bir engel bulunmuyordu. Bu sözde özgürlük(!), özellikle kış aylarında yapılan yolculukları çekilmez hâle getiriyordu.
2008 yılında ise bu alanda bir başka önemli düzenleme yapıldı.
5727 sayılı “Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”, 3 Ocak 2008 tarihinde TBMM’de kabul edildi. 19 Ocak 2008 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme ile evler hariç olmak üzere tüm kapalı alanlarda tütün mamulleri tüketimi yasaklandı.
Sigara İçenler, İçmeyenlerin de Sağlığını Bozuyor
Sigara içen yurttaşlar, her şartta ve her yerde sigara içmek istiyor ve bunu doğal bir hak olarak görüyor. Oysa sigara içmeyenler, içenlerin etrafa yaydığı dumana maruz kalarak adeta zehirleniyor. Bu durumun bilimsel bir tanımı var: Pasif içicilik.
Sigara içenler, sigarayı “sevdiklerini” söylese de bu durum gerçekte bir bağımlılık, hatta bir tür teslim olmuşluk anlamına geliyor. Anne ve babaların çocuklarının yanında sigara içmesi ise büyük bir sorumsuzluk değil mi? Bilimsel araştırmalar, pasif içici hâline getirilen gelişme çağındaki çocukların çok daha büyük bir sağlık tehdidi altında olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Yeni Bir Düzenleme Daha Yolda
Bu günlerde, kamuya açık kapalı alanlarda sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımını kısıtlayan yasanın kapsamının genişletilmesi planlanıyor. Hazırlanmakta olan yeni yasa taslağıyla, mevcut mevzuata göre sigara içilebilen yarı açık alanlar ile bazı açık alanların da yasak kapsamına alınması öngörülüyor.
“Yarı açık alan” tanımı değişiyor. Üstü açılır-kapanır tenteli alanlar ve kış bahçeleri artık tamamen kapalı alan statüsüne alınacak.
5 metre kuralı geliyor: Kamu binaları, AVM’ler ve restoranların ana giriş kapılarından en az 5 metre uzaklıkta sigara içilebilecek.
Çocuk parklarının tamamı “kırmızı hat” ilan edilecek. Pilot bölgelerde ise plajlarda “mavi bölgeler” oluşturulması planlanıyor.
Sigara Kullanımı Yeniden Arttı, Uygulamalarda Aksamalar Yaşandı
2008 yılında yürürlüğe giren yasa, ilk yıllarda sıkı biçimde uygulanmış ve sigara kullanımında belirgin bir düşüş sağlanmıştı. Ancak zamanla vatandaşların ve işletmecilerin uygulamayı esnetmesiyle birlikte son yıllarda ciddi aksamalar yaşanmaya başladı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sigara yasağının genişletileceğine ilişkin ilk işareti geçtiğimiz günlerde verdi. Bakan Memişoğlu, yasağın uygulamaya girdiği ilk yıllarda sigara kullanımında azalma yaşandığını ancak son dönemde özellikle kadınlar, genç kızlar ve genç erkekler arasında sigara kullanımının yeniden arttığını, her üç kişiden birinin sigara içtiğini vurguladı.
“Kanun Kapsamını Genişletiyoruz”
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Global TV kanalında katıldığı bir programda, “Bu konuda geniş kapsamlı bir kanun taslağı hazırlığı içindeyiz. Paketinden, sigara içilen alanlara kadar her şeyi yeniden düzenleyeceğiz. Çocukların ve gençlerin, sigaranın ve sigara kullanımının görünür olmasını normal bir durum gibi algılamasını istemiyoruz. Sadece kapalı alanlarda değil, açık alanlarda da yasak getireceğiz” dedi.
Bakan Memişoğlu, özellikle gençler arasında yaygınlaşan elektronik sigara kullanımına da dikkat çekerek, “Sanki sigara zararlı da nargile ve elektronik sigara zararlı değilmiş gibi bir algı var” ifadelerini kullandı.
“Biz Hastalık Bakanlığı Değiliz”
Toplumsal yaşamda yaşanan değişime işaret eden Bakan Memişoğlu, bireyin ve toplumun sağlığını bozan obezite, sigara alışkanlığı ve hareketsiz yaşam biçimi ile de mücadele ettiklerini belirtti. Memişoğlu, “Biz hastalık bakanlığı değiliz” diyerek önleyici sağlık hizmetlerine vurgu yaptı.
Sağlık Bakanlığı Sitesinde de Yer Aldı
Bağımlılıkla mücadele konusu, Sağlık Bakanlığı’nın resmî internet sitesinde de yer aldı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 29 Ocak 2026 Perşembe günü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen **“Uyuşturucuyla Mücadelede Kararlı Devlet, Güvenli Türkiye Paneli”**nde yaptığı konuşmada bağımlılıkla mücadeleye dikkat çekti.
Bakan Memişoğlu, uyuşturucu ve diğer bağımlılık türlerinin etkilerinin yalnızca bireylerle sınırlı kalmadığını belirterek, “Güvenlikten sağlığa, ekonomiden adalete kadar pek çok alanda toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle bağımlılıklarla mücadele, çok katmanlı ve bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır” dedi.
Memişoğlu ayrıca, 2024–2028 Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında tüm bağımlılık türlerinin kapsamlı biçimde ele alındığını vurguladı.





