Balıkesir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hasan Çetin süt piyasasındaki son gelişmeleri POLİTİKA’ya değerlendirdi. Başkan Çetin, süt üreticisinin Ocak ayından bu yana zam almadığı bilgisini verirken artan girdi maliyetleriyle birlikte üreticinin zor günler yaşadığını kaydetti.

1 Ocak’ta Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı 1,15 TL’lik süt fiyatının güncellenmesi gerektiğini belirten DSYB Başkanı Hasan Çetin, fiyatının belirlenirken güncel maliyetlerin dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi. 1 litre sütle 1,5 kilogram yem alınması gerekirken bu oranın 1 litre sütle 1,2 kilo yem alınabildiğini söyleyen Hasan Çetin, üreticinin sektörden kaçmaması için gerekli önlemlerin alınmasının önemine işaret etti.

“ULUSAL SÜT KONSEYİNİN AÇIKLADIĞI FİYAT UYGULANMADI”

Balıkesir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hasan Çetin ilk olarak geçtiğimiz Ocak ayında açıklanan süt fiyatı hakkında görüşlerini bildirdi. Çetin, “1 Ocak 2025 itibariyle Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan süt fiyatı 17,15 TL oldu. Fakat bu fiyata firmalar uymadı. Balıkesir’de soğutma ve nakliye düşüldükten sonra üreticimizin eline 15 ile 16.50 TL arasında bir fiyat geçti. Haliyle bu da Ocak ayında başlayan sıkıntı günümüze kadar yoğun bir şekilde devam etmektedir. Ocaktan itibaren bugünkü tarihe kadar başta yem olmak üzere girdi maliyetlerine ciddi oranlar artış geldi. Bizim üreticinin en büyük girdi maliyeti yem. Burada süt yem paritesi 1 litre sütle 1,5 kilogram yem alınması gerekirken biz şu andaki rakamlarla değerlendirirsek 1 kilogram süt satıp 1,2 kilogramın altında yem alıyoruz. Bu da haliyle bizim üretmemizi, sürdürülebilirliğimizi kısıtlamaktadır” diye konuştu.

“ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI”

Artan girdi maliyetlerinin dikkate alınmasıyla üreticilerin sektörden çıkma eğilimi gösterdiğine dikkat çeken Birlik Başkanı Hasan Çetin, “Günümüzde oluşan rakamlarla artık üreticilerimizin bu işi devam etmesi imkansız hale geldi. Artık bıçak kemiğe dayandı. Bir an evvel Ulusal Süt Konseyi ile Bakanlığımızın bir araya gelerek yeni oluşan yem, saman, yonca fiyatlarıyla gerçek bir maliyet oluşturulup, üreticimizin kâr ettiği, en azından az da olsa kâr marjıyla çalışır hale gelmesi gerekiyor. Aksi takdirde her 8-10 yılda bir yaşadığımız senaryoyu yeniden yaşamak zorunda kalacağız. Hayvanlarımız kesime gitme durumunda kalacak. Şu andaki et fiyatlarında biraz daha artış olduğunda üreticimiz hayvanını kesip sektörden çıkacak ya da 10 hayvanı varsa bunu 5’e düşürecek. Bu da haliyle hepimizi etkileyecek. Şu anki rakamların üstündeki fiyatlarla tüketicimiz et ve süt ürünleri tüketmek zorunda kalacak” ifadelerini kullandı.

“SÜT FİYATINA TABİ Kİ ZAM İSTİYORUZ AMA…”

Süt fiyatlarına zam yapılmasının kaçınılmaz hale geldiğini belirten Hasan Çetin, “Süt fiyatlarına tabi ki zam istiyoruz. Ama şöyle de bir durum oluşuyor; Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı rakamı tüm Türkiye’de uyulması da ayrı bir tartışma noktası. Çünkü bu fiyatlara uyulmadığı takdirde biz üreticilere hiçbir faydası olmuyor. Ama süt ürünlerinde market raflarına baktığımız zaman gelen zam oranından daha fazla hemen ertesi gün etiketlere yansıyor. Biz bu parayı ertesi ay anca alabiliyorken ama raflardaki fiyatlara ertesi gün yansıdı ve tüketici bunu ödemeye başlıyor. Biz istiyoruz ki bizim de bu parayı alana kadar en büyük sorunların başında yem fiyatları geliyor. Süte zam gelince bu kez yem fiyatlarına da hemen hızlı bir şekilde artış oluyor. Bizim aldığımız zammında bu sefer bir anlamı olmuyor. Burada biraz daha yem fiyatlarının daha kontrol edilebilir şekilde bakanlığımız tarafından denetlenmesini talep ediyoruz. Çünkü gerçekten dönem dönem süt ürünlerine keyfi zamlar oluyor. Biz bunu piyasayı takip ettiğimiz için görüyoruz. Keyfi zamların önüne geçilmesi gerekiyor. Sonuçta hepimiz aynı gemideyiz. Yani üretici olmazsa fabrikanın, fabrika olmazsa da süt üreticisinin olmasının bir anlamı yok. Biz üreteceğiz, ürettiğimizi bir kuruma, sanayiciye, süt firmalarına satacağız. Bu dengenin iyi kurulması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNİN TÜKETİMİ ARTIRILMALI”

Süt üreticisinin yanında tüketicinin de yaşadığı sorunlara değinen Birlik Başkanı Hasan Çetin, ülke genelinde yapılacak kampanyalarla süt ve süt ürünlerinin tüketiminin artırılması gerektiğini ifade etti. Çetin, “Tüketici yönünden baktığımız zaman ülkemizde oluşan ekonomik sıkıntılar sebebiyle alım gücüyle birlikte tüketimler de düştü. Bunu da görüyoruz ve takip ediyoruz. Burada artık her iki taraf da fedakarlık yapması gerekiyor. Zaten biz üreticiler altı aydan beri zam almadık. Bir sürü girdi maliyetlerimizin artmasına rağmen biz hala aynı parayla sütümüzü satıyoruz. Bizlerin en büyük fedakarlığı yaptığımıza inanıyorum. Burada biraz sanayi tarafı ve market kısmı da biraz kârlarından feragat ederek tüketicinin daha fazla ürün tüketmesi için gerekli kampanyalarla tüketimi artırması lazım. Aynı zamanda da yeni dönemde inşallah okul sütü gibi projelerle süt tüketimini artırmalıyız. Avrupa ülkelerine göre ülkemizde süt tüketimi gerçekten çok düşük kalıyor. Bunu artırmak için gerek bakanlığımız gerekse bizim gibi birlikler bir araya gelerek başta süt olmak üzere süt ürünlerini özendirici kampanya ve projelerle tüketimimizi artırmayı hedeflememiz gerekiyor. Aksi takdirde üretilen ürünler tüketim oranlarında rakamlar belli olduğu için tüketimi artıramazsak yine aynı kısır döngüde işler devam eder. Bizler de zaman zaman toplantılarda bakanlık yetkililerine süreçlerle ilgili bilgi vermekteyiz. Üreticimizin sıkıntılarını dönem dönem anlatmaktayız” bilgisini verdi.

“İŞLETMELER ÜRETİCİYE YEM DAYATMASI YAPIYOR”

Sektörde yaşanan sorunların başında işletmelerin üreticiye yem dayatmasının geldiğini söyleyen Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hasan Çetin, “Bir de şu anda en büyük sıkıntı sütünü veren üreticiye işletmeler yem dayatmasında bulunuyor. Süt üreticisi zaten zor durumda. Üreticimizin çalışmış olduğu bir yer var. Ama süt firması yemi benden alacaksın diyor. Ancak yılların getirdiği ticareti bıçak gibi kesmek zor bir süreç. Burada sanayicinin de anlayışlı olması gerekiyor. Üretici zaten zor ve sıkıntılı bir süreçten geçerken böyle dayatmalar çok ticari ahlaka ve etiğe uymayan şeylerdir. Çünkü siz süt üzerine bir anlaşma yapıyorsunuz ve orada ikinci ve üçüncü bir ürün y ok. Yani sizin yaptığınız sözleşme süt satış ve alış sözleşmesi. Hal böyle olunca tabi bize de zaman zaman çok şikayetler geliyor. Bunun olmaması üreticimizin parasını aldıktan sonra yemini istediği firmadan alması daha doğru olacağını düşünüyorum. Özellikle sanayicilerin ödemelerinde bazen aksaklıklar olabiliyor. Ödemeler 2-3 ay uzayabiliyor ve bu da üreticilerimizi sıkıntıya sokuyor. Bunun da en kısa sürede normale dönüp üreticimizin parasını düzenli alması açısından iyi olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

“KAMU BANKALARI ÜRETİCİYE DESTEK OLMALI”

Kamu bankalarının bu dönemde üreticilere uygun faizlerle kredi imkanı sunmasının sektörün devamı için büyük önem taşıdığına dikkat çeken Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hasan Çetin, “Süt fiyatlarındaki kriz Ocak ayından itibaren devam ediyor. Şu anda süt miktarlarında mevsimsel olarak belli bir düşüş oldu. Burada biraz daha üretim azalacak. İnşallah turizm sektörü hareketli olur tüketim de bir tık artar. En azından bu süreci hep birlikte daha büyük bir krize sebep vermeden atlatabiliriz. Tahminim bu ay içinde herhalde yeni süt fiyatı da inşallah açıklanır. İnşallah üreticimiz de daha fazla umutsuzluğa kapılmadan bu süreci atlatmış oluruz. Üreticimizin şu anda finansal olarak en fazla paraya ihtiyacı olan dönemdeyiz. Samanını belki kendi üretenler vardır ama birçok üreticimiz de samanını, yoncasını, silajını bu dönemde alacak. Tabi bunlar da ekonomiye dayalı oluyor. İyi bir bütçesi olması gerekiyor ki bunları satın alabilsin. Aksi takdirde şimdi alamazsa kış aylarında bunların fiyatlarının daha da artacağını düşünürsek onlar açısından daha sıkıntılı günler olur. O yüzden başta kamu bankaları üreticimize bu dönemde kredilerinde biraz daha yardımcı olup onların bu süreçten sorunsuz bir şekilde atlatmasını sağlamalarını istiyoruz” dedi.

Muhabir: OSMAN KANTARLIOĞLU