AK Parti’nin kuruluşunun çeyrek asrına yaklaşırken düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Sakarya Sapanca’da başladı.
Parti üst yönetimi, bakanlar ve milletvekillerinin eksiksiz katıldığı kampta açılış konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç politikadan dış siyasete, kabuk değiştiren ana muhalefetten normalleşme süreçlerine kadar çok kritik başlıklarda tarihi mesajlar verdi.
Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki siyasi hareketliliğe değinen Erdoğan, Türkiye'nin güçlü ve yerli bir muhalefet yapısına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
"Gücünü Kara Paradan, Dış Mihraklardan Alan Muhalefet Zarar Getirir"
Konuşmasında ana muhalefet partisi CHP'deki iç tartışmalara ve krizlere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefetin Türkiye eksenli siyaset yapması gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:
"Şu anda CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Biz, bu kavganın tarafı değiliz, asla olmayacağız. Bir 'Frankenstein' ürettiler, şimdi ceremesini çekiyorlar. Bizim arzumuz, CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulmasıdır. Türkiye'nin, her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır. Gücünü tabandan, seçmeninden almayan; aksine Türkiye üzerine hesapları olan dış güçlerden, yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet bu ülkeye sadece zarar getirir."
"86 Milyon Bu Ülkenin Eşit Ev sahibidir"
14 Ağustos’ta AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacaklarını hatırlatan Erdoğan, çeyrek asırlık iktidarları boyunca ayrımcılığa karşı adalet ve eşitlik mücadelesi verdiklerini dile getirdi:
- Sığıntı veya Kiracı Değiliz: "Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı ya da üvey evlat değildir. Kökeni, mezhebi ne olursa olsun 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede mülk sahibi ve ev sahibidir."
- Başörtüsü Bu Toprakların Bin Yıllık Normalidir: Zaman zaman marjinal odakların başörtüsüne yönelik nefret söylemlerinde bulunduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye bu meseleyi artık tamamen geride bırakmış ve makul zemine ulaşmıştır. Başörtüsü radikal ya da ekstrem bir sembol değildir; bu toprakların bin yıllık, tüm zamanların normalidir. Kim ki kılık kıyafete göre kadınları ayrıştırıyorsa, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapıyorsa karşısında bizi bulur" dedi.
"Siyasi Farklılıklar Düşmanlığa Dönüşmemeli"
Siyasetin bir uzlaşma sanatı olduğunu, Cumhur İttifakı çatısı altında MHP Lideri Devlet Bahçeli ile bunun en güzel örneğini sergilediklerini belirten Erdoğan, muhalefet seçmenine de dostluk eli uzattı:
"CHP veya diğer partilerin seçmenleriyle her konuda aynı düşünmek zorunda değiliz. Gündüz meydanlarda rakip olabiliriz ama akşam aynı gök kubbe altında buluşuyor, aynı çorbaya kaşık sallıyoruz. Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı. Biz, başta 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz olmak üzere dış politika ve güvenlik gibi milli meselelerde ortak noktalarımızı büyütmeye, uzlaşıya her zaman hazırız."
"AK Parti Bir Türkiye Kitabıdır, Şirazesinin Dağılmasına İzin Vermeyiz"
Erdoğan, AK Parti’nin sıradan bir siyasi parti değil, kökü mazide gözü atide mukaddes bir dava hareketi olduğunu belirterek konuşmasını edebi bir benzetmeyle noktaladı:
"Bir kitabın binlerce sayfası, farklı renkleri, farklı hikayeleri olabilir. Ama o kitabı bir arada tutan bir şirazesi, bir cildi vardır. AK Parti, işte bir Türkiye kitabıdır. Burada her vatandaşımızın hikayesine, her rengine yer vardır. Ancak bu kitabın ortak bir ruhu, net bir çizgisi vardır. AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayız. Biz kurulduğumuz günkü gibi diriyiz, azimliyiz. Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler, biz inandığımız yolda eğilmeden yürümeye devam edeceğiz."
Sapanca'daki kritik kamp, basına kapalı olarak gerçekleştirilecek "Parti Politikaları", "Ortak Akıl" ve "TBMM Grubu Çalışmaları" başlıklı 3 ana oturumla yarın da devam edecek.





