Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), 1 Mayıs’tan bu yana değişmeyen çiğ süt satış tavsiye fiyatının 1 Ekim’de güncellenmesini istedi.
Dernek, özellikle yem, mazot, enerji ve hayvan sağlığı giderlerindeki artışın süt üreticisi üzerindeki maliyet baskısını büyüttüğünü belirtti.
TÜSEDAD Yönetim Kurulu, çiğ süt satış tavsiye fiyatına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık ve Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından düzenlenen Süt Çalıştayı’nda alınan kararı hatırlatan dernek, tavsiye fiyatının üç ayda bir gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
1 Mayıs’tan itibaren geçerli olan çiğ süt fiyatının yaklaşık 5 aydır değişmediğine işaret eden TÜSEDAD, “Çiğ süt tavsiye fiyatının 1 Ekim’de güncellenmesi gereklidir” çağrısında bulundu.

TÜSEDAD Yem Maliyetlerindeki Artışa Dikkat Çekti
TÜSEDAD’ın açıklamasında fiyat güncellemesi talebinin temel gerekçelerinden biri olarak üretim maliyetleri gösterildi.
Dernek, ağustos ayında litre başına çiğ süt maliyetindeki yükselişte kesif yem fiyatlarında yaşanan yaklaşık yüzde 11’lik artışın önemli rol oynadığını bildirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş sıkıntıları ile Karadeniz’de yaşanan nakliye sorunlarının hammadde tedarikini etkilediğini savunan TÜSEDAD, bunun yem hammaddeleri ve mazot maliyetlerine de yansıdığını belirtti.
Yem, akaryakıt, enerji ve hayvan sağlığı giderlerindeki yükselişin üretici üzerindeki yükü artırdığı ifade edilirken, ithal yem hammaddelerine olan bağımlılığın da maliyetler üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.

Dernek ayrıca üreticinin sattığı çiğ süt fiyatı sabit kalırken içme sütü, beyaz peynir ve yoğurt gibi ürünlerin raf fiyatlarında artış yaşandığını belirterek mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını savundu.
TÜSEDAD’a göre süt ve süt ürünlerinin enflasyon sepetindeki payı yaklaşık yüzde 3 seviyesinde bulunuyor.
“Sadece Bugünün Maliyetine Bakılmamalı”
TÜSEDAD’ın bir diğer talebi ise yeni fiyat belirlenirken yalnızca bugünkü üretim maliyetlerinin dikkate alınmaması.
Dernek, fiyatlandırmanın önümüzdeki üç aylık dönemi de kapsaması gerektiğini belirterek enerji, akaryakıt, yem hammaddeleri, lojistik ve jeopolitik gelişmelerden kaynaklanabilecek maliyet artışlarının hesaba katılmasını istedi.

Çiğ süt fiyatının üreticinin gerçek maliyetleri üzerinden belirlenmesini isteyen TÜSEDAD, maliyet hesabında kullanılan kalemlerin ve varsayımların da şeffaf biçimde açıklanması çağrısında bulundu.
Fiyatların üretim maliyetlerini karşılamaması halinde bazı üreticilerin sürülerini küçültmek zorunda kalabileceği uyarısında bulunan dernek, bunun uzun vadede hem süt hayvanı varlığını hem de süt ve et arzını etkileyebileceğini savundu.
TÜSEDAD açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Mesele yalnızca bugünkü kazanç değil; Türkiye’nin yarın da yeterli süt üretebilme güvencesidir.”





