MALUM KİŞİ


CHP'de butlan yönetimine teslim edilen genel merkezdeki kimi gelişmeler Balıkesir'i yakından ilgilendiriyor. Konu, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın'la iki yıldan fazla süredir mesai yapan danışmanların genel merkezde üst düzey görevlere atanmaları olunca, elbette Balıkesir ve ülke siyasetini yakından takip edenlerin de diline düşüyor bu mevzu.

Mesela butlan yönetimi atanır atanmaz, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni MYK'sında, Ahmet Akın'ın kıymetli danışmanlarından, yine Ahmet Akın'ın kendisinden önceki başkan Yücel Yılmaz'dan teslim alıp adını, işlevini ve yönetimini değiştirdiği BAPKA (Balıkesir Planlama ve Kalkınma Ajansı)'nı yöneten Necdet Saraç, partinin yeni genel başkan yardımcılarından biri oldu. Saraç'a, Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevi verildi. Bu görevlendirmeden kısa süre önce Saraç'ın, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ndeki görevlerinden ayrıldığı belirtiliyor.

Necdet Saraç ismini Balıkesir'deki kitap fuarı organizasyonlarında sıkça duymuştuk. Saraç, siyasi görevlendirme öncesinde Halk TV, Sözcü TV ve benzeri televizyon kanallarındaki haber programlarının baş konuklarından biriydi. Mahkemenin butlan kararını "siyasi bir hamle" olarak değerlendirmiş ve televizyon programlarında eleştirmişti. Hemen akabinde Genel Başkan Yardımcılığı görevini kabul etti ve gazeteci meslektaşlarının tepkisini çekti.

Bu görevlendirmede Ahmet Akın'ın dahli, rolü, parmağı ya da tasarrufu var mı, bilemeyiz. Akın'a sorarsanız, "Benimle ne ilgisi var?" diyecektir.


***

Bu arada Ahmet Akın da butlan kararının çıktığı gün Ankara'da kendisine yeni bir yol haritası çizmek için sahadaydı. Sonuçta Kemal Kılıçdaroğlu'nun sağ kollarından biriydi. Facebook sayfasında takip ettiği tek hesap Kemal Kılıçdaroğlu'nunki olunca, biz de bu durumu eleştirmiştik aylar önce. O dönemde Özgür Özel genel başkandı. Onun sosyal medya hesaplarını bile takip etmezken, Kılıçdaroğlu'nun takipçisiydi.

Biz bu durumu yazınca darıldı, kırıldı. Yakın çevresindekilere bizim için, "Niye böyle yapıyorlar? Kemal Bey benim baba gibidir" dediğini duyduk. O yayından hemen sonra Kılıçdaroğlu'nu takibi bıraktı. Son baktığımızda ise Kemal Kılıçdaroğlu'nu yeniden takibe başlamıştı. Bu arada Özgür Özel'in Facebook hesabı da, Ahmet Akın'ın takip ettiği sosyal medya hesaplarından biri şu anda.


***

Bu gereksiz bilgiyi paylaştıktan sonra, Ahmet Akın'ın butlan kararının çıktığı gün Ankara'da kameraların karşısına geçip konuşan ilk isimlerden biri olduğunu da belirtmekte fayda var. Sen büyükşehir belediye başkanısın, Balıkesir'i yönetiyorsun. Karar açıklanalı birkaç dakika olmuş, sen başkentte kameraların karşısındasın. Belli ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun eski görevine mahkeme kararıyla geri dönmesi sonrasında, butlan yönetiminde kendisi için yeni bir siyasi rol, yeni bir rota belirlemek niyetindeydi. En azından bu durum böyle yorumlandı.

Hatta Ahmet Akın'ın yapılacak ilk kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu tarafından genel başkan adayı gösterileceği bile konuşuldu, yazıldı, çizildi. Butlan kararının açıklandığı dakikalarda Ahmet Akın'ın, Kemal Kılıçdaroğlu'nu ilk ziyaret edip kutlayan isimlerden biri olduğunu da hatırlatalım.

Beri yanda, karar açıklanmadan kısa süre önce genel başkan sıfatıyla Balıkesir'de miting yapan Özgür Özel'in yanındaydı, miting platformunun üzerindeydi. O mitingde Özgür Özel'in önüne geçti. Yani Özel'in verdiği mesajlardan çok, Ahmet Akın'ın ağzını doldura doldura söylediği, "Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Bir yere gitmiyorum. Bu partinin neferiyim" diye başlayan konuşması medyada daha geniş yer buldu.

Ahmet Akın, neden o mitingde böyle bir konuşma yapma gereği duymuştu? Düne kadar AK Parti'ye geçeceği, CHP'den istifa edeceği yönündeki söylentilere ve medyadaki yayınlara sıradan ve pek de inandırıcı olmayan "Yok öyle bir şey" türü kestirme, kaçamak yanıtlar verirken, bir anda büyük puntolarla konuşmaya başlamıştı.

Acaba diyorum; Kurban Bayramı'ndan hemen önce mahkemeden butlan kararının çıkacağını biliyor muydu da, o sebeple mi böyle özgüvenli konuşmuştu?


***

Ahmet Akın, CHP'nin önceki dönem genel başkan yardımcılarındandı. "Enerji benim işim" diyor, başka da bir şey demiyordu. Hem enerji işlerine bakıyor hem de zaten enerjik bir siyasi karakterdi. Partide en son Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. Yerel yönetimler demek belediyeler demekti.

Zaten 2019 seçimlerinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı gözüne kestirmişti. Olmadı. Adaylığı İYİ Parti'ye kaptırdı. CHP'nin seçim ittifakı kararıyla Ahmet Akın adaylıktan çekildi, yerine İYİ Parti adayı İsmail Ok gösterildi. Ahmet Akın, ittifaka rağmen o seçim döneminde pek ortalarda görünmedi. Bu karara içerlediği belliydi.

Beş yıl sonra partisi onu aday gösterdi. Balıkesirliler de yeni bir umut, yeni bir tarz, yeni bir soluk diyerek destek verdi ve belediye başkanı seçti.

Bu arada Ahmet Akın'ın yolu İYİ Parti ile bir yıl öncesinde de kesişmişti. İYİ Parti'ye TBMM'de grup oluşturmak amacıyla CHP'nin 15 milletvekili istifa edip İYİ Parti saflarına katılmıştı. Onlardan biri de Ahmet Akın'dı. Görev tamamlanınca yeniden CHP'ye döndü.

Bu bilgiyi de not olarak işledikten sonra...


***

Ahmet Akın'ın en sevdiği, en saydığı, üzerine toz kondurmadığı, ona sormadan hiçbir yere ayrılmadığı, medyada hafif ya da ağır eleştirilerin odağına oturtulduğunda işi gücü bırakıp savunmaya geçtiği Melih Özay'ın, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin yeni oluşturduğu, uzun adı Yerel Yönetimler Hukuki Süreçler İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, kısa adıyla Arınma Kurulu olan organizasyonda başrol oyuncusu olduğunu da not düşelim.

Dediğim gibi, söz konusu Melih Özay olunca; mesela bir gazete, bir haber sitesi ya da başka bir medya organı Melih Özay'ın görevini, yaptıklarını, tasarruflarını, huzur haklarını, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nde huzursuzluk yaratan uygulamalarını, işten çıkarmaları ya da başka icraatlarını yazıp çizdiğinde, Ahmet Akın anında devreye giriyor. Ona söz ettirmiyor, dakika sektirmeden cevap hazırlıyor. Genel sekreter, genel sekreter yardımcıları ya da daire başkanları mevzu bahis olduğunda ise aynı refleksi göstermiyor. Ama konu Melih Özay olunca anında görüntü veriyor.

Melih Özay, müfettiş emeklisi. Ahmet Akın, seçimden hemen sonra kendisini başdanışman yaptı; belediye şirketlerinde yönetim kurulu başkanlıkları verdi. Melih Özay, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nde çok sevilen bir isim değil. Galiba bir tek Ahmet Akın seviyor.

Ahmet Akın'ın arka plan danışmanlarından, sırdaşlarından biri olan; görünürde BASKİ Özel Kalem Müdürü, görünmeyende ise arka plan operasyonlarının aktörü olarak gösterilen Mustafa Hazman da Melih Özay'ı seviyordur belki ama bundan da çok emin değilim.


***

Melih Özay, şimdi Kemal Kılıçdaroğlu'nun Arınma Kurulu'nda belediyeleri, belediye başkanları ve yöneticiler hakkındaki soruşturmaları, açılan davaları, iddianameleri, suçlamaları ve hesapları didik didik edecek. Yani görevi, aslında Özgür Özel'in arkasında durduğu, uğruna mitingler yaptığı, savunmaya geçtiği, iktidarla restleştiği, adalete bile kafa tuttuğu belediye başkanlarını partiden göndermek. Adı üstünde; arınma. Arındıracak yani.

Bu arada kuruldaki görevi gereği belediyeleri didik didik edecek ya; iki yıldan fazladır makam işgal ettiği, koridorlarında yürüdüğü, çalışanlarını tir tir titrettiği Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve CHP'li ilçe belediyeleriyle ilgili inceleme ve araştırma çalışmaları da olacak mı acaba?

Melih Özay'ın, partideki bu yeni mesaisi nedeniyle Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ndeki görevlerinden ayrılmış olması gerektiğini düşünüyoruz. En azından etik olarak görevde kalması doğru olmaz. Büyükşehir'deki makam odasından Arınma Kurulu işlerini yürütemeyeceğine göre, yeni makamı CHP Genel Merkezi olmalı. Mesaisini orada yapacaksa, buradaki görevlerinin de sona ermesi gerekir.


***

Ahmet Akın, iki danışmanını genel merkezde etkili görevlere getirdiğine göre, kendisi de ileriki süreç için yeni bir siyasi yol haritası hazırlıyor olabilir.

Şimdi sormak lazım...

Necdet Saraç'ı Genel Başkan Yardımcısı olarak Ankara'ya gönderdi, ardından Melih ÖzayArınma Kurulu için Kemal Kılıçdaroğlu'na emanet etti.

Sırada başka isimler de var mı?

Muhabir: Tarık Sürmelioğlu