Ankara'da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi, Türkiye ile ABD ilişkilerinde diplomasi ve ekonomi tarihine geçecek stratejik bir hamleye sahne oldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını resmen ilan etmesi, savunma sanayii ve finans çevrelerinde bomba etkisi yarattı.

Yaptırımların kalkmasıyla birlikte yerli savunma ürünlerinin üçüncü ülkelere ihracatı, F-35 programındaki buzların erimesi ve küresel yatırımların Türkiye'ye akması bekleniyor. Peki, bu tarihi karar Türkiye ekonomisine ve Türk şirketlerine nasıl yansıyacak? Ekonomist Muhammet Bayram, Türk savunma sanayiinin önündeki devasa fırsat kapılarını analiz etti.


Savunma Sanayiinde Küresel Gövde Gösterisi

Devletlerin küresel gücünün sadece askeri mevcudiyetle değil; teknolojik yetkinlik, yerli mühendislik ve bunu fonlayacak finansal bağımsızlıkla ölçüldüğünü belirten Ekonomist Muhammet Bayram, Ankara'daki zirvenin bir gövde gösterisine dönüştüğünü vurguladı.

Bayram, "Dün Ankara'daki NATO Zirvesi'nde diplomatlar büyük bir şova şahit oldular. ANKA'larımız, İHA'larımız, SİHA'larımız, milli muharip uçağımız KAAN, TUSAŞ mühimmatlarımız ve yerli gemilerimiz rüştünü ispatladı. CAATSA yaptırımlarının kalkmasıyla şirketlerimizin üzerindeki finansal ve bürokratik yükler yok olacak" dedi.


Trump Bizden Çok Türkiye'nin Reklamını Yaptı

ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin altyapı projelerine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğine övgüler yağdırmasını değerlendiren Bayram, bu durumun küresel piyasalar için muazzam bir güven mesajı olduğunu iletti.

NATO 3.0 Dönemi Başlıyor: "Trump, adeta bizden daha fazla bizim reklamımızı yaptı. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve tesis edilen bu yeni güven iklimiyle birlikte artık 'NATO 3.0' konsepti konuşulacaktır. Türkiye, güvenlik şemsiyesi altında NATO'nun vazgeçemeyeceği en dinamik partneridir."


Önümüzde 200 Milyar Dolarlık Dev Bir Pasta Var

Avrupa ülkelerinin Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında ortaya çıkan ciddi askeri açığı kapatmak için büyük bir yarış içinde olduğunu aktaran Muhammet Bayram, küresel savunma harcamalarındaki yeni vizyonu şu rakamlarla özetledi:

Pazarın Büyüklüğü: Küresel ölçekte gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'inin savunmaya ayrılması trendiyle birlikte, pazar payının ilk etapta 200 milyar dolara kadar çıkması öngörülüyor.

Bağımlılık Bitti: İngiltere, Almanya ve Fransa gibi devler 2.000 km menzilli füzelerini yeni geliştirmeye çalışırken, Türkiye karadan karaya, gemiden gemiye füze sistemlerinde dünyada başı çekiyor. CAATSA'nın kalkması Türkiye'yi ABD'ye muhtaç etmeyecek, sadece tedariki zor kritik alt bileşenlerin önünü açacak.


Türk Ürünlerine Küresel Talep Yağacak (ASELSAN'dan İlk Dev Anlaşma)

Türkiye'nin ürettiği yerli ve milli silahların dünya pazarında kapışılmasının en büyük sebebi, bu teknolojilerin Suriye, Karabağ ve Ukrayna gibi aktif savaş sahalarında bizzat denenmiş ve zafer getirmiş olmasıdır.

Kanada'nın geçmişte ambargo uyguladığı İHA merceklerini bugün ASELSAN'ın çok daha kaliteli şekilde ürettiğini hatırlatan Bayram, zirvenin arka planındaki sıcak gelişmeyi paylaştı: "Ürünlerimiz sahada rüştünü ispat ettiği için 200 milyar dolarlık pastadan en büyük payı Türkiye alacak. Nitekim dün zirve maratonu sürerken ASELSAN'ın ürettiği yeni nesil füze sistemleriyle ilgili 5 milyar dolarlık dev bir ihracat anlaşmasının imzalandığı ifade ediliyor. Bu daha başlangıç, Kanada ve AB ülkeleri dahil birçok aktör artık tedarik için Türkiye'nin kapısını çalıyor."

Kaynak: CNN Türk