ESKİ müfettiş, yeni Başdanışman Melih Özay Belediye iştiraki şirketlerin yönetim kurulu başkanlıklarından aldığı maaşlarla gündeme geliyordu hep.
Bu kere Fırıntaş Koordinatörü olarak görev yapan Ali Kundakçı ile aralarında şiddete ulaşan bir kavga ile gündemde.
Medyaya “tekmeli yumruklu kavga” şeklinde yansıdı bu olay.
Anında açıklama geldi: “Öyle bir kavga olmadı!”
..ve fakat bizim BTT Genel Müdürü Ömür Boyuer, kavga iddiasının kamuoyuna yansıdığı dakikalarda anında paylaşım yaptı, “şiddetle kınıyorum” dedi.
Boyuer’in paylaşımını okuyanlar, “demek ki bir kavga olmuş” diye düşünmez mi?
Aynı ortamda yüzlerce insan çalışıyor. Kimisi yönetici, kimisi yönetilen. Uyumsuzluk, geçimsizlik, tartışma elbet olur.
Büyükşehir Belediyesi’nde yaşandıysa bu olay, haber değeri vardır. Hele de mevzunun kahramanlarından biri doğruluyorsa yaşananları; delilli ispatlıdır nitekim.
Hem zaten altıncı katta olan biteni, o kattaki herkes sokakta konuşuyor.
Büyükşehir Belediyesi ise yalanlama yolluyor!
Mevzu Melih Özay olunca Büyükşehir Belediyesi anında açıklama, yalanlama, cevap metni falan gönderiyor.
Ahmet Akın’la ilgili kimler neler yazıp söylüyor; kimler kimler sosyal medyada ne paylaşımlar yapıyor. Akın’a yönelik sataşmaları, saldırıları, ithamları, iddiaları göğüsleme gereği duymayan Büyükşehir, Melih Özay’a kaş göz yapılınca hiç bekleme yapmadan cevap yapıştırıyor!
Demek ki Melih Özay, Ahmet Akın’dan daha kıymetli.
Ne ki, Büyükşehir Belediyesi’nde seveni yok kendisinin.
Herhangi bir daire başkanına sorsanız şimdi, “seviyoruz, gayet uyumlu çalışıyoruz” diyecektir resmiyette.
Gayriresmi ortamda, “gitse de kurtulsak” diyor çoğu.
Daire başkanları bu moddaysa, amirini, memurunu, işçisini, sözleşmelisini falan siz düşünün artık.
Ahmet Akın’ın siyaset arkadaşları arasında da pek seveni olmadığı konuşuluyor. Başkanvekilleri meselâ hiç haz etmiyormuş kendisinden.
Sabah bir “günaydın’’, akşam “good evening Melih Abi...”
İşini dosdoğru yapıyordur; kul hakkını falan gözetiyordur. E canım insanoğlundan beklenen bu değil mi. Ekstra bir özellik, fazilet falan değil ki bu durum.. Olması gereken.
Biraz da ‘insani yaklaşım’ lazım tabii.
Kimle konuşsak “mobbing” diyor meselâ.
“Dağdan gelmiş, bağdakini kovuyor” falan.
Malum, Ahmet Akın’ın ithal bürokratlarına dair hep bu tür cümleler kuruluyor sokakta. Melih Bey de onlardan biri.
Diğer bürokratlara dair neler neler söylüyorlar; Büyükşehir’den tık yok. Melih Özay’ı azıcık gıdıklayınca medya, boy boy açıklama!
Geçen gün “Büyükşehir’e haciz şoku” manşeti attık meselâ. Uluova İnşaat, beş yüz milyonu aşan alacaklarına karşılık Yaylada AVM ve bazı gayrimenkullere haviz işlemi yaptırmış.
Ahmet Akın’ın ağzından ya da Büyükşehir’den bir sözlü veya yazılı bir cevap, açıklama, yalanlama geldi mi; hayır.
Son açıklamada, “hukuki takip başlatacağız” deniyor.
Buyrun başlatın.
Olayın iki kahramanından biri, yani fiziki şiddet uyguladığı iddia edilen kişinin açıklamaları yansıdı medyada. İnkar etmiyor, aksine doğruluyor.
Büyükşehir Belediyesi’nde bu tür olayların yaşanmasını istemeyiz. Hiçbir yerde olmasın zaten. Şiddet kötü bir şey.
Ayrıca bu tür olaylarla gündem olmasın Büyükşehir.
Hizmetleriyle, yatırımlarıyla, halk yararına yapılan çalışmalarıyla anılsın isteriz.
Bittabi, bu tür şeyler olunca medyanın duymazdan, görmezden gelmesi de beklenmesin!
Haberdir.
Selam ederim.