Balıkesir Toplu Taşıma A.Ş. (BTT A.Ş.), BTTBUS markasıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na sunduğu ulaşım hizmetini sonlandırdığını duyurdu. Kararın, havalimanı işletmecisi HEAŞ tarafından yürütülen ihale süreci sonrası alındığı belirtildi.

Şirketten yapılan açıklamada, söz konusu hatta hizmetin sürdürülebilmesi için ihaleye tüm imkânlarla katılım sağlandığı ancak gelinen noktada “uygun fiyatlı, hızlı ve yüksek kaliteli hizmet standartlarının korunabileceği şartların oluşmadığı” ifade edildi. Bu nedenle Balıkesir Merkez ve Bandırma’dan Sabiha Gökçen Havalimanı’na yapılan seferlerin durdurulduğu bildirildi.


Ancak açıklamada yer alan “uygun şartlar oluşmadı” ifadesi, kamuoyunda bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Hangi koşulların sağlanamadığına dair detay verilmemesi, kararın gerekçelerine ilişkin şeffaflık tartışmalarını gündeme taşıdı. Maliyet artışı, ihale kriterleri ya da rekabet koşullarının etkisine dair somut bilgi paylaşılmaması dikkat çekti.

Öte yandan, açıklamada sorumluluğun büyük ölçüde ihale sürecine ve dış koşullara bağlanması, BTT A.Ş.’nin süreçteki rolüne ilişkin değerlendirmeleri de beraberinde getirdi. Kurumun alternatif modeller geliştirip geliştirmediği ya da hizmetin sürdürülebilmesi adına farklı çözüm yollarını ne ölçüde değerlendirdiği konusunda net bir bilgi verilmedi.


Kararın en doğrudan etkisi ise vatandaşlar üzerinde oldu. Balıkesir’den İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na doğrudan ve görece uygun maliyetli ulaşım imkânının ortadan kalkması, özellikle sık seyahat eden yolcular açısından önemli bir boşluk oluşturdu. Bu noktada, karar öncesinde vatandaş görüşünün alınıp alınmadığı ve alternatif ulaşım seçeneklerinin neden eş zamanlı olarak açıklanmadığı da tartışma konusu oldu.


BTT A.Ş. açıklamasında “sosyal belediyecilik” vurgusu öne çıkarken, hizmetin ekonomik gerekçelerle sonlandırılması bu kavramın nasıl yorumlandığına dair farklı değerlendirmelere yol açtı. Sosyal belediyecilik anlayışının, kamu yararı gerektirdiğinde bazı hizmetlerin sürdürülmesini kapsayıp kapsamadığı da eleştiriler arasında yer aldı.


Şirket, ilerleyen süreçte alternatif ulaşım çözümleri üzerinde değerlendirmelerin sürebileceğini belirtirken, şu ana kadar somut bir yol haritası paylaşılmaması dikkat çekti. Bu durum, hizmetin kaldırılmasıyla ortaya çıkan boşluğun nasıl doldurulacağı sorusunu gündemde tutuyor.

Alınan karar, yalnızca bir ulaşım hattının sona erdirilmesi değil; aynı zamanda yerel yönetimlerin sunduğu hizmetlerde şeffaflık, planlama ve kamu yararı dengesinin nasıl kurulduğuna dair daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Muhabir: haber merkezi