Dünya Sineması'nda çok önemli bir yeri olan Sovyet Sineması'nın klasikleşmiş filmlerinden biridir.
Melodram, romantik drama türündeki film 1956 yılı yapımı. Bir çelik işçisi Saşa ile fabrikanın bulunduğu şehirdeki Akşam Okulu'na atanan Rus Dili ve Edebiyatı Öğretmeni çok genç ve güzel Tatyana arasındaki aşk hikâyesi...
Tabii ki sadece bir aşk filmi değil. Bu aşk hikâyesi etrafında sosyal yaşam, Sovyetler Birliği'nin sosyalist dünyası da anlatılmaktadır.
Yönetmenler: Marlen Hutsiyev ve Feliks Mironer:
Filmin Ana Karakterleri:
Aleksandr (Saşa) Savçenko: Çelik fabrikasında yüksek fırın teknisyeni.
Tatyana Sergeyevna Levçenko: Akşam okulunda Rus dili ve edebiyatı öğretmeni.
Yura Jurbenko: Çelik fabrikasında kamyon şoförü.
İlya Kruşin: Çelik fabrikasında teknisyen ve bir amatör müzisyen.
Alya Alyoşina: Çelik fabrikasının laboratuvarında asistan.
Fedya Donçenko: Yüksek fırın operatörü. Umutsuz aşk yaşayan Saşa'nın yakın arkadaşı.
Film, romantik bir müziğin fon oluşturduğu, bütün sinema sanatçılarının, fotoğraf sanatçılarının ilgi alanına giren fotojenik mekânlardan biri olan bir istasyon sahnesi ile açılır.
Bu sahnede arka plandan bir kömürlü tren geçmektedir; düdüğünü çalarak! Bu metalik bir ses değil, buhar çıkışı ile puslanan, boğuklanan bir ses. Uzunca ötüyor. (Günümüzde izleyince daha da nostalji yüklü bir etki yapıyor.)
İstasyon saatinden saatin 15.45 olduğunu anlıyoruz. Filmin açılış sahnesinin fon müziğine bu uzunca çalan kömürlü lokomotifin düdük sesi de karışıyor. Bu iki sesin karışımını yönetmen özellikle kurgulamış; dramatik, romantik etki yoğunlaştırılmış.
Yağmurlu, sisli bir gün. Planda kamera, trenden inen bir yolcuyu kadraja alıyor.
Bu kadın yolcunun, filmin kahramanı olacağı belirginleşiyor... İki elinde ağır valizleri ile sendeleyerek ilerliyor.
Sırtında gamselesi ile yağmur altında yürüyüp istasyondan çıkıyor.
İstasyondan çıkan yolcu, bir otobüse doğru güçlükle koşuyor ama otobüsü kaçırıyor.
Kahramanımızın senaryodaki hikâyesinin değiştiği bir andır bu...
Yolcunun önünde bir işçi kamyonu duruyor. Kamyon sürücüsü, yağmur altında ıslanan bu yalnız yolcuyu aracına alıyor ve kahramanımız yaşayacağı hikâyenin içine adımını atıyor.
Bir çelik üretim fabrikasında işçi olduğunu biraz sonra anlayacağımız kamyon şoförü, yüzünü tam olarak göremediği yolcusuna "teyze" diye hitap ediyor. Yolcu, gamselesinin kapüşonunu açtığında ise kahramanımızın çok genç ve güzel bir kadın olduğunu anlarız. Kamyon şoförü de şaşkınlık ve hoş bir sürpriz yaşar...
Kamyon, çok büyük bir çelik sanayisi üretimi alanından geçmektedir. Mekân, üretimin simgesi tüten dev fabrika bacaları, kamyonlar, fabrika alanından geçen lokomotif, neşe içerisinde dağılan, kadınlı erkekli vardiya değişimi yapan kalabalık işçi grupları:
Bu sahnede kameranın dolaşması izleyiciye filmin hikâyesinin geçeceği mekânları tanıtmaktadır.
Zaman ve dönem, filmin hikâyesi, Sovyetler Birliği'nin sosyalist döneminin, sosyalist ekonomisinin üretim anlayışının yaşandığı günlerdir. Şoför ile genç kadın, yol boyunca sohbet ederler. Bu sohbet sırasında genç kadının Rus Dili ve Edebiyatı öğretmeni olduğunu öğreniriz. İşçilere akşam okulunda ders verecektir.
Kamera, kamyonun şoför mahalline odaklanır.
Genç kadın, bir ara dağılan saçlarını düzeltmekle meşguldür. Kamyon seyir halindedir. Bu sırada şoför, kolunu pencereden uzatıp dikiz aynasını yerinden çıkartıp kadının karşısına koyar. Kadın dikiz aynasında saçlarını tarar.
Aynanın bu işlevselliği ise bir metafordur. Alt metinde; "Sosyalist sistem, belki 'lüks' bir hayat sağlamaz ama yurttaşlarının ihtiyaçlarını karşılar." demek istenir.
Şoför, pek de eğitimli olmayan bir işçidir. Kaba biri değildir ama iğneleyici konuşur.
Daha önce de bir öğretmenin geldiğini ama şartlar yüzünden kısa sürede ayrıldığını anlatıp genç öğretmenin bir an şevkini kırar.
Bu sırada kamera planı, dışarıdan, kamyonun yağmurda çalışan silecekleri ve kadının yüzünü birlikte göstermektedir.
Kamyonun silecekleri sağa sola çalışmaktadır. Kadının yüzünde tedirgin bir ifade vardır. Sileceklerin gidip gelmesi, kadının 'geldiği yerde kalmak ya da geri dönmek' arasındaki kararsızlığının metaforudur.
Kamyon sürücüsü işçi, genç öğretmene (Akşam Okulu'na öğretmen olarak atanan Tatyana'ya) öğrencisi olacak olan işçilerin nasıl insanlar olduklarını anlatır. Vardiya değişimi vaktidir, kamyonun yolu üzerindeki işçileri göstererek, "İşte sizin öğrenciler!" der. Onları, "Bizim çocuklar sıcaktır, işimiz de sıcaktır. Bir de çocuklar, fabrika dumanı kokar..." cümlesi ile tanımlarken 'işçi sınıfı' göndermesinde bulunulmaktadır.
Kamyon büyük bir sanayi alanında yol almaktadır. Genç kadın, bu manzarayı şaşırarak seyretmektedir. Bu görüntü akarken fonda güçlü bir müzik duyulur, romantik ve gurur verici bir temaya sahiptir.
Dev fabrika bacaları, demiri çeliğe döndüren yüksek fırınları ile büyük bir üretim gücüne işaret edilir. Adeta bir anlamda, işçilerin emeğinin, üretim gücünün, sosyalizmin zaferinin selamlandığı törensel bir geçiştir...
Yolculuk sırasında kamyona başka bir işçi daha (Saşa) biner. Genç kadın (Tatyana) tedirgin olsa da kısa sürede güven duyar.
Saşa ile Tatyana'nın ilk karşılaşmasıdır. Bu sahnede sosyalist ahlaka gönderme var gibidir.
Nihayet genç öğretmenin görev yerine gelinir ve kahramanımız, kamyondan iner.
O anda yağmur dinmiş, hava açmış, ortalık günlük güneşliktir. Henüz sonbahardır.
Bu güzel an, genç kadın için olumlu bir muhtemel gelişmenin metaforudur.
Ve Dersler Başlar.
Genç ve güzel bir kadın olan Rus Dili Edebiyatı Öğretmeni Tatyana, zorlu bir hayatı olan çelik endüstrisi işçisi öğrencileri tarafından önceleri pek ciddiye alınmaz. Derslerin başladığı günlerde sınıfta tanışma ve yoklama sahnesi ise filmin kahramanlarının seyirci ile de tanıştırılmasıdır bir yönüyle.
Tatyana, yaptıkları iş dolayısıyla sert mizaçlı, kimi zaman da kaba olan bu işçileri Rus Edebiyatı'nın ünlü isimlerinin eserlerinin atmosferine girmeleri için gayret etmektedir. Zaten bu akşam okulunun amacı da işçi sınıfının kültürel olarak da yükselmesini sağlamaktır.
Saşa Âşık Olur.
Akşam okulunun öğrencilerinden yüksek fırın teknisyeni Saşa, öğretmen Tatyana'yı ciddiye almaz gibi görünse de aslında ona daha ilk günden âşık olmuştur ama Tatyana ile arasında sosyal bir mesafe vardır. Saşa da bunu 'sınıf farkı' olarak algılar. Tatyana, bir ders anında kendisini ciddiye almayan Saşa'yı dışarı atar.
Kış Günleri Başlamıştır:
Dersler devam ediyordur ve kış da bastırır. Kar manzaraları güzeldir; bir taraftan da bu romantik, hüzünlü fakat soğuk günler, Tatyana ile Saşa arasındaki uzaklığın da metaforudur.
Bu manzara üzerine Tatyana'nın sesi, 'dış ses' olarak şiirsel bir kış manzarası anlatır:
"Ve karlar düşmeye başlar.
Çıplak ağaçların son yaprakları da dökülürken, yumuşacık kış gelir.
Evler beyaz kalpaklarını geçirdiler başlarına."
Biraz sonra kamera sınıf planına geçer ve kurulan ses köprüsü ile metnin devamı da Tatyana tarafından bu edebî metnin öğrencilere sınıfta dikte ettirilmesi biçimine dönüştürülerek okunur:
"Ayaz usta buz motiflerle işledi evlerin pencerelerini. İçeride ise sıcaklık ve rahatlık vardır. Sobada odunlardan sızan reçine cızırtıları..."
Sınıftaki sıcak ve güvenli ortam işçi sınıfının kazanımlarına, hayat standardına vurgu yapar.
Giderek bu aşk Saşa'yı dönüştürecektir. Tatyana'yı kaldığı pansiyonda ziyarete giden Saşa, burada gördüğü Rus Şair Aleksandr Blok'un çerçeveli fotoğrafını Tatyana'nın sevgilisi zanneder. Sonradan Blok'un bir edebiyatçı olduğunu öğrenir ve bu, onun yaşayacağı dönüşümün başlangıcının metaforudur.
Akşam okulundaki diğer öğrenciler, Saşa'nın öğretmeni Tatyana'ya âşık olmasıyla alay ederler. Aradaki sınıf farkını vurgularlar. Arkadaşı Yura, gitarı ile alaycı, uydurma bir şarkı bile yapar. Yura, Saşa'yı kıskanmaktadır. Saşa'ya mühendis Nikolay'ın da Tatyana'ya âşık olduğunu söyler. İğneleyici bir ifadeyle.
Saşa ve Yura aynı odadadır. Bu planda Saşa, gitarı ile umutsuz aşkını anlatan bir şarkı söylüyordur:
"Karşılaşmak şimdi beni mutlu etmiyor.
Halbuki ruhum seninle dolmuş.
Karşılıksız aşkın rengi, neden beyazdır.
Ne yapsın fabrika işçisini?"
Yura araya girer. Bir taraftan Saşa'nın aşkının umutsuz olduğunu söylese de;
"Neden doğrudan soramıyorsun? Nerede kaldı senin işçi gururun?" diye sorar Saşa'ya.
Yine bir ders günüdür. Saşa, sınıfa sarhoş hâlde gelir. Teneffüs zili çaldığında sınıfta kalıp öğretmeni Tatyana'ya açılır: "Ben basit bir işçiyim, bir amele. Böyleyim, böyle kalacağım. Böyle birini ister misiniz?"
Tatyana durumdan rahatsızdır, "Bir daha sınıfa böyle gelmeyin!" der.
Sonra Saşa koşarak okulun dışına çıkar, dışarısı soğuktur, bu defa tipi de vardır. Bu sahne Saşa'nın gerçekle karşılaşmasını vurgular.
Tatyana da dersi bitince kaldığı pansiyona döner. Pansiyon sahiplerinden genç kız Zinka da Saşa'ya aşıktır, bir kıskançlık krizi yaşamaktadır. Tatyana'yı pansiyondan atar.
Tatyana, eskiden beri tanıdığı mühendis Nikolay'ın evine sığınır. Bu durum Saşa'yı yaralar ama Nikolay, genç öğretmenle evde kalmaz, Saşa'nın evine misafir olarak gider.
Nikolay, Saşa'ya Tatyana'yı önceden tanıdığını anlatır. Saşa uyuyor gibi yapar.
Nikolay, kendi kendine konuşur, "Mevsim acayip kışladı; bahar yakın demek ki..."
Pansiyondan atılan Tatyana'ya yönetim, bir lojman tahsis eder. Tatyana ile Nikolay'ı yine kamyon şoförü Yura yoldan alır. Bu an, Tatyana'nın okula geldiği günün tekrarı gibidir. Gerçektir ama flashback değildir. Yönetmen bu sahnede karma bir kurgu yapar. Yura, Tatyana'nın akşam okulundan ayrıldığını zanneder. Tatyana ise yeni odasına gidiyordur.
Tatyana, yeni odasındadır, yıkılmış ve pişmanlık içindedir. Ağlar; "Pedagog! Nasıl pedagog olabilirim ben?... Onlara göre sadece bir kız çocuğuyum. Nereden bilebilirdim öğrencilerim çelik eritecek, çocuk doğuracak, votka içip bıyık bırakacak. Bu odayı ne yapayım? Onlara göre bir yabancıyım, onlar da bana..."
Nikolay, görevi bırakmak niyetinde olan Tatyana'ya cesaret veren sözler söyler, "Yarım bırakamazsın. Saşa yetenekli bir genç."
Tatyana - "Öğretmene gösteriş mi yapıyorlar?"
Nikolay - "Oldu mu şimdi? Gösteriş, sınıf...
Sana göre onlar sınıf, hatta ne de olsa işçi sınıfı. Onların yaşamında önce bu gelir. Bunun için okula geliyorlar.
Bunun anlamını bilmiyorsun sen. Belki bu yüzden sana yabancı geliyorlar."
Nikolay, bu sözleri söylerken kamera kadrajının dışındadır. Sadece gölgesi duvara düşer, gölgesi üzerine Nikolay'ın sesi dış ses olarak bindirilir. Bu planda, Nikolay'ın gölgesi, metafor olarak sosyalist ideolojiyi konuşturmaktadır.
Yeni planda Akşam Okulu öğrencileri, Tatyana'nın bomboş odası için ev eşyaları, mobilyalar getirmişlerdir. İşçi-öğrencilerin disiplinli işbirliği, Tatyana'ya yalnızlığını ve işçilerin dünyasına yabancılığını unutturur.
Sahne değişir, sahnenin yeni planında Tatyana tek başınadır, fonda şehrin çelik sanayi alanı, akşam okulunun işçilerinin dünyası vardır. Tatyana artık işçilerin dünyasında acemidir ama yabancı değildir.
Tatyana, fabrika alanından geçmekte olan bir lokomotif makinistinin (öğrencisi İşçenko) yardımı ile lokomotifle yüksek fırınlar bölgesine gider. Makinistler akşam okulundan öğrencileridir.
Tatyana, fabrikada bir kadın işçiye neşe içinde ve hayretle seslenir, "Bütün bunları siz mi yapıyorsunuz?!"
O sırada işçiler için bir anons duyulur. Anonsu yapan sesin sahibi de Tatyana'nın öğrencisidir. Tatyana gururludur.
Tatyana, öğrencisi Saşa'yı da görür fakat Saşa hâlâ kırgındır.
Sahne; fabrika dışı bir park alanıdır, işçilerin tatil günüdür ve artık bahar gelmiştir. Ani bir yağmur bastırır, işçiler bir kameriye altına sığınırlar, sohbet etmektedirler. Yura, Nikolay, Saşa ve Tatyana aynı kameriye altındadır.
Yura, Akşam Okulu'nda; "hiç nedir? Hiçle ne yapılır" konulu bir ders işlenmesini önerir. Saşa'nın, Tatyana'ya âşık olmasıyla alay eder bu benzetme ile.
Tatyana da Saşa'ya bu "boş sözleri dinliyorsun." diye sitem ederek oradan kaçarcasına uzaklaşır. Saşa da Tatyana'nın ardından orayı terk eder.
Filmin final sahnesi:
Tatyana'nın çalışma odasıdır. Saşa odaya pencereden girer, o sırada sınav kâğıtları rüzgârdan darmadağın olur.
Saşa, bir sınav kâğıdını eline alır ve soruyu okur: "Üç nokta. Hangi durumlarda üç nokta kullanılır? Üç nokta, cümle sonlarında, ya da hikâyenin sonunda, eğer bitmemişse ve daha geriye bir sürü şey kaldıysa kullanılır."
Bu metafor, Tatyana ile Saşa arasında her şeyin bitmediğini anlatır.





