Avrupa futbolunun en dikkat çeken taktiksyenlerinden biri olan Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, İtalyan basınına verdiği geniş kapsamlı röportajla hem Türkiye'deki futbol iklimini hem de siyah-beyazlı takımın çarpıcı yükselişini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
Klasik maç sonu demeçlerinin ötesine geçen bu açıklamalar; Dusan Vlahovic transferinin arka planından, Amed deplasmanındaki 40 bin kişilik "cehennem" atmosferine, Türk futbolunun yapısal sorunlarından taktiksel evrime kadar pek çok konuda özgün bir perspektif sunuyor.

"İtalya'nın 80'li ve 90'lı Yıllarına Geri Döndüm"
Türk futbolunun en büyük sermayesi olan taraftar tutkusu, deneyimli İtalyan çalıştırıcıyı derinden etkilemiş durumda. Modern futbolun sterilize edilmiş stadyumlarına kıyasla Türkiye'de bulduğu atmosferi "olağanüstü" olarak tanımlayan Italiano, özellikle Amed deplasmanında yaşadığı deneyimi şu çarpıcı sözlerle aktarıyor: "Stadyumlar devasa ve büyük bir tutkuyla dolu. Bana İtalya'daki 80'li ve 90'lı yılların o saf futbol coşkusunu hatırlatıyor. Amed deplasmanındaki 40 bin kişilik cehennem ortamı, bana çocukluğumdaki İtalyan stadyumlarını yaşattı."
Bu tutku, Italiano'ya göre Türkiye Ligi'ni Avrupa'nın beş büyük liginin hemen ardına, sürekli gelişen ve elit isimleri çeken bir cazibe merkezine dönüştürüyor.

Kaostan Çıkan Şaşırtıcı Yükseliş ve Taktiksel Devrim
Sezon başındaki karamsar tabloyu gizlemeyen Italiano, kadronun ağırlıklı olarak gençlerden oluştuğu kamp döneminden, Midtjylland zaferleriyle başlayan çıkışa kadar olan süreci bir "yeniden yapılanma" dersi olarak nitelendiriyor. Kendi taktiksel felsefesini de sürekli güncellediğini belirten başarılı hoca, agresiflikten taviz vermeden uyguladığı farklı varyasyonların şifrelerini verdi:
"Dışarıdan hep aynı sistemi oynattığım sanılabilir çünkü agresiflik benim olmazsa olmazım. Ancak rakibe ve duruma göre şekil değiştiriyoruz. Örneğin Salih Özcan sahadayken, onun savunma arasına giren -eski De Rossi benzeri- rolü sayesinde 4-3-3 gibi görünüp çok farklı sistemleri sahaya yansıtabiliyoruz."

Vlahovic Masterclass'ı ve Transferdeki Israrın Meyveleri
Röportajın en çok dikkat çeken bölümlerinden biri şüphesiz Dusan Vlahovic transferinin perde arkası. Fiorentina döneminde Vlahovic'in 20 maçta 20 gol atarak sergilediği insanüstü performansı unutmayan Italiano, Sırp yıldızı Beşiktaş'a getiren sürecin mimarı olduğunu doğruluyor. Juventus'tan ayrılma sürecinde Vlahovic ile bizzat görüşen Italiano, “Eğer diğer kapılar kapanırsa tekrar konuşalım” diyerek açık bıraktığı kapıdan dünya çapında bir forveti Türkiye'ye getirmeyi başardı. Çıktığı 4 maçta 5 golle fırtına gibi esen 26 yaşındaki yıldızın, form tuttuğunda birkaç yıl önceki durdurulamaz seviyesine döneceğinin de altı çiziliyor.
Öte yandan, İtalyan hocanın özel isteğiyle kadroya katılan Fabio Miretti'nin Serie A tecrübesiyle sahaya koyduğu ağırlık, Beşiktaş'ın transfer aklının sahadaki somut yansıması olarak övgü topluyor.

Trossard Olayı ve Hakem Krizlerine Yabancı Bakışı
Sahadaki oyun kadar saha dışı etkenler de Italiano'nun radarında. Türkiye'deki kulüplerin hakemlere karşı takındığı sert tavrı gözlemleyen İtalyan teknik adam, Alanyaspor maçında Leandro Trossard'a atılan yumruğa ne orta hakemin ne de Anthony Taylor koordinatörlüğündeki VAR sisteminin müdahale etmemesini şaşkınlıkla karşıladığını belirtiyor. Bu durum, ligimizin marka değerini koruma noktasında hala kat etmesi gereken ciddi bir mesafe olduğunu gösteren dışarıdan ve objektif bir ayna niteliğinde.






