İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve suç gelirlerinin aklanması soruşturması kapsamında, Bebek Otel'in sahibi Muzaffer Yıldırım'ın tüm mal varlığına el konuldu.
İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, "kuvvetli suç şüphesi" ve "gelirin suçtan elde edildiğine dair ciddi emareler" gerekçesiyle savcılığın el koyma talebini 9 Şubat 2026 itibarıyla onayladı. Soruşturma, ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonunun bir parçası olarak çok yönlü devam ediyor.
Milyarlık Mal Varlığına "Suç Geliri" Kilidi
İstanbul’un en ikonik mekanlarından biri olan Bebek Otel’in sahibi iş insanı Muzaffer Yıldırım hakkında yürütülen soruşturmada kritik bir eşik aşıldı. "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu" tarafından yürütülen 2026/13211 sayılı dosya kapsamında, Yıldırım’ın uyuşturucu ve fuhuş suçlarından elde edilen geliri akladığı iddiaları üzerine mal varlığı donduruldu.

Başsavcılık: "Ciddi Emareler Mevcut"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan resmi açıklamada, el koyma kararının "Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun" çerçevesinde alındığı vurgulandı. 09.02.2026 tarihli kararın, 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından onandığı belirtilerek soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü ifade edildi.
Bebek Otel Dosyasında Neler Yaşanmıştı?
Süreç, ünlü isimlere ve iş dünyasına yönelik kapsamlı bir uyuşturucu operasyonuyla başlamıştı. Muzaffer Yıldırım hakkında öne çıkan bazı iddialar şunlar:
- Mekan Kayıtları: Otelde bulunan kişilerin gizlice kayıt altına alındığı iddiası.
- Baskın Bulguları: Otelde yapılan aramalarda çok sayıda kişide uyuşturucu madde ele geçirilmesi.
- Poker Partileri: Yıldırım’ın çalışanı Mehmet Çobanoğlu’nun ifadeleriyle ortaya çıkan; iş dünyasının tanınmış isimlerinin katıldığı iddia edilen yüksek meblağlı poker partileri ve bu oyunlara dair tutulan özel defterler.
Muzaffer Yıldırım’ın mal varlığına el konulması, soruşturmanın sadece bir uyuşturucu davası olmaktan çıkıp geniş kapsamlı bir "kara para aklama" davasına dönüştüğünü kanıtlıyor. Özellikle Sulh Ceza Hakimliği'nin "kuvvetli suç şüphesi" onayı, savcılığın elinde somut finansal veriler ve para trafikleri olduğuna işaret ediyor. Bebek Otel gibi marka değeri yüksek bir mülkün bu dosyaya dahil edilmesi, davanın magazin boyutunu aşarak finansal bir yargı operasyonuna evrildiğini gösteriyor.




