Balıkesir Kent Konseyi’ndeki başkanlık seçimi için herkes bir şeyler söyledi. Gazeteciler, sosyal medyacılar adeta başkanlık yarışının açık tarafı oldu. Mevcut başkan ve son genel kurulda yeniden seçilen Sevinç Baykan Özden’i, geride kalan iki yılda çok büyük başarılar gösterilmiş havasına sokan da vardı ve bunlar çoğunluktaydı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’la arasını iyi tutmaya çalışanların, Kent Konseyi seçiminde mevcut konsey başkanından yana destek olması sürpriz değil elbette.


***

SEÇİMİN KAYBEDENİ ZAFER YALÇIN’A DAİR

Bir de kaybeden aday vardı; Arman Zafer Yalçın. Zafer hoca, Ahmet Akın’ın danışmanlarındandı, Ahmet Akın’ın kurduğu BAPKA adlı ajansta görev yaptı. Bugün butlan kararıyla CHP’nin genel başkan yardımcılığı görevine getirilen Necdet Saraç’la, Büyükşehir’de yol arkadaşıydı. 3 Haziran’da istifa etti; CHP’deki iç çekişmede, Özgür Özel cephesinde yer aldığını ilan etti. Sosyal medya hesabında Özgür Özel’li fotoğraflar paylaştı. Sonrasında Kent Konseyi başkanlığına aday oldu.

Zafer Yalçın, Balıkesir Üniversitesi’nde uzun yıllardır görev yapan bir öğretim üyesi, iktisat profesörü. Üniversiteyi bir kenara bırakıp siyasetin göbeğinde yer alma isteği kendi tercihi. Zafer Yalçın, yine yıllardır CHP içindeki gruplarla birlikte hareket eden bir isim. Bizim gazetede de uzun süre ekonomi ve siyaset yazılarıyla Balıkesirlilere seslendi. Sevdiğimiz, değer verdiğimiz bir isim.


***

ŞU BÖLGECİLİK HUYUNDAN VAZGEÇİN ARTIK!

Kimi sosyal medya hesapları, mevcut başkanın yeniden seçilmesini isteyip savunurken, doz aşımı yaparak bölgecilik, şehircilik, hatta bölücülük bile yaptı denilebilir. Zafer hoca’nın Erzurumlu olması üzerinden, "Balıkesir’i ne bilirsin, Erzurum’a git, orada kent konseyine aday ol" ve benzeri cümleler okuduk sosyal medyada. Adam yaşamının büyük bölümünü Balıkesir’de geçirmiş, artık buralı olmuş biri. Bu bölgecilik, şehircilik huyundan vazgeçmek lazım artık.

Ama şunu da söyleyelim, Zafer hoca üniversiteye daha çok yakışıyor; onun yeri orası... Şehir siyasetine yoğunlaşmaktansa, akademik çalışmalarıyla Balıkesir’e ve ülkeye hizmet vermesinde yarar var. Bunu da hep söyleriz kendisine.


***

Zafer Yalçın’ın Kent Konseyi’nde açık oylamayla yapılan seçimde rakibini yenemeyeceği belliydi zaten. 223 oy alan Sevinç Baykan Özden’e karşılık Zafer Yalçın 13 oyda kaldı. Belli ki konsey seçimi için arkasında duranlar, birlikte yürüyenler, destek sözleri verenler açık oylamadan korktukları için ya salondan ayrıldılar ya da Sevinç Hanım’a döndüler yüzlerini.

Kent Konseyi’nin Büyükşehir Belediyesi’nin arka bahçesi gibi çalıştığını hep söylüyoruz zaten. Ama bu sadece Balıkesir’e özgü bir durum değil, hemen her yerde böyle. Sevinç Baykan Özden de belediye yönetiminin bir parçası. Hem Büyükşehir hem Karesi Belediyesi’nde meclis üyesi. Encümen ve komisyonlarda görev yapan bir politikacı. Ahmet Akın’ın en yakınındaki isimlerden biri.

İki yıllık süreçte bir performans ortaya koyamadı; Ahmet Akın’ın gölgesinde, konseycilik oynadı. Hem tavsiye mekanizmasının başında oldu hem uygulamacı pozisyonda... Konseyin meclisleri de aktif çalışamadı.

Sevinç Hanım, her ne kadar seçim sonrasında "ben demeyeceğim, bu yönerge yol arkadaşım olacak, biz diyeceğiz" diyorsa da; her fırsatta kendisini öne çıkaran, meclisleri kenara iten, aktif çalıştırmayan, her etkinliğin kendi imzasıymış gibi hareket eden ve başkalarını öne çıkarmak istemeyen bir anlayışla hareket etti.


***

Genel kuruldaki hem seçim hem de sonuç konuşmasındaki ‘öğrencilerin tırstığı sert, hatta ceberrut öğretmen’ havasındaki konuşmaları herhalde salondaki pek çok insanı irite etmiştir. Bir kere bu tavrı değiştirmesi gerekiyor. Ayrıca siyaset sahnesinde öyle veya böyle bir oyuncu olduğunu da hatırlatalım; yarınlarda bir bakarsınız belediye meclis üyeliğinden milletvekili adaylığına yelken açabilir. Ama bu üslup, konuşma tarzı ve vücut diliyle halkın karşısında olunmaz. Sevinç Hanım’ın acilen bir kişisel gelişim, vücut dili vesaire eğitimi almasında yarar var. Konuşurkenki ses tonunu da iyi ayarlamalı.


***

Bunları bir yana bırakalım şimdi. Kent Konseyi seçimiyle ilgili dedik ya herkes bir şeyler söyledi, yazdı çizdi. Ama bana göre en dikkat çekici, en can alıcı, en uyarıcı sosyal medya paylaşımı, Balıkesir Mimarlar Odası’nın eski başkanlarından mimar A. Tevfik Aykul’un paylaşımı oldu. Bence seçim sonrasında şunları yazdı:


"KENT KONSEYİ TİYATROSU ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ"

“Bilindiği gibi Kent Konseyleri, demokratikleşme adına AB müktesebatı olarak Türkiye’ye dayatılan - ve aslına bakarsanız iyi ki de dayatılan - kurumlardır. Halkın ihtiyaç ve tercihlerini belediyelere yansıtan ücretsiz ama yetkin danışman kadrolarıdır. Ülkede heyecanla karşılanan bu gelişme, ilk yıllarda bazı il Kent Konseylerinin çok başarılı çalışmaları ile taçlanmıştır.

"Sokma akıl sekiz adım gider" hesabı Kent Konseylerinin süratle dejenere edilmesi için çok beklemek gerekmemiş, Kent Konseyleri belediyelerin güç gösteri alanları haline getirilmiş; belediye başkanının belirlediği başkan ve yürütme kurulu pompalanmış, eller kaldırılıp indirilmiş ve tiyatronun perdeleri kapanmıştır.

Peki nedir belediyelerin Kent Konseyine müdahalelerinin arkasındaki neden? Her ne kadar Kent Konseylerinin aldığı kararlar tavsiye niteliğinde olsa ve yaptırım gücü olmasa da; belediye yönetiminin işine gelmeyen bir Kent Konseyi projesinin reddinin ciddi bir kamuoyu baskısı oluşturma riski vardır. Bu, belediye yönetimlerinin hiç de istemediği bir durumdur.

Tüm bu nedenlerden bir belediye başkanının desteklediği Kent Konseyi başkanı ve yürütme kurulunun özerk olma şansı hiç mi hiç yoktur.

Bugün yapılan seçimlerde yeniden seçilen Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden hanımefendiyi tanımam, tebrik eder, başarılar dilerim. Açıkçası rahatsızlıklarım nedeniyle geçmiş dönem çalışmalarını takip edemediğim için başarılı veya başarısız bulduğumu söyleyemem. Ancak Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın desteklediği aday olmakla yerinde olmayı asla istemem. Ayrıca iki adaylı bir seçimde otorite baskısının işlemediği "gizli oy açık tasnif"ten kaçılmasını da son derece manidar ve abes bulurum.

Tanımayanlar hangi sıfatla ahkâm kestiğimi merak edebilirler: Efendim bendeniz Mimarlar Odası Başkanlığım sırasında Millî Kuvvetler Caddesi’nde araç trafiğinin tek şeride indirilerek kaldırımların genişletilmesi projesini öneren Balıkesir’in ilk Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nda çalışmış ve bir süre vekâleten Yürütme Kurulu Başkanlığı yapmış bir büyüğünüzüm. Aslında bu konuda söyleyeceklerim kitap olur ama ben galiba biraz tembelim. Sürç-ü lisan ettiysem affola...”


***

Görevler bitince insanlar unutulmasın, değersiz eşya gibi bir kenara atılmasın; zaman zaman hatırlansınlar. Tevfik Aykul da unutulacak bir isim değil; bu şehrin siyasetinde, sosyal yaşamında, ekonomik yaşamında bir zamanlar etkili olmuş, ses getiren işlere imza atmış bir ihemşehrimiz. Ayrıca bugünün genç iş insanları pek bilmeyebilirler; Tevfik Aykul BASİAD’ın da kurucusudur ve eski başkanıdır.

Sevinç Hanım ve konsey yürütmesinde görev alan arkadaşların, zaman zaman bir alo deyip, bir ziyaret edip hâl hatır sormasında, fikirlerine danışmasında yarar var. Neyin nasıl olması gerektiği sorularına cevap arayabilirler; Tevfik Aykul da gerekli cevabı verecek liyakatli ve birikimli bir büyüğümüzdür.

Yani sadece Ahmet Akın’la mesai yapmak, o ne derse yerine getirmek, Kent Konseyi’ni Balıkesir’in en büyük sivil toplum örgütü olarak ses getirecek projeler, etkinlikler, geleceğe miras kalacak planlamalar üretmek varken; belediyeyi yöneten bir avuç kadroyla mesaiye devam etmek olmaz.

"Ben" demeyeceğim diyen Sevinç Hanım’ın, "biz" dediğini ve bunun gereğini yaptığını görmek isteriz.

Muhabir: Tarık Sürmelioğlu