Avrupa’da Doğal Gaz Fiyatları Üçe Katlandı: Kış Öncesi Isınma Endişesi Büyüyor

Avrupa’da doğal gaz fiyatları, megavatsaat başına 100 euroya kadar yükselirken enerji maliyetleri hane halkı ve sanayi üzerindeki baskıyı artırıyor. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, normal koşullarda bile yaklaşık 50 milyon kişinin evini yeterince ısıtamadığını belirterek bu sayının kış aylarında daha da artabileceği uyarısında bulundu. Kış öncesinde doğal gaz depolarının doluluk oranının geçen yılın gerisinde kalması da enerji maliyetleriyle ilgili endişeleri artırıyor.

AB Komisyonunun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, Lüksemburg’da düzenlenen enerji bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, yüksek enerji fiyatlarının vatandaşlar kadar işletmeleri de zorladığını söyledi. Avrupa’nın 2022’de yaşanan enerji krizine kıyasla daha hazırlıklı olduğunu belirten Jorgensen, buna rağmen fiyatların tüketiciler üzerindeki etkisinin ciddi boyutta olduğunu vurguladı.


Avrupa’da doğal gaz fiyatları Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyede

Avrupa’da toptan doğal gaz fiyatları, Aralık 2022’den bu yana ilk kez megavatsaat başına 100 euroya kadar yükseldi. Fiyatların İran’daki savaş öncesinde görülen seviyelerin yaklaşık üç katına çıkması, kış aylarında enerji giderlerinin nasıl şekilleneceğine ilişkin kaygıları artırdı.

Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, yalnızca enerji piyasalarını değil, ısınma giderlerini karşılamakta zorlanan haneleri ve enerji maliyetleriyle mücadele eden işletmeleri de ilgilendiriyor. AB Komisyonunun paylaştığı değerlendirmeye göre, normal bir yılda yaklaşık 50 milyon Avrupalı evini yeterince ısıtamıyor. Enerji fiyatlarının yüksek kalması durumunda bu sayının daha da artabileceği belirtiliyor.


Doğal gaz depolarında doluluk oranı geçen yılın gerisinde

Avrupa’nın kış öncesindeki doğal gaz depolarında doluluk oranı yüzde 75 seviyesinde bulunuyor. Geçen yıl aynı dönemde yüzde 83 olan bu oran, depolardaki doluluğun yıllık karşılaştırmada daha düşük kaldığını gösteriyor.

Doğal gaz fiyatlarının yükseldiği ve kış dönemine girildiği bir süreçte depoların doluluk oranı, Avrupa’nın enerji gündemindeki önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte AB yetkilileri, mevcut durumda doğrudan bir enerji arz güvenliği krizi beklemediklerini belirtiyor. Açıklamalarda asıl sorunun, enerjiye erişimin yanı sıra yüksek fiyatların vatandaşlar ve sanayi üzerindeki etkisi olduğu vurgulanıyor.


Savaşlar petrol ve doğal gaz fiyatlarını yükseltiyor

İran, Ukrayna ve Yemen’deki savaşların enerji üretimi ve sevkiyatında yol açtığı aksamalar, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişte etkili oluyor. Enerji piyasalarındaki bu hareketlilik, Avrupa’nın kış öncesinde karşı karşıya olduğu maliyet baskısını daha belirgin hale getiriyor.

Petrol fiyatlarında da yüksek seviyeler kaydedildi. Brent petrolün varil fiyatı 110,22 dolar, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün aralık vadeli fiyatı ise 101,38 dolar olarak kaydedildi.

Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, Avrupa’da enerji maliyetlerini düşürmeye yönelik önlemleri yeniden gündeme taşıdı. AB ülkeleri, bir yandan kış döneminde vatandaşların ve işletmelerin karşılaşabileceği mali yükü azaltmaya çalışırken diğer yandan enerji tedarikinde daha uzun vadeli çözümler üzerinde duruyor.


AB’den haneler ve işletmeler için geçici destek mesajı

AB Komisyonunun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, enerji bakanları toplantısında işletmelere yönelik desteklerin öncelikli konular arasında yer aldığını belirtti. Yüksek fiyatların Avrupa sanayisi üzerindeki baskısına dikkat çeken Jorgensen, enerji maliyetlerinin yalnızca bireysel tüketiciler açısından değil, ekonomik faaliyetler bakımından da önem taşıdığını ifade etti.

Jorgensen, özellikle düşük gelirli kesimlerin korunması amacıyla bazı ülkelerde fosil yakıtlara doğrudan destek verilmesinin gerekli olabileceğini söyledi. Ancak bu tür önlemlerin geçici ve hedefli olması gerektiğinin altını çizdi.

AB ülkelerinde uygulanan enerji desteklerinin, yüksek fiyatların etkisini hafifletmeye yönelik adımlar arasında yer aldığı belirtiliyor. Bununla birlikte açıklamalarda, geçici desteklerin yanında enerji maliyetlerini uzun vadede azaltacak politikaların da önem taşıdığı vurgulanıyor.


AB, 2022’deki enerji krizine göre daha hazırlıklı olduğunu savunuyor

Jorgensen, Avrupa Birliği’nin 2022’de yaşanan enerji krizine kıyasla bugün daha hazırlıklı bir durumda olduğunu belirtti. Doğal gaz tüketiminin o döneme göre yüzde 18 azaldığını ve tedarik kaynaklarının çeşitlendirildiğini aktaran Jorgensen, mevcut koşullarda bir enerji arz güvenliği krizi beklemediklerini söyledi.

Ancak doğal gaz tüketimindeki düşüş ve tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi, yüksek fiyatların vatandaşlar üzerindeki etkisinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Jorgensen’in açıklamasında da enerji arzına ilişkin beklentiler ile hanelerin karşı karşıya kaldığı maliyet sorunu birbirinden ayrı değerlendirildi.

Bu nedenle Avrupa’nın kış dönemindeki enerji gündeminde yalnızca doğal gazın yeterli miktarda bulunması değil, vatandaşların ısınma giderlerini karşılayabilmesi ve sanayinin yüksek maliyetlerle başa çıkabilmesi de öne çıkıyor.


İrlanda’dan yenilenebilir enerji ve elektrik şebekesi vurgusu

AB Dönem Başkanı İrlanda’nın İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Darragh O’Brien, Avrupa’nın enerji rezervlerinin güçlü olduğunu, temel sorunun ise yüksek maliyetler olduğunu söyledi. Üye ülkelerin vergi indirimleri ve geçici enerji destekleri uyguladığını hatırlatan O’Brien, uzun vadeli çözümlere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

O’Brien, Avrupa’nın ithal fosil yakıtlara bağımlılığını azaltması gerektiğini vurgulayarak yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması ve elektrik şebekelerine ilişkin düzenlemelerin geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Bu yaklaşım, enerji maliyetlerini düşürme çabalarının yalnızca kısa vadeli desteklerle sınırlı kalmaması gerektiği yönündeki değerlendirmelerle örtüşüyor. İthal fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve enerji altyapısının geliştirilmesi, Avrupa’nın uzun vadeli enerji politikaları açısından öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.


Elektrikli ısı pompaları ve temiz teknolojiler öne çıkıyor

Dan Jorgensen de enerji verimliliğinin artırılması, elektrikli ısı pompalarının ve elektrikli araçların yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Jorgensen’e göre AB’nin 2030 sonrası enerji politikalarında yenilenebilir enerji, nükleer enerji dahil temiz teknolojiler ve elektrifikasyon önemli bir yer tutmalı.

Açıklamalar, Avrupa’nın bir yandan mevcut enerji fiyatlarının vatandaşlar ve işletmeler üzerindeki etkisini azaltmaya çalışırken diğer yandan enerji sistemini uzun vadede dönüştürmeyi hedeflediğini gösteriyor.

Kış öncesinde doğal gaz fiyatlarının megavatsaat başına 100 euroya kadar yükselmesi ve depolardaki doluluk oranının geçen yılın altında kalması, enerji maliyetleri konusunu yeniden gündemin merkezine taşıdı. AB yetkililerinin açıklamalarında, kısa vadede vatandaşları ve sanayiyi destekleyecek önlemlerle uzun vadeli enerji politikalarının birlikte ele alınması gerektiği öne çıktı.

Muhabir: AA