İstanbul – Bugün tarihin sayfaları, İstanbul’un alışılmış siluetinin tamamen değiştiği, Boğaz’ın buzlarla kaplandığı sıra dışı kış günlerini hatırlatıyor. “İstanbul Boğazı dondu” ifadesi, ilk bakışta bir efsane gibi görünse de, tarihsel kaynaklar Boğaz ve Haliç’in defalarca buzla kaplandığını ortaya koyuyor.
Boğaz Nasıl Dondu?
İstanbul Boğazı’nın donması, klasik anlamda “suyun yerinde buz tutması”ndan çok, Kuzey Karadeniz ve Tuna Nehri kaynaklı buz kütlelerinin Boğaz’a sürüklenmesiyle gerçekleşti.
Şiddetli ve uzun süren soğuklarda:
-
Tuna Nehri tamamen dondu
-
Nehir üzerindeki buz kütleleri Karadeniz’e taşındı
-
Kuvvetli poyraz ve akıntılar bu buzları İstanbul Boğazı’na yığdı
-
Boğaz, geçişi engelleyen yoğun buz tabakalarıyla kaplandı
Bu durum, Boğaz’da günlerce hatta haftalarca süren bir “buz kilidi” yarattı.
Tarihte Boğaz Ne Zaman Dondu?
Tarihçiler ve kronikler, İstanbul’un donduğu yılları net biçimde kayda geçirdi:
1621: Osmanlı kroniklerinde Haliç’in ve Boğaz kıyılarının tamamen buz tuttuğu, insanların karşıdan karşıya yürüdüğü yazıldı.
1755: Buz kütleleri gemileri kıyıya sıkıştırdı, deniz ulaşımı durdu.
1929 Kışı: Cumhuriyet tarihinin en sert kışlarından biri. Boğaz günlerce buzlarla kaplandı, vapur seferleri iptal edildi.
1954: Daha sınırlı olmakla birlikte, Boğaz’da yeniden yoğun buz geçişleri gözlendi.
Özellikle 1929, fotoğraflarla belgelenmiş olması nedeniyle hafızalara kazındı.
Günlük Yaşam Nasıl Etkilendi?
Boğaz’ın donması, İstanbul’da hayatı kökten değiştirdi: Deniz ulaşımı durdu, vapurlar çalışmadı. Balıkçılık tamamen kesildi. İnsanlar ve hayvanlar, buzların üzerinde yürüdü. Yakacak sıkıntısı yaşandı, kömür ve odun karaborsaya düştü. Camilerde, evlerde ve hatta saraylarda sular dondu. Gazeteler, “İstanbul’da Sibirya soğuğu” manşetleri attı.
Efsane mi, Gerçek mi?
Uzmanlara göre İstanbul Boğazı’nın tamamının tek parça halinde donması çok nadir, ancak tarihte yaşanan olaylar Boğaz’ın işlevsel olarak donduğunu açıkça gösteriyor. Yani deniz vardı, ama geçiş yoktu.
Bugünden Bakınca
Bugün iklim değişikliğiyle birlikte bu tür sert kışlar daha az görülse de, tarih İstanbul’un doğayla mücadelesinin ne kadar çetin olabildiğini hatırlatıyor.
İstanbul Boğazı, sadece medeniyetlerin değil, doğanın da sahnesi oldu.








