Türk siyaset tarihinin dikkat çeken isimlerinden, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ardından açılan ve yıllardır kapanmayan perde arkası tartışmalar, hukuki bir boyutta yeni bir dönüm noktasına ulaştı.

Merhum bakanın vefatıyla ilgili süreçte adı geçen ve hakkında "yalan tanıklık" suçlamasıyla dava açılan doktor Nurettin Demirkol, yargılandığı davada 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın ilerleyen yaşını göz önünde bulundurarak cezasının ertelenmesine ve tahliyesine karar verdi.


Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde Neler Yaşandı?

Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında, tutuklu sanık 66 yaşındaki Dr. Nurettin Demirkol hakim karşısına çıktı. Savunmasında, tanıklık ifadesi verme sürecinin 4 farklı safhadan oluştuğunu savunan Demirkol, geçmişte tutanakları yeterince okumadan imzaladığını öne sürdü.

Olay gününe dair hafızasında yer edinen detayları aktaran Demirkol, merhum bakanı hayatı boyunca iki üç kez muayene ettiğini, kendisinin sadece tansiyon problemi bulunduğunu bildiğini ifade etti. Eski dönemlerde kullanılan unvan karmaşalarından ötürü yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına "özel doktor" tabirini kullandığını belirten Demirkol, aslında merhum bakanın resmi veya daimi özel doktoru olmadığını, sadece kamu görevlisi olmadığını vurgulamak istediğini iddia etti.


Çelişkili İfadeler ve "Şüpheli Ölüm" Tartışması

Dosyada delil olarak yer alan 155 acil çağrı ihbarı çözüm tutanaklarına da değinen sanık Demirkol, arama esnasında sarf ettiği "beklenmedik ani ölüm" ifadelerinin kendisine ait olduğunu kabul etti. Polisin kendisine "şüpheli ölüm konusu mu var" şeklinde yönlendirme yaptığını belirten Demirkol, ölümü bizzat şüpheli olarak nitelendirmediğini, hükümet tabibine ulaşamadığı için polisten destek almak istediğini savundu.

Yıllar arasındaki çelişkili beyanları hakkında da konuşan Demirkol, 10 yıl önceki olayları net bir şekilde hatırlamasının imkansız olduğunu öne sürdü. 2016 yılındaki ifadesinde maktulün ağzının sağ kenarında az miktarda kanlı sıvı aktığını belirttiğini, ancak güncel ifadesinde vücudunda kan görmediğini söylediğini hatırlatan sanık, olay günü midesinden gelen sıvıyı yanlışlıkla kan olarak değerlendirmiş olabileceğini savundu. Ayrıca olay anında sokakta kalabalık olduğunu ve Alihan Kuriş'i görmediğini belirterek suçlamaları reddetti, beraatini talep etti.


Savcılık Mütalaası ve Mahkemenin Kararı

Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanık Nurettin Demirkol’un "yalan tanıklık" suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti.

Son sözü sorulan sanık Demirkol masum olduğunu yineleyerek beraatini istedi. Dosyadaki delilleri ve savunmaları değerlendiren mahkeme heyeti, sanık Nurettin Demirkol’u "yalan tanıklık" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum etti. Demirkol'un yaşını dikkate alarak cezanın ertelenmesine hükmeden mahkeme, sanığın tahliyesine karar vererek duruşmayı sonlandırdı.

Muhabir: Haber Merkezi