Ankara’da düzenlenen tarihi NATO Zirvesi, Türkiye-Yunanistan hattında ve Avrupa Parlamentosu (AP) ekseninde peş peşe diplomatik krizlere sahne oldu.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki liderler resepsiyonunda mehter marşıyla karşılanan Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in Türkiye’yi hedef alan açıklamalarının hemen ardından, AP’den Kıbrıs Barış Harekatı’nı karalayan skandal bir karar çıktı.
Ankara’nın göbeğinde ve uluslararası arenada eş zamanlı yürütülen bu karşı adımlar, Atina-Brüksel hattındaki Rum-Yunan lobisinin yeni bir provokasyonu olarak kayıtlara geçti.
Külliye’de "Ceddin Deden" Çaldı, Miçotakis Rahatsız Oldu
NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, konuk liderleri Külliye kapısında karşıladı. Liderlerin tören alanına mehter marşları eşliğinde yürüdüğü görkemli karşılama, Yunan heyetinde ciddi bir hazımsızlığa yol açtı.
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve eşi alana giriş yaparken, hoparlörlerden "Hep kahraman Türk milleti" sözlerinin yankılandığı tarihi "Ceddin Deden" marşı çalındı. Karşılamanın ardından zirve sırasında kameraların karşısına geçen Miçotakis, gerilimi tırmandırarak, "Benim ülkem Türkiye tarafından açık bir savaş tehdidi altında" iddiasında bulundu.
Avrupa Parlamentosu’ndan Eş Zamanlı Skandal Karar
Miçotakis Ankara’da bu iddiaları öne sürerken, Avrupa Parlamentosu da Yunan asıllı milletvekili Eleonora Meleti’nin raportörlüğünü üstlendiği, tarihi gerçeklerden uzak bir metni oylamaya sundu. "1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" başlıklı karar tasarısı; 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla AP genel kurulundan geçti.
Rum Tezleri Esas Alındı, Tarihi Gerçekler Yok Sayıldı
Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen taraflı metinde, Türkiye’nin 1974 yılında adadaki Türk nüfusunun can güvenliğini korumak amacıyla, uluslararası garantörlük haklarına dayanarak gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı tamamen çarpıtıldı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı tezlerini temel alan kararda, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) yönelik asılsız ithamlarda bulunulurken, Türkiye bir kez daha "işgalci" olarak nitelendirildi. Ankara’nın, tarihi gerçekleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan bu AP kararına karşı sert bir diplomatik yanıt vermesi bekleniyor.




