Savaşın gölgesinde kalan piyasalarda gram altın sert bir geri çekilme yaşarken, yatırımcıların yeni rotası TEFAS’taki kıymetli maden fonları oldu.
Son bir aylık veriler, fonların hem operasyonel kolaylık hem de kayıp yönetimi açısından fiziki altına göre daha avantajlı bir pozisyon aldığını kanıtladı.
Gram Altın mı, Fon mu?
Geleneksel yatırımcılar için 1 gram altın alabilmek bugün 6.850 TL seviyesinde bir bütçe gerektiriyor. Ancak piyasadaki yüksek talep, kuyumcu ve bankalarda "makas aralığının" rekor seviyelere çıkmasına neden oldu. Fiziki piyasada 1 kilo altın için farkın 8 bin dolara kadar açıldığı bu dönemde, altın fonları çok daha dar bir bantta işlem görerek yatırımcısını korudu.
Kayıp Neden Daha Az?
27 Şubat - 26 Mart tarihleri arasındaki savaş döneminde spot gram altın fiyatı %15 civarında geriledi. Buna karşın, kıymetli maden fonlarındaki en yüksek kayıp %12,5 ile sınırlı kaldı. Uzmanlar, fon yöneticilerinin portföylerinde yer verdiği maden bazlı ETF'ler, kira sertifikaları ve maden şirketi hisselerinin bu "yumuşatıcı" etkiyi yarattığını belirtiyor.

Küçük Birikimlere "Takasbank" Güvencesi
Fiziki altındaki çalınma, kaybolma veya kiralık kasa maliyeti gibi riskler, fon yatırımında yerini Takasbank güvencesine bırakıyor. Üstelik 1 pay fon almak için çok küçük tutarlar yeterli oluyor; bu da her bütçeden vatandaşın düzenli altın birikimi yapmasına olanak sağlıyor.
Dikkat Çeken Fon Performansları (Son 1 Ay):
- Yapı Kredi Portföy Kıymetli Madenler: %-12,57
- İş Portföy Altın Fonu: %-10,80
- Ak Portföy Altın Fonu: %-9,21





