İran ile yaşanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı krizinde ABD yönetimi giderek daha zorlu bir tabloyla karşı karşıya kalıyor.
Düzenlenen hava saldırılarına ve tırmanan askeri baskıya rağmen Tahran yönetiminin müzakere masasına dönmeye yanaşmaması, Washington’ı diplomasi ile yüksek maliyetli askeri alternatifler arasında sıkıştırdı.
Diplomatik girişimlerin ve daha önce üzerinde durulan mutabakat zaptının çökmesiyle birlikte, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık hem küresel ekonomiyi hem de Beyaz Saray’ın iç siyasetteki elini zora sokuyor.
Hürmüz Boğazı Krizi Küresel Ekonomiyi Ve İç Siyasal Desteği Tehdit Ediyor
Hürmüz Boğazı’nın sivil gemi trafiğine kapalı kalması, küresel petrol rezervlerinin azalması, akaryakıt ve gübre fiyatlarının tırmanması riskini beraberinde getiriyor. Yaşanan kriz, kış aylarında Avrupa’da enerji sıkıntısına ve Körfez ülkelerinin turizm ve yatırım hedeflerinin zarar görmesine yol açıyor.

ABD iç siyasetinde ise kamuoyu araştırmaları Donald Trump yönetiminin İran politikası ve benzin fiyatları konusundaki performansına verilen desteğin yüzde 30'un altına gerilediğini gösteriyor. Bu durumun Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçiler açısından ciddi bir risk oluşturduğu değerlendiriliyor.
Çıkış Yolu: "Hürmüz Boğazı Ortak Yönetimi" Ve Hizmet Ücreti Modeli
Masadaki zorlu seçenekler karşısında çatışmaları azaltacak muhtemel diplomatik formüllerden biri olarak "Hürmüz Boğazı Ortak Yönetimi" modeli öne çıkıyor. Malakka Boğazı veya Rotterdam Limanı uygulamalarına benzer şekilde geliştirilebilecek bu sistemde öne çıkan başlıklar şunlar:

- Ortak Yönetim: İran, Umman ve diğer Körfez ülkelerinin su yolunun yönetimini uluslararası bir çatı altında yürütmesi.
- Hizmet Ücreti Formülü: Doğrudan gemi geçişinden değil; denizcilik, seyir ve güvenlik hizmetlerinden ücret alınarak yıllık milyonlarca dolarlık gelir modeli oluşturulması.
- Stratejik Denge: ABD’nin stratejik bir yenilgi görüntüsünden kaçınması, İran’ın ise boğazdaki iradesini koruduğunu savunarak ekonomik kazanım elde etmesi.
Müttefiklerin Desteği Zayıf
Öte yandan, Avrupalı müttefiklerin gümrük vergileri ve sert söylemler nedeniyle Washington'a olan desteğinin zayıfladığı ifade ediliyor. Avrupa ülkeleri, Hürmüz Boğazı'na mayın temizleme unsurları göndermek için çatışmaların tamamen durması şartını koşarken, Washington’ın net bir stratejisinin bulunmadığı eleştirileri yapılıyor. Uzmanlar, Tahran'ın ancak bölgesel bir uzlaşı çerçevesinde ve gerilimin düşmesi şartıyla boğazın normalleşmesine izin verebileceğini belirtiyor.





