Orta Doğu’da 27 Şubat tarihinde patlak veren ABD-İran geriliminde 7 ay geride kalırken, jeopolitik krizin küresel enerji koridorlarına etkisi derinleşiyor.

Dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin risk altına girmesi ve askeri hareketliliğin artması, brent petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar eşiğinin üzerine taşıdı. Küresel piyasalarda yaşanan bu tırmanış, Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarına da doğrudan yansıdı.


Hürmüz’de Tanker Saldırıları ve ABD’nin Bölgesel Yığınağı

Son olarak Hürmüz Boğazı geçişi sırasında 3 petrol tankerinin hedef alınması, piyasalardaki arz endişelerini tepe noktaya çıkardı. Jeopolitik risk primiyle birlikte Brent petrolün varil fiyatı 102 dolar seviyesinin üzerine tırmandı.

Bölgedeki askeri ivmeyi artıran temel gelişmeler ise şöyle şekilleniyor:

Üçüncü Uçak Gemisi Sevkiyatı: ABD savunma yönetimi, bölgeye üçüncü bir uçak gemisi filosu yönlendirirken yaklaşık 10 bin ilave askeri personelin konuşlandırılmasını değerlendiriyor.

Diplomatik Çıkmaz: ABD yönetimi, İran tarafından sunulan ve Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere açılmasını öngören son ateşkes taslağını yetersiz bulduğunu ilan etti.

Tarihi Zirve Seviyeleri: Çatışma periyodu boyunca yıl içerisinde 119 dolar seviyesini test eden brent petrol, savaş öncesi döneme kıyasla yüzde 40'a yakın primli seyretmeye devam ediyor.


Pompada 7 Aylık Savaş Faturası: Motorinde %61, Benzinde %45 Artış

Küresel rafineri çıkış fiyatlarındaki yükseliş ve döviz/petrol paritesindeki kırılmalar, iç piyasada pompaya tarihi zamlar olarak yansıdı. 27 Şubat'tan bu yana geçen 7 aylık süreçte İstanbul Avrupa Yakası bazlı akaryakıt fiyatlarında ciddi farklar oluştu.

Akaryakıt Türü

27 Şubat Fiyatı

1 Ekim Fiyatı

Toplam Değişim (%)

Benzin (Litre)

58,28 TL

84,65 TL

+%45,2

Motorin (Litre)

60,33 TL

97,14 TL

+%61,0


Tedarik İnceltisi ve Lojistik Maliyetleri Üzerindeki Baskı

Motorin fiyatlarının 100 TL sınırına dayanması, yalnızca bireysel araç kullanıcılarını değil, doğrudan lojistik, nakliye ve tarımsal üretim maliyetlerini de etkiliyor. Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalma riskinin devam etmesi, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sini doğrudan tehdit ettiği için, önümüzdeki süreçte akaryakıt ürünlerinin rafineri marjları üzerindeki baskının sürmesi bekleniyor.

Muhabir: Haber Merkezi