Siyaset dünyasının gözü kulağı Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) çevrilmişken, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) başvurusuna dair tarihi kararın detayları gün yüzüne çıktı.
YSK, CHP'nin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen “mutlak butlan” ve ihtiyati tedbir kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunun ret gerekçesini resmen ilan etti.
Ana muhalefet partisinin yüksek yargıya taşıdığı bu kritik hukuki düğümde, kurulun çizdiği yasal sınır siyaset kulislerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
YSK Reddetmişti: Hukuki Gerekçe Netleşti
CHP'nin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına karşı Yüksek Seçim Kurulu'na sunduğu itiraz dilekçesi, 22 Mayıs günü kurul tarafından oy birliğiyle reddedilmişti. Merakla beklenen o ret kararının gerekçesinde, mahkeme kararının zamanlamasına ve YSK'nın yetki alanlarına dikkat çekildi.
YSK tarafından açıklanan resmi gerekçede şu ifadelere yer verildi:
“Bölge adliye mahkemesi kararı, devam eden bir kongre veya kurultaya ait değil, daha önce yapılmış olan kongre ve kurultaylara ilişkindir. Bu nedenle YSK tarafından seçim iş ve işlemlerinin yürütülmesine ya da devamına yönelik bu aşamada alınması gereken bir karar da bulunmamaktadır.”
YSK Başkanı Serdar Mutta: "Mahkeme Kararlarını Uygulama Yetkimiz Yok"
Tartışmalara son noktayı koyan bir diğer açıklama ise doğrudan kurulun zirvesinden geldi. YSK Başkanı Serdar Mutta, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin "mutlak butlan" hükmüne ilişkin yaptığı hukuki değerlendirmede, yüksek kurulun sınırlarını net bir şekilde çizdi. Başkan Mutta, Yüksek Seçim Kurulu'nun adli mahkemeler tarafından alınan kararları uygulama veya infaz etme gibi bir yetkisinin ya da görevinin bulunmadığını açıkça ifade etti.
Açıklanan bu gerekçeli kararla birlikte, CHP’nin parti içi geçmiş kongre süreçlerine yönelik hukuki tartışmaların adli yargı boyutunda devam etmesi bekleniyor.




