Laiklik Bildirisine YESAM’dan Sert Yanıt: "Halkı Kin ve Düşmanlığa Sevk Ediyorlar!"
Türkiye, 168 yazar, sanatçı ve akademisyenin imzasıyla yayımlanan "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriyi tartışırken, Yeditepe Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden (YESAM) çok sert bir karşı hamle geldi. YESAM Başkanı Ersan Ergür, bildirinin toplumda kutuplaşmaya yol açtığını belirterek, imzacı isimler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdu.
"Kaybedilmiş İmtiyazların Yasını Tutuyorlar"
YESAM Başkanı Ersan Ergür, Sarıyer'deki genel merkezde yaptığı basın açıklamasında bildiriyi sert sözlerle eleştirdi. Ergür, "Bu metin, halkın ruh köküne savaş açmış yabancı ideolojilerin bekçiliğini yapan küçük bir azınlığın son çırpınışıdır" dedi. Bildiriyi kaleme alanların "ilerici" görünümlü bir "gerici anlayış" içinde olduğunu savunan Ergür, bu çıkışın laiklik kaygısından ziyade yitirilen ayrıcalıklarla ilgili olduğunu öne sürdü.
28 Şubat Benzetmesi
Açıklamasında 28 Şubat sürecine de atıfta bulunan Ergür, İslam'ın bu topluma karanlık değil ahlak ve düzen getirdiğini vurguladı. Ergür, "Bu ülkenin asıl karabasanı, inancı bastırarak toplumu hizaya sokmaya çalışan yasakçı zihniyettir" diyerek, bildirinin zamanlamasının (Ramazan ayı öncesi/sırası) manidar olduğunu belirtti.
📊 Laiklik Bildirisi Tartışmasında Tarafların Görüşleri
| Taraf | Temel Argüman | Karşı Hamle |
| Bildiri Grubu (168 İsim) | Türkiye'nin "Talibanlaşma" ve gerici kuşatma altında olduğu savunuluyor. | Sosyal medyada farkındalık kampanyası. |
| YESAM (Ersan Ergür) | Bildirinin halkın inanç değerlerine saldırı ve kutuplaştırma amacı taşıdığı savunuluyor. | Resmi Suç Duyurusu. |
| Siyasi İktidar | "Azgın güruh" nitelemesiyle Ramazan sevincine gölge düşürülmek istendiği belirtiliyor. | MEB ve diğer bakanlıklar nezdinde hukuki takip. |
Hukuki Süreç Nasıl İşleyecek?
YESAM, bildirinin "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" (TCK 216) maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle savcılığa başvuracaklarını açıkladı. Bildiride yer alan "şeriatçı dayatmalar" ve "gerici saldırı" gibi ifadelerin toplumun bir kesimini hedef gösterdiği iddiası, hukuki sürecin merkezinde yer alacak.





