Şener Üşümezsoy’dan Yedisu Fayı Çıkışı: "Ezber Senaryoları Bırakın"

Türkiye, 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya çalışırken, yer bilimciler arasındaki "bir sonraki büyük deprem nerede olacak?" tartışması hız kesmiyor. Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, kendi YouTube kanalında yaptığı son açıklamada, Yedisu Fayı üzerinden yıllardır dile getirilen felaket senaryolarına yeni bir boyut kazandırdı. Üşümezsoy, Bingöl, Erzincan ve Karlıova hattındaki risk değerlendirmelerinin güncel segment analizleriyle yeniden yapılması gerektiğini savundu.


"1784’ten Beri Kırılmadı" Söylemi Yeterli mi?

Kamuoyunda sıkça dile getirilen "Yedisu Fayı 1784’ten beri sessiz, kırılma an meselesi" tezini eleştiren Üşümezsoy, bu yaklaşımın bilimsel olarak eksik olduğunu ifade etti. Üşümezsoy’a göre; 1939 Erzincan depremi ve sonrasındaki sarsıntıların oluşturduğu stres transferleri, fay segmentlerindeki yükü değiştirdi. Uzman isim, özellikle 1949 Karlıova kırığı ile 1992 Erzincan depremi arasında kalan bölgenin mikroseviyede incelenmesi gerektiğini vurguladı.


Marmara ve Adalar Fayı İçin "Stres Boşaldı" İddiası

İstanbul ve çevresini ilgilendiren Marmara Denizi içi fay hatlarına da değinen Üşümezsoy, 1999 Gölcük depremi sonrası stresin Adalar hattına taşındığı görüşüne katılmadığını belirtti. 1894 depremi ile bölgedeki stresin büyük oranda boşaldığını savunan Üşümezsoy, somut segment analizlerinin genel söylemlerin önüne geçmesi gerektiğini söyledi.


"Eski Modellerle Geleceği Öngöremeyiz"

Deprem risk analizlerinin büyük bölümünün 1999 öncesi Coulomb stres transfer modellerine (Ross Stein ve Aykut Barka modelleri) dayandığını söyleyen Üşümezsoy, Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Erzincan’dan Bolu ve Sakarya’ya uzanan zincirinin yeni verilerle baştan hesaplanması gerektiğini dile getirdi

Muhabir: Haber Merkezi