Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışanların yıllık izin kullanımını yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, yıllık iznin işçinin kendi talebi ve rızasıyla 10 günden kısa parçalar halinde kullanılması durumunun tek başına haklı fesih nedeni sayılamayacağına hükmetti. Karar, “10 günden kısa yıllık izin kullanan çalışan kıdem tazminatı alarak işten ayrılabilir mi?” tartışmasına önemli bir ölçüt getirdi.
Yıllık iznini üç gün, beş gün ya da bir hafta şeklinde parça parça kullanan çalışanlar açısından dikkat çeken bir Yargıtay kararı çıktı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2026/1495 Esas, 2026/3952 Karar sayılı ve 28 Nisan 2026 tarihli kararına konu olayda, yaklaşık 8,5 yıl aynı şirkette çalışan bir işçinin yıllık izinlerinin kısa süreler halinde kullandırılması tartışıldı.
İşçi, çalışma süresince izin taleplerinin iş yoğunluğu gerekçesiyle reddedildiğini, bir seferde en fazla altı gün izin kullanabildiğini ve kullanmadığı izinlerin ücretinin ödenmediğini ileri sürdü. Bu gerekçelerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savunarak kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı talep etti.
İlk Mahkeme İşçiyi Haklı Buldu, Yargıtay Kararı Bozdu
İlk Derece Mahkemesi, dosyadaki imzalı izin formlarını inceleyerek işçinin toplam 48 gün izin kullandığını, kıdemine göre ise 130 günlük yıllık izin hakkı bulunduğunu belirledi.
Mahkeme, 82 günlük kullanılmayan izin bulunduğunu kabul ederek yıllık izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı gerekçesiyle işçinin feshini haklı buldu ve kıdem tazminatına hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi de işverenin istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Dosya Yargıtay'a taşındığında ise değerlendirme değişti.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kısa süreli izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla kullanıldığına dikkat çekti. İşçinin daha uzun süreli izin istediğini önceden yazılı olarak bildirdiği halde işveren tarafından sürenin kısaltıldığının kanıtlanamadığını belirtti. İşverenin uzun süre hiç izin kullandırmadığı veya izin talebini gerekçesiz biçimde reddettiği iddiasının da ispatlanamadığı sonucuna vardı.
10 Günden Kısa Yıllık İzin Haklı Fesih Nedeni mi?
Kararın en önemli noktası tam olarak burada.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesine göre yıllık ücretli izin kural olarak işveren tarafından bölünemiyor. Tarafların anlaşmasıyla bölünmesi halinde ise izin sürelerinden bir bölümünün 10 günden az olmaması gerekiyor.
Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerleşik uygulamasının işçinin talebiyle 10 günden kısa kullanılan yıllık izinlerin de geçerli olduğu yönünde olduğunu belirtti. Bu nedenle somut olayda yalnızca izinlerin 10 günden kısa parçalar halinde kullanılmış olması, işçiye haklı fesih imkânı vermedi.
Yargıtay sonuç olarak işçinin gerçekleştirdiği feshin haklı nedene dayanmadığına ve kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmederek alt mahkeme kararını bozdu.
Burada önemli bir ayrım var: Karar, “10 günden kısa yıllık izin her durumda yasaldır” anlamına gelmiyor. Yargıtay'ın değerlendirmesinde işçinin talebi ve rızası ile işverenin daha uzun izin talebini keyfi biçimde reddettiğinin kanıtlanıp kanıtlanmadığı belirleyici oldu. Dolayısıyla her iş uyuşmazlığının kendi koşulları ve delilleri ayrıca değerlendiriliyor.





