YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından üniversiteye yerleşen milyonlarca öğrenci için yeni bir dönem başlıyor. Uzun süren sınav ve tercih maratonunu geride bırakan gençleri şimdi kayıt işlemlerinden barınmaya, ders seçiminden sosyal yaşama kadar pek çok yeni sorumluluk bekliyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor (SKS) Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nurullah Arıkan, üniversiteye geçiş döneminin yalnızca kayıt işlemlerinin tamamlanmasından ibaret olmadığını belirterek, gençlerin kendi kararlarını alma ve sorumluluklarını üstlenme sürecinin de başladığını söyledi.


Kayıt kadar sonrası da önemli

Öğrencilerin ÖSYM tarafından açıklanan kayıt takviminin yanı sıra yerleştirildikleri üniversitenin duyurularını da yakından takip etmeleri gerektiğini belirten Arıkan, kayıt belgelerinin son güne bırakılmaması konusunda uyardı.

Kayıt sonrasında akademik takvim, ders kayıtları, ders seçimi, hazırlık veya yabancı dil sınavları ile varsa muafiyet işlemlerinin takip edilmesi gerektiğini ifade eden Arıkan, öğrencilerin üniversitelerinin resmi duyurularını düzenli olarak kontrol etmelerini önerdi.


Aileler destek vermeli, öğrencinin yerine iş yapmamalı

Üniversiteye başlama sürecinin aileler açısından da yeni bir dönem olduğunu belirten Arıkan, ailelerin çocuklarına destek olurken onların sorumluluklarını üstlenmemesi gerektiğini söyledi.

“Üniversite dönemi, gençlerin kendi kararlarını almaya ve sorumluluklarını daha fazla üstlenmeye başladıkları bir dönem. Ailelerin çocuklarının yanında olduklarını hissettirmeleri çok değerli ancak öğrencinin yapabileceği işleri onun yerine yapmak yerine, bu süreçleri kendisinin yönetmesine fırsat vermek gerekiyor” diyen Arıkan, özellikle başka bir şehirde eğitim görecek öğrencilerin yaşayabileceği kaygıların anlayışla karşılanması gerektiğini vurguladı.


Burs ve ödeme koşulları yeniden kontrol edilmeli

Üniversiteye geçişte öğrencilerin ve ailelerin dikkat etmesi gereken konular arasında burs, öğrenim ücretleri ve ödeme koşulları da bulunuyor.

Arıkan, burs veya indirimlerin hangi şartlarda devam ettiğinin, ödeme planlarının ve öğrenim süresine ilişkin koşulların kayıt sonrasında yeniden kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.

Bursların yalnızca sağladığı maddi avantaj üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Arıkan, akademik başarı, öğrenim süresi veya farklı eğitim koşullarının bazı bursların devamını etkileyebileceğini söyledi.


Barınma ve ulaşım önceden planlanmalı

Farklı bir şehirde eğitim alacak öğrencilerin barınma ve ulaşım konularını da erken dönemde planlaması gerekiyor.

Yurt veya öğrenci evi seçerken yalnızca ücretin dikkate alınmaması gerektiğini belirten Arıkan; kampüse ulaşım, güvenlik, sözleşme koşulları ve ek ücretlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle özel yurt ve ev seçeneklerinde sözleşmelerin dikkatle incelenmesi, öğrencilerin kampüs çevresindeki ulaşım seçeneklerini önceden öğrenmesi öneriliyor.


Üniversiteye uyum zaman alabilir

Yeni bir şehir, çevre ve akademik sistemle karşılaşan öğrencilerin ilk haftalarda zorluk yaşamasının normal olduğunu belirten Arıkan, öğrencilerin bu durumu başarısızlık olarak değerlendirmemeleri gerektiğini söyledi.

“Yeni bir çevreye alışmak, arkadaşlıklar kurmak, kampüsü tanımak ve akademik sisteme uyum sağlamak zaman alabilir. Öğrencilerimizin ilk günlerde yaşadıkları zorlukları başarısızlık olarak görmemeleri gerekiyor. Üniversite hayatına uyum bir süreçtir” diyen Arıkan, ihtiyaç halinde akademik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanılmasını önerdi.


Oryantasyon programları kaçırılmamalı

Üniversitelerin düzenlediği oryantasyon programlarının öğrencilerin yeni eğitim ortamını tanımaları açısından önemli olduğunu belirten Arıkan, bu programlara katılımın üniversiteye uyumu kolaylaştıracağını ifade etti.

Akademik danışmanlarla tanışmak, ders programını ve akademik takvimi incelemek, kütüphane ve dijital öğrenme sistemlerini öğrenmek öğrencilerin ilk dönemlerini daha kolay geçirmelerine yardımcı olabilir.

Üniversite yaşamının yalnızca derslerden oluşmadığını da hatırlatan Arıkan, öğrenci kulüpleri ile sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere katılımın yeni arkadaşlıklar kurulmasına ve üniversiteye aidiyet geliştirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.

“Üniversite yılları yalnızca akademik bilgi edinilen bir dönem değil. Gençlerin kendilerini keşfettikleri, farklı insanlarla tanıştıkları ve geleceğe yönelik beceriler kazandıkları çok önemli bir dönem” dedi.


Yardım istemekten çekinmeyin

Üniversiteye yeni başlayan öğrencilerin karşılaştıkları her sorunu tek başlarına çözmek zorunda olmadığını belirten Arıkan; akademik danışmanlar, öğrenci işleri, kariyer merkezleri, Sağlık, Kültür ve Spor birimleri ile psikolojik danışmanlık hizmetlerinin önemli destek noktaları olduğunu söyledi.

Öğrencilerin ihtiyaç duyduklarında doğru birimden yardım istemelerinin üniversite hayatına uyumu kolaylaştıracağını ifade eden Arıkan, destek mekanizmalarından yararlanmanın doğal olduğunu vurguladı.


Üniversiteye başlamak bağımsızlaşmanın ilk adımı

Üniversiteye geçiş sürecinin yalnızca kayıt işlemleriyle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Nurullah Arıkan, bu dönemin gençlerin bağımsızlaşması ve kendi hayatlarının sorumluluğunu üstlenmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.

Arıkan, “Üniversiteye başlamak, öğrencinin yalnızca yeni bir eğitim kurumuna adım atması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda kendi kararlarını almaya, zamanını yönetmeye, sorumluluklarını üstlenmeye ve farklı bir sosyal çevrede kendisini geliştirmeye başladığı yeni bir dönem” dedi.

YKS yerleştirme sonuçlarının ardından başlayan kayıt süreciyle birlikte öğrenciler için yeni bir dönem başlarken, uzmanlar gençlerin ve ailelerin bu geçişe akademik olduğu kadar sosyal ve psikolojik açıdan da hazırlanmalarının önemine dikkat çekiyor.

Doğru planlama, açık iletişim ve gerektiğinde destek mekanizmalarından yararlanılması, öğrencilerin üniversite hayatına daha bilinçli ve uyumlu bir başlangıç yapmasına katkı sağlayabilir.

Muhabir: Haber Merkezi