Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Duran, yaşanan sürecin yalnızca taraf ülkeleri değil, tüm bölgeyi ve küresel barışı tehdit eder boyuta ulaştığını ifade etti.
Duran, son dönemde ABD, İsrail ve İran arasında yükselen tansiyonun sıcak çatışmaya dönüşmesinin ve bunun bölge ülkelerine yayılma riskinin kabul edilemez olduğunu belirterek, bu durumun ciddi bir endişe kaynağı haline geldiğini söyledi.
Açıklamasında diyalog ve müzakerenin önemine dikkat çeken Duran, yaşanan gelişmelerin geniş bir coğrafyada istikrarı ve sivillerin güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı. Bu nedenle diplomatik mekanizmaların bir an önce yeniden devreye alınması gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin dış politika yaklaşımına da değinen Duran, Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin ilkesel olarak her zaman kalıcı barıştan, bölgesel istikrardan ve uluslararası hukuka dayalı çözüm arayışlarından yana olduğunu ifade etti. Duran, “Türkiye, gerilimin düşürülmesi, sivillerin korunması ve diplomatik kanalların etkin biçimde işletilmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edecektir” dedi.
Devletin tüm kurumlarıyla bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Duran, vatandaşların güvenliği için gerekli önlemlerin alındığını da vurguladı.
İletişim Başkanlığı olarak bu süreçte provokasyonlara ve dezenformasyona karşı yoğun bir mücadele yürüttüklerini kaydeden Duran, medyanın süreci objektif ve Türkiye merkezli bir bakış açısıyla ele alacağına olan inancını dile getirdi. Vatandaşlara da çağrıda bulunan Duran, özellikle dijital medya üzerinden yayılan teyitsiz bilgilere karşı dikkatli olunmasını ve yalnızca resmi kurumların açıklamalarına itibar edilmesini istedi.
İletişim Başkanı Duran, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Son dönemde ABD ve İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi ve diğer bölge ülkelerini de etkilemesi, kabul edilemez bir durumdur. Bölgemiz ve küresel barış açısından ciddi bir endişe kaynağıdır.
Yaşanan gelişmeler, sadece taraf ülkeleri değil, geniş bir coğrafyada istikrarı ve sivillerin güvenliğini tehdit etmektedir. Bu çerçevede diyalog ve müzakere mekanizmalarının ivedilikle yeniden devreye alınması gerekmektedir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, ilkesel olarak her zaman kalıcı barıştan, bölgesel istikrardan ve uluslararası hukuka dayalı çözüm arayışlarından yana olmuştur.
Türkiye, gerilimin düşürülmesi, sivillerin korunması ve diplomatik kanalların etkin biçimde işletilmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edecektir.
Devletimiz bütün kurumlarıyla bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmekte ve vatandaşlarımızın güvenliği için gerekli önlemleri almaktadır.
İletişim Başkanlığı olarak bu süreçte, yapılmak istenen provokasyonlar ve yayılmak istenen dezenformasyonlarla mücadelemizi sürdürüyoruz. Medyamızın da süreci her zaman olduğu gibi objektif ve Türkiye merkezli ele alacağına yönelik inancımız tamdır.
Vatandaşlarımızın bu süreçte başta dijital medya alanında olmak üzere yapılan provokasyonlara ve dezenformasyonlara karşı daha duyarlı olması; teyit edilmemiş bilgileri dikkate almaması ve resmî kurumlarımızın açıklamalarına itibar etmesini önemsiyoruz.”




