Türkiye'de kızamık vakalarındaki artış yeniden gündemde. Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) paylaştığı verilere göre 2025 yılının tamamında 228 olan kızamık vaka sayısı, 2026'nın ilk 5 ayında 877'ye ulaştı.
Kaynak haberde ise Eylül 2026 itibarıyla bildirilen vaka sayısının 1.103'e çıktığı belirtiliyor. Uzmanlar, aşılama oranlarındaki düşüş ve aşı kararsızlığının aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden yayılmasına zemin hazırladığı uyarısında bulunuyor.
Kızamıkla birlikte boğmaca, menenjit ve su çiçeği gibi hastalıkların yeniden görülmesi, çocukluk çağı aşılarının önemini bir kez daha gündeme getirdi.
TTB'nin 7 Ekim'de yayımladığı değerlendirmede de Türkiye'deki bağışıklama hizmetlerinin uzun süredir sorun yaşadığı savunuldu. Birliğin verilerine göre kızamık vakalarındaki artış özellikle 2026'da hızlandı.
Sağlık Bakanlığının da Kızamık Eliminasyon Programı kapsamındaki çalışmalarını sürdürdüğü görülüyor. Bakanlığa bağlı birimlerde Eylül 2026'da programa ilişkin güncel dokümanlar yayımlandı; ayrıca sağlık kuruluşlarında kızamık sürveyansı ve aşı reddi istatistiklerinin takibi yürütülüyor.
Kızamık Vakaları Neden Yeniden Artıyor?
Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, kaynak haberdeki değerlendirmesinde sorunun yalnızca aşı oranlarıyla açıklanamayacağını belirtti.
Şenol, aşı reddi ve kararsızlığının yanı sıra koruyucu sağlık hizmetleri, bulaşıcı hastalıkların erken tespiti ve sağlık verilerinin paylaşılmasına ilişkin sorunlara işaret etti.
Aşı kabulünün yaklaşık yüzde 92 seviyesinde gösterildiğini belirten Şenol, gerçek kaybın resmi verilere yansıyandan daha yüksek olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Türkiye'nin yoğun nüfus hareketliliğine sahip olması nedeniyle bulaşıcı hastalıkların erken tespitinin ayrıca önemli olduğunu vurgulayan Şenol, kızamığın yanında boğmaca, menenjit ve su çiçeği vakalarının da görüldüğünü belirtti.
TTB'nin güncel değerlendirmesinde ise aşılama oranlarının ülke genelindeki yüksek ortalamaların arkasında bölgesel farklılıklar barındırabildiği belirtiliyor. Birliğin değerlendirmesine göre geçmiş yıllarda bazı bölgelerde kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısındaki kapsayıcılık ülke ortalamasının altında kaldı.
Uzmanlardan Aşı ve Koruyucu Sağlık Uyarısı
TTB Aile Hekimliği Kolu da aşı kararsızlığı ve aşı reddiyle mücadele edilmesi gerektiğini savunarak bilimsel verilere dayalı ve sürdürülebilir bir aşılama politikasının önemine vurgu yaptı.
Prof. Dr. Şenol ise ailelerin doğru ve güvenilir bilgilere ulaşmasının önemli olduğunu belirterek özellikle okullardaki bulaşıcı hastalık riskleri konusunda şeffaf bilgi paylaşımının artırılması gerektiğini ifade etti.
Sağlık Bakanlığı tarafında ise Kızamık Eliminasyon Programı devam ediyor. Bakanlığa bağlı sağlık kuruluşlarının görevleri arasında kızamık sürveyansı, aşı ihtiyaçlarının belirlenmesi, soğuk zincir denetimleri ve aşı reddi istatistiklerinin tutulması da bulunuyor.




