Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş Onikişubat'ta peş peşe yaşanan okul baskınları, Balıkesir'de eğitim camiasını sokağa döktü.
Türk Eğitim-Sen Balıkesir 1 Nolu Şube, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği sert açıklamada, okulların güvenlik zafiyeti nedeniyle adeta "Teksas" vari bir şiddet sarmalına sürüklendiği uyarısında bulundu.
"Okullar Teksas'a Dönmesin": Balıkesir'de Eğitimcilerden Sert Uyarı
Türk Eğitim-Sen Balıkesir Şube Başkanı Ahmet Baki, Siverek’te yaşanan silahlı saldırının ardından yaptığı basın açıklamasında, eğitim kurumlarının güvenli alanlar olmaktan çıktığını vurguladı. Baki, Türkiye'deki okul ortamlarının ABD'deki trajik okul saldırılarını andıran bir tabloya bürünmesinden duyduğu derin endişeyi dile getirdi.

Türk Eğitim-Sen'in "Acil Önlem" Reçetesi
Başkan Ahmet Baki, okullarda can güvenliğinin sağlanması için şu somut adımların ivedilikle atılması gerektiğini belirtti:
- Güvenlik Görevlisi Tahsisi: Her okula profesyonel güvenlik görevlisi veya kolluk desteği sağlanmalı, giriş-çıkışlar sıkı denetlenmelidir.
- Teknolojik Takip: Tüm okullar kesintisiz çalışan kamera sistemleriyle donatılmalıdır.
- Psikolojik Destek: Her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde kadro planlaması yapılmalıdır.
- Disiplin Reformu: Disiplin yönetmelikleri öğretmenin otoritesini koruyacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
"Öğretmenin Önünde Ceket İliklenen Günlerden, Silah Sıkılan Günlere..."
Eğitimdeki itibar kaybına dikkat çeken Baki, toplumsal dönüşümün korkutucu boyutlarını şu sözlerle özetledi:
“Öğretmeninin önünde ceket ilikleyen öğrencilerin bugün silahla okullara girip kurşun sıkabildiği bir noktaya nasıl geldik? Çeteleşmeyi özendiren diziler, mafyavari oluşumları teşvik eden sosyal medya içerikleri durdurulmalıdır. Öğretmenin itibarı sarsılırsa, milletin itibarı yer yeksan olur.”
"Eğitimde Güvenlik Zirvesi Şart"
Balıkesir’den yükselen bu ses, aslında tüm Türkiye’nin ortak korkusunu temsil ediyor. Üst üste gelen okul saldırıları, mevcut güvenlik protokollerinin iflas ettiğini gösteriyor. Türk Eğitim-Sen’in önerdiği “Güvenlik Zirvesi” teklifi, konunun sadece emniyet değil; sosyolojik, pedagojik ve yasal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini kanıtlıyor. Özellikle dizilerdeki şiddet güzellemesi ve sosyal medyadaki kontrolsüz içeriklerin, ortaokul çağındaki çocukları birer fail haline getirmesi, devletin acilen "şiddete sıfır tolerans" ilkesini yasalaştırmasını zorunlu kılıyor. Eğer bugün Ahmet Baki’nin uyarısı dikkate alınmazsa, okullar eğitim yuvası değil, travma merkezleri haline gelecektir.





