Balıkesir’de TÜKODER tarafından düzenlenen panelde artan hayat pahalılığı, temel gıdaya erişim sorunu ve engelli tüketicilerin yaşadığı yapısal engeller masaya yatırıldı. TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, “Derin yoksulluk yalnızca gelir düşüklüğü değildir” derken, Ziraat Mühendisi Deniz Kapıkıran ise “Gıda egemenliği artık zorunluluk” mesajı verdi.
Balıkesir Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) tarafından, derinleşen yoksulluk koşullarında tüketicilerin yaşadığı sorunların ele alındığı kapsamlı bir panel düzenlendi. Kent Konseyi ev sahipliğinde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Abdullah Soykan yaptı. Panele TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal ile İstanbul Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Ziraat Mühendisi Deniz Kapıkıran konuşmacı olarak katıldı.
Panelde artan hayat pahalılığı, temel tüketim maddelerine erişimde yaşanan zorluklar ve engelli tüketicilerin karşılaştığı yapısal sorunlar öne çıktı. Katılımcıların soru ve katkılarıyla etkinlik interaktif bir ortamda gerçekleşti.
Panelin ardından Balıkesir’de ilk kez engellilere yönelik TÜKODER tarafından düzenlenen sosyal etkinlikte tüketiciler ve engelli bireyler bir araya geldi. Canlı müzik eşliğinde düzenlenen yemek organizasyonuyla katılımcıların günlük sıkıntılardan bir nebze uzaklaşması amaçlandı.
“DERİN YOKSULLUK SADECE GELİRLE AÇIKLANAMAZ”
Panelde konuşan TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, derin yoksulluğun yalnızca gelir düşüklüğüyle açıklanamayacağını belirterek, “Derin yoksulluk; sağlıklı gıdaya, temiz suya ve insanca yaşama erişimin sistematik biçimde engellenmesidir” dedi.
Konuşmasına gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu anarak başlayan Koçal, Mumcu’nun bağımsızlık vurgusunun bugün daha iyi anlaşılması gerektiğini söyledi.
“TÜKODER HİÇBİR SİYASİ YAPININ ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR”
TÜKODER’in 36 yıllık mücadelesine değinen Koçal, derneğin hiçbir siyasi partiye ya da ticari yapıya bağlı olmadığını vurguladı. Hiçbir ticari kuruluştan bağış almadıklarını belirten Koçal, “Biz parti değiliz. Doğumdan ölüme kadar herkes tüketicidir ve biz bu hak mücadelesini yürütüyoruz” diye konuştu.
“TÜKETİM TOPLUMU BİLİNÇLİ ŞEKİLDE OLUŞTURULUYOR”
Kapitalist sistemin tüketim üzerinden varlığını sürdürdüğünü ifade eden Koçal, elektronik ürünler üzerinden örnek vererek bireylerin sürekli tüketime yönlendirildiğini söyledi. “Sizi kandıramazlarsa çocuklarınızı kandırıyorlar. Dünya elektronik çöplüğüne dönüşüyor” dedi.
“HAKEM HEYETLERİ TÜKETİCİNİN ADALETE AÇILAN KAPISI”
Tüketici Hakem Heyetlerinin önemine dikkat çeken Koçal, bu mekanizmanın zayıflatıldığını belirtti. 2018’de 1080 olan hakem heyeti sayısının 211’e düştüğünü, Balıkesir’de de Altıeylül ve Karesi heyetlerinin kapatıldığını söyledi.
“Geç kalan adalet, adalet değildir” diyen Koçal, dijital başvuru sisteminin özellikle engelli bireyler için yeterli olmadığını, adalet arayışının zorlaştığını ifade etti.
“LİNKLERDEN ALIŞVERİŞ YAPMAYIN”
Sosyal medya üzerinden yapılan alışverişlere karşı uyarıda bulunan Koçal, linkler üzerinden yapılan satışlarda karşı tarafın çoğu zaman tacir ya da esnaf olmadığını ve tüketicinin yasal haklarını kullanamadığını söyledi. İnternet alışverişlerinde 14 günlük cayma hakkının yalnızca mesafeli satışlar için geçerli olduğunu hatırlattı.
“YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, HAKLAR GERİLİYOR”
Koçal, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, tüketicinin artık pazara “ne alayım” diye değil “neyden vazgeçeyim” diye gittiğini belirtti. Sağlıklı gıda, konut, su ve eğitime erişimin anayasal hak olduğunu vurguladı.
“GIDA EGEMENLİĞİ ZORUNLULUK”
Panelin diğer konuşmacısı Deniz Kapıkıran, Balıkesir’in tarımsal potansiyeline dikkat çekerek gıda egemenliğinin stratejik önemine işaret etti.
“CAN’IN HİKÂYESİ TÜRKİYE’NİN HİKÂYESİ”
Kapıkıran, derin yoksulluğu “Can” adlı kurgusal bir çocuk üzerinden anlatarak milyonlarca çocuğun açlıkla mücadele ettiğini söyledi.
“TARIM ARAZİLERİ VE SULAR YOK OLUYOR”
Son 22 yılda yaklaşık 2,5 milyon hektar tarım arazisinin kaybedildiğini belirten Kapıkıran, meraların ve su kaynaklarının hızla yok olduğunu vurguladı.
“ÜRETİCİ BORÇLU, TÜKETİCİ PAHALI GIDAYLA BAŞ BAŞA”
Üretici ile tüketici arasındaki zincirin koptuğunu söyleyen Kapıkıran, bazı ürünlerde üretici ile market fiyatı arasında yüzlerce kat fark oluştuğunu belirtti. Pestisit kalıntısı sorununun ise halk sağlığı krizine dönüştüğünü ifade etti.
“ÇÖZÜM: PLANLI VE KAMUCU TARIM POLİTİKASI”
Kapıkıran, çözümün kamucu anlayışla planlı tarım politikaları, kooperatifçilik, alım garantisi ve ekolojik üretimin yaygınlaştırılması olduğunu belirterek, “Tüketiciyi korumak için üreticiyi korumak zorundayız” dedi.










