Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde kurultay sonrasında patlak veren ve mahkemenin "mutlak butlan" kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel merkezde kontrolü yeniden ele almasıyla tırmanan liderlik krizi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altına taşındı.

CHP Genel Merkezi'nin, milletvekili olmayan eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun önümüzdeki salı günü Meclis'te düzenlenecek haftalık olağan CHP Grup Toplantısı'nda kürsüye çıkacağını duyurması, Ankara kulislerinde yasal bir tartışma başlattı.

Geçtiğimiz hafta grup toplantısını CHP Grup Başkanı sıfatıyla Özgür Özel'in gerçekleştirmesinin ardından, iki liderin Meclis kürsüsü üzerinden giriştiği bu meşruiyet mücadelesine son noktayı koyacak kritik açıklama devletin zirvesinden geldi. Tartışmalara doğrudan müdahil olan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yasal mevzuatı işaret ederek CHP'deki iki başlı kürsü krizine net bir açıklık getirdi.


Numan Kurtulmuş: "Konuşmayı Önleyecek Hiçbir Yasal Madde Yok"

Yurt dışı resmi temasları kapsamında gerçekleştirdiği Finlandiya ve İsveç ziyaretlerinin dönüşünde uçakta gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtlayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Merkezi ile CHP Meclis Grup Başkanlığı arasında yaşanan yetki ve imza krizini yakından takip ettiğini belirtti. Kurtulmuş, meclis mevzuatının son derece net olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Ortada CHP Genel Merkezi ve CHP Grup Başkanlığı tarafından gelmiş yazılar var. CHP Meclis Grup Başkanvekillerinin imzasıyla Grup Başkanı olarak geçen hafta Sayın Özgür Özel grup toplantısı yaptı. Aynı şekilde önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir yasal madde yok. Dolayısıyla biz Meclis Başkanlığı olarak hukuki mevzuata göre hareket etmek durumundayız."


Tarihi "Cindoruk ve Karayalçın" Örneği Hatırlatıldı

Meclis Başkanı Kurtulmuş, bugün yaşanan krizin Türk siyasi tarihinde bir ilk olmadığını belirterek geçmişten çarpıcı bir örnek paylaştı. Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) döneminde yaşanan benzer bir duruma atıfta bulunan Kurtulmuş, şu tarihi anekdotu aktardı:

"Geçmişte benzer bir uygulamaya şahit olmuşuz. Sayın Murat Karayalçın, SHP Genel Başkanı ama milletvekili değil. Sayın Karayalçın’a rağmen Aydın Güven Gürkan Meclis Grup Başkanı olarak seçiliyor. Bu konuyla ilgili nasıl hareket edileceğine ilişkin o zamanki TBMM Başkanı rahmetli Hüsamettin Cindoruk'a soruluyor. Cindoruk da 'Meclis Başkanlığı olarak bir partinin iç işlerinde taraf değiliz' diyerek çok açık bir şekilde konumunu belli ediyor. Hem grup başkanlığından gelen yazıyı kabul ediyor hem de o zamanki Genel Başkan Murat Karayalçın meclis grubunda konuşma yapıyor. Bizim için de konu dün de açıktır, bugün de açıktır."


"Meclis Başkanlığını Siyasi Polemiklerin Tarafı Yapmasınlar"

CHP içerisindeki çelişkiyi üzülerek takip ettiğini ve bir Meclis Başkanı olarak ilk andan itibaren tarafsız kalmaya büyük özen gösterdiğini ifade eden Numan Kurtulmuş, bazı siyasi yorumculara ve gazetecilere de sert uyarılarda bulundu:

"Çok az sayıda da olsa bazı siyasi yorumcular, Meclis Başkanlığını bu konunun tarafı yapmaya kalkmasınlar. Bu meselenin çözüm yeri Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi kurumsal kimliğidir. Meclis Başkanlığı, gündelik politik polemiklerin veya siyasi magazinin gündemi olamaz. Meclis İçtüzüğü’nün ve partilerin grup iç yönetmeliklerinin hangi yetkileri verdiğinin farkındayım. Herhangi bir partinin Meclisteki iç işleyişiyle ilgili TBMM Başkanlığına bırakılmış bir inisiyatif ya da müdahale hakkı yoktur."

Muhabir: Haber Merkezi