Eğitim-İş, Eğitim-Sen, ADD, BAÇEV, ÇYDD, Hacı Bektaşi Veli Kültür ve Tanıtma Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, YKKED ve 29 Ekim Kadınları Derneği ÇEDES Projesinin hukuksuz ve tehlikeli olduğuna dikkat çekti. Katılımcılar laik, çağdaş ve bilimsel eğitimin gericileştirilmesi karşı olduklarını ifade ettiler.
“SEÇİM BİTTİ EĞİTİMİN GERİCİLEŞTİRİLMESİ ÇALIŞMALARI BAŞLADI” Basın açıklamasında imzası bulunan dernek ve sendikalar adına açıklamayı okuyan ÇYDD Balıkesir Şube Başkanı İsmail Erten şunlara dikkat çekti: “Seçimlerin bitmesinin ardından iktidar, eğitimi gericileştirme çalışmalarına gözle görülür şekilde hız vermiştir. Kamuoyunda iktidar ortağı bazı siyasi partilerin programında belirttikleri “Ahiret öncelikli eğitim” ile Anayasamızın ilk dört maddesinin tartışmaya açılmasının yankıları sürerken MEB, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ortak yürüttüğü “Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum” projesi kapsamında yapılan protokolle önce Eskişehir ve İzmir’de, her geçen gün yeni gelen duyumlarla okullara “manevi danışman” adı altında imam, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kur’an Kursu öğreticileri görevlendirilmektedir. Yine geçen hafta valilik onayı ile İstanbul’un farklı ilçelerinde toplam 238 okul TÜGVA’ya tahsis edilmiştir. TÜGVA, devlet okullarında yaz tatili boyunca “dini” eğitimler düzenleme hakkında kavuşmuştur. Bu projelerin eğitim sistemimizin laik, bilimsel ve çağdaş niteliğini yok etmeye yönelik olduğu, çocuklarımızı vakıf ve dernekler üzerinden tarikatların kıskacına alınacağı ve eğitimin dinselleştirilmesine hizmet edeceği apaçık ortadadır.

“ÇEDES HUKUKSUZDUR” ÇEDEŞ projesi hukuksuzdur ve laiklik ilkesinin açık bir ihlalidir. Çünkü; Anayasamızın ikinci. On dördüncü ve kırk ikinci maddeleri Eğitim ve Öğretimin Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre devletin gözetimi ve denetimi altında yapılır demektedir. Yine aynı şekilde 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda eğitim ve öğretim hizmetlerinin devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur yazarken, bakanlık ÇEDES ve benzeri protokollerle bu görev alanını devrederek, vakıfları ve dernekleri kendi sorumluluk alanına sokarak kanunlarıyla çelişmektedir.
“PEDAGOJİK FORMASYONU BULUNMAYANLAR EĞİTİM VEREMEZ” ÇEDES projesi tehlikelidir. Çünkü pedagojik formasyonu olmayan, çocuklara nasıl davranılacağı ve yaklaşılacağının eğitimini bilimsel yollarla almamış imam, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kuran Kursu öğreticilerinin eğitim-öğretim süreçlerine katılmaları çocuklarımızın psikolojik gelişimi için ciddi bir risk oluşturacak ve travmatik etkileri de beraberinde getirebilecektir. Okullarda danışmanlık hizmeti Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik öğretmenlerinin sorumluluğundadır. Yine din eğitimi de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi alanında uzman öğretmenler tarafından zaten verilmektedir. Yüzbinlerce öğretmen atama beklerken devletin kaynaklarının bu projeler aracılığıyla eğitimi gericileştirmeyi amaçlayan eğitimle ilgisi olmayan kurumlara ve kişilere aktarılması kabul edilemez. Bu proje öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırırken öğretmenlerin mesleki yeterliliklerini de tartışmaya açmaktadır.

“BU PROJEYE DUR DİYELİM” Cumhuriyetimizin, laik, bilimsel ve çağdaş eğitim sistemimizin temeline dinamit koyan bu projeye gelin birlikte dur diyelim. Çocuklarımız aydınlık yarınlarımızın en büyük güvencesidir. Gelecekte çocuklarımızın kendilerine dayatılan hukuksuzlukları ve yanlışları bilinçli birer yurttaş olarak reddetmelerini istiyorsak bu duruşu önce bizler gösterelim. Onların geleceği için bu uygulamaları reddedelim.”
Muhabir: Politika Gazetesi