Patates ve soğanda bu kadar kısa sürede ne değişti?

Türkiye'de en çok tüketilen iki temel gıda ürünü olan patates ve kuru soğanda yaşanan fiyat artışı, hem tüketiciyi hem de üreticiyi düşündürüyor. Yakın zamana kadar kilogramı 15-20 liradan satılan ürünlerin kısa sürede iki katına yaklaşması, "Bu fiyatları kim belirliyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB) verilerine göre yalnızca bir ay içinde markette kuru soğanın fiyatı yüzde 32,5, patatesin fiyatı ise yüzde 24,7 arttı. Bu oranlar, genel enflasyonun çok üzerinde bir yükselişe işaret ediyor.


Gerçekten üretim mi azaldı?

Uzmanlara göre fiyat artışının tek nedeni üretim eksikliği değil.

Patates ve soğan yılın belirli dönemlerinde depolardan piyasaya sunulan ürünler. Yeni hasat ile eski ürün arasındaki geçiş dönemlerinde arz azalabiliyor. Ancak mevcut artışın yalnızca mevsimsel nedenlerle açıklanamayacağı belirtiliyor.

Çünkü Türkiye, patates ve soğan üretiminde kendi ihtiyacını karşılayabilen ülkeler arasında yer alıyor.


Peki fiyatları kim belirliyor?

Serbest piyasa ekonomisinde fiyatları doğrudan devlet belirlemiyor. Ancak fiyat oluşumunda; üretici maliyetleri, komisyoncular, tüccarlar, depolama maliyetleri, nakliye giderleri, market zincirlerinin kâr marjları birlikte etkili oluyor.

Üretici tarlada düşük fiyata satarken ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar katlanan maliyetleri, fiyatı birkaç kat artırabiliyor.

Özellikle depolarda bekletilen ürünlerin piyasaya kontrollü verilmesi yönündeki iddialar ise her fiyat artışında yeniden gündeme geliyor. Ancak bununla ilgili resmi olarak kanıtlanmış bir stokçuluk tespiti bulunmuyor.


Mazot, gübre ve elektrik faturası etkisi

Son yıllarda tarımın en büyük sorunu üretim maliyetleri oldu.

Mazot, gübre, zirai ilaç, sulama elektriği ve işçilik giderlerindeki artış nedeniyle birçok üretici ekim alanını daralttı veya üretimden çekildi.

Arzın azalması ise fiyatların yükselmesini kolaylaştıran en önemli etkenlerden biri olarak gösteriliyor.


Denetimler yeterli mi?

Vatandaşın en çok sorduğu sorulardan biri de bu.

Market rafına gelene kadar oluşan fiyat farkının hangi aşamada büyüdüğü sık sık tartışılıyor.

Ticaret Bakanlığı zaman zaman fahiş fiyat ve stokçuluk denetimleri gerçekleştirse de tüketici açısından sonuç değişmiyor. Çünkü denetimler fiyat artışını tamamen durdurmaya yetmiyor.


Serbest piyasa mı, fırsatçılık mı?

Ekonomistler bu konuda iki farklı görüş dile getiriyor.

Bir kesim, arz-talep dengesinin fiyatı belirlediğini savunurken, diğer kesim ise bazı dönemlerde oluşan panik havasının ve fırsatçı satışların fiyatları gereğinden fazla yükselttiğini ifade ediyor.

Özellikle zincir marketler ile üretici arasındaki fiyat farkının büyümesi, tartışmaların odağında yer alıyor.


Vatandaşın son sığınağı da pahalandı

Kırmızı et, tavuk ve balığın ardından şimdi de patates ve soğan birçok aile için hesaplanarak alınan ürünler arasına girdi.

Eskiden "Hiç olmazsa patates-soğan yeriz" diyen dar gelirli vatandaş, bugün en temel gıda ürünlerini bile kilogram hesabıyla almak zorunda kalıyor.

Birçok pazarda patates ve kuru soğanın kilogram fiyatı 30-45 TL bandında değişirken, bazı marketlerde kampanyalı fiyatlar bunun altına inse de genel eğilim yukarı yönlü seyrediyor.


Çözüm nerede?

Uzmanlara göre kalıcı çözüm; üretim planlamasının güçlendirilmesi, çiftçinin maliyetlerinin düşürülmesi, depolama ve aracılık sisteminin şeffaflaştırılması, üreticiden tüketiciye uzanan zincirde fiyat denetimlerinin artırılması ile mümkün olabilir.

Aksi halde patates ve soğan gibi temel ürünlerde yaşanan dalgalanmaların her sezon tekrar etmesi bekleniyor.

Patates ve soğan fiyatlarındaki artış tek bir nedene bağlanamıyor. Artan üretim maliyetleri, arzdaki dönemsel daralma, dağıtım zincirindeki yüksek maliyetler ve serbest piyasa koşulları fiyatları yukarı taşıyan başlıca etkenler olarak öne çıkıyor. Ancak tüketici açısından değişmeyen gerçek şu: Birkaç hafta önce uygun fiyatlı kabul edilen patates ve soğan, bugün mutfak bütçesini zorlayan ürünler arasına girmiş durumda. Vatandaş ise haklı olarak aynı soruyu soruyor: "Türkiye'nin en temel gıdaları bile bu kadar kısa sürede nasıl iki katına çıkabiliyor?"

Muhabir: OSMAN KANTARLIOĞLU