SON DAKİKA: Emeklilik Sisteminde Deprem! Yargıtay Kararı Verdi: SGK Artık Hizmet Birleştirmeye Zorlayamayacak
Emeklilik hayali kuran milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren ve sosyal güvenlik sistemindeki tüm dengeleri kökten değiştirecek emsal niteliğinde tarihi bir yargı kararı ortaya çıktı. Yıllarca farklı sigorta kollarında (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) prim ödeyip emeklilik gününü bekleyen vatandaşların sıklıkla mağduriyet yaşadığı zorunlu "hizmet birleştirme" uygulaması, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun verdiği son kararla tamamen iptal edildi.
Sosyal güvenlik dünyasında taşları yerinden oynatan bu gelişmenin detaylarını SGK Başuzmanı İsa Karakaş kamuoyuyla paylaştı. Karara göre; asgari prim şartlarını halihazırda tek bir kurumda yerine getirmiş olan sigortalılar, kendi iradeleri dışında başka bir kurumdaki primlerini birleştirmeye zorlanamayacak. Bu sayede vatandaşlar, kendilerine en yüksek maaşı ve en erken emekliliği sağlayan statüyü özgürce seçebilecek.
SGK'nın "Son 7 Yıl" Oyunu Mahkemeden Döndü
Birçok sigortalının emeklilik dilekçesi verirken karşılaştığı en büyük engellerden biri, mevzuattaki "son 7 yıllık hizmet süresinde hangi kuruma daha çok prim ödenmişse o statüden emekli olunur" kuralıydı. Emsal davaya konu olan süreçte de SGK bu kuralı öne sürerek bir vatandaşı mağdur etti. İşte milyonların önünü açan o davanın çarpıcı detayları:
|
Sigortalı Hizmet Detayları |
Prim Gün Sayısı |
|
SSK (4A) Hizmet Süresi |
6.730 Gün |
|
Bağ-Kur (4B) Hizmet Süresi |
2.092 Gün |
|
Emekli Sandığı (4C) Hizmet Süresi |
450 Gün |
|
SSK Emeklilik Şartı |
25 Yıl Sigortalılık ve 5.000 Prim Günü (Dolduruldu) |
|
SGK'nın Dayatması |
"Son 7 yılın Bağ-Kur ağırlıklı, 9.000 günü tamamlamalısın!" |
Davacı sigortalı, SSK şartlarına göre emekliliğe hak kazanmış olmasına rağmen, SGK hizmet birleştirmesini zorunlu tutarak kişiyi Bağ-Kur statüsüne soktu ve hak ettiği aylığı geciktirerek bağladı. Vatandaş ise hak kaybının önlenmesi ve uğradığı zararın faiziyle tahsili için İş Mahkemesi'nin kapısını çaldı.
Hukuk Genel Kurulu Son Noktayı Koydu: "Kişinin İradesi Üstündür"
Yerel İş Mahkemesi, "Sigortalı, hizmet birleştirmesine zorlanamaz. Hak sahibinin iradesine üstünlük tanınması asıldır" diyerek davacıyı haklı buldu ve 1 Nisan 2002 itibarıyla geriye dönük maaş farklarının faiziyle ödenmesine hükmetti. SGK'nın karara itiraz ederek davayı İstinaf ve ardından Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne taşıması süreci uzatsa da son sözü en yüksek yargı merci söyledi.
Dosyayı inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan "Tasarruf İlkesi" uyarınca yerel mahkemenin direnme kararını onadı. Yüksek mahkeme, sigortalının yalnızca işine gelen kurumları birleştirebileceğine, istemediği hizmet kollarını (bu davada Bağ-Kur) sistemin dışında tutabileceğine hükmetti.





