Türk futbolunun bilge ismi Şenol Güneş, yeşil sahalara dönüşüyle ilgili merak edilen sorulara Bolu'da yanıt verdi.
Burak Yılmaz’ın istifasıyla sarsılan futbol gündemine dair sessizliğini bozan Güneş, Türkiye’deki futbol iklimini "sağlıksız" olarak niteledi ve geri dönme konusundaki tereddütlerini esprili ama bir o kadar da düşündürücü bir dille paylaştı.
Şenol Güneş: "Yapay Zekâ Bile 'Türkiye'de Çalışma' Dedi"
Bolu'da katıldığı bir etkinlikte eşofmanlarını yeniden giyip giymeyeceği sorulan Şenol Güneş, çalışma ortamının kalitesine vurgu yaptı. Türkiye'deki mevcut futbol koşullarını yapay zekâ üzerinden analiz eden Güneş, salonu hem güldüren hem de düşündüren şu ifadeleri kullandı:
"Birçok parametre koyuyorum; bazen 'çalışmasak da olur' diye düşünüyorum. Hatta yapay zekâya sordum; o da Türkiye koşullarındaki takımlarda çalışmamın zor olduğunu söyledi. Ortamın ne kadar sağlıklı olacağını sorgulamaya başladım."

Burak Yılmaz’a Tam Destek: "Söyledikleri Doğruydu"
Dün akşam Gaziantep FK'dan istifa eden ve zehir zemberek açıklamalarda bulunan Burak Yılmaz'ın sözlerine de değinen Güneş, eski öğrencisinin arkasında durdu. Genç meslektaşının isyanını haklı bulan deneyimli teknik adam, hakem yönetimlerine ve ligdeki kaosa dair şu eleştirilerde bulundu:
- "Burak Yılmaz Haklı": "Biraz sert konuştu ama söyledikleri doğruydu. Maalesef hakemlerimizden herkes şikâyetçi."
- "İyi Ki Bu Ligde Yokum": Mevcut atmosferden duyduğu rahatsızlığı gizlemeyen Güneş, dürüst olmak gerekirse bazen dışarıda kaldığı için kendini şanslı hissettiğini belirtti.
"Türk Futbolu İçin Bir Uyarı Fişeği"
Şenol Güneş gibi Türk futbolunun en üst seviyelerini görmüş bir figürün "Yapay zekâ bile çalışmamı önermiyor" esprisi, aslında ligin geldiği idari ve teknik tıkanıklığı gösteren en acı ironilerden biridir. Burak Yılmaz’ın "beni vururlar" noktasına gelen isyanının ardından, Güneş’in de "sağlıksız ortam" vurgusu yapması; futbol yönetimindeki güven erozyonunun ne kadar derinleştiğini kanıtlıyor. Güneş’in dönüş için sunduğu bu "sağlık" kriteri, federasyon ve hakem yapısı değişmediği sürece Türk futbolunun en büyük beyinlerinin dışarıda kalmaya devam edeceğinin bir sinyalidir.




