Avrupa seyahatlerinde on yıllardır süregelen "pasaport damgalama" geleneği tarih oluyor.
Schengen bölgesinde sınır geçişlerini tamamen dijitalleştiren ve güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkaran Giriş/Çıkış Sistemi (EES), yarın (10 Nisan 2026) itibarıyla resmen yürürlüğe giriyor.
Schengen'de Biyometrik Kayıt Zorunluluğu Başlıyor
Avrupa Birliği (AB) dışından gelen yolcular için sınır kapılarında artık manuel pasaport kontrolleri yerine dijital kiosklar ve biyometrik tarayıcılar devrede olacak. 10 Nisan’dan itibaren geçerli olacak yeni sistemle birlikte, pasaport türü ne olursa olsun (Umuma Mahsus, Hususi veya Hizmet) tüm yolcuların dijital kaydı tutulacak.
Yeni Sistem Neleri Değiştiriyor?
- Fiziksel Damgaya Veda: Pasaport sayfalarına vurulan giriş-çıkış mühürleri tamamen kalkıyor. Bu sayede pasaport sayfalarının dolması sorunu tarih oluyor.
- Biyometrik Veri: İlk girişte her yolcunun parmak izi alınacak ve yüz taraması yapılacak. Bu veriler sistemde 3 yıl boyunca saklanarak sonraki geçişlerin hızlanmasını sağlayacak.
- Otomatik Süre Takibi: 180 gün içinde 90 gün kalış kuralı artık memurlar tarafından değil, sistem tarafından otomatik hesaplanacak. Süre aşımı yapanlar anında tespit edilerek sınır birimlerine bildirilecek.
Sınırlarda "Dört Saat" Uyarısı
Dijitalleşme uzun vadede hız getirecek olsa da geçiş sürecinin sancılı olması bekleniyor. Sınır kapılarında ilk kez parmak izi ve yüz taraması verecek olan milyonlarca yolcu nedeniyle kuyrukların uzaması öngörülüyor. Sektör temsilcileri, yolcuların uçuş veya tren saatlerine en az 4 saatlik bir tampon süre eklemelerini tavsiye ediyor. Bu sistem, 2026 sonunda devreye girmesi planlanan seyahat ön onay sistemi ETIAS’ın da temelini oluşturacak. Avrupa artık "kimin, ne zaman, nerede" olduğunu saniyeler içinde görebilecek bir dijital kalkan inşa ediyor.




