Şanlıurfa’da yaşanan 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından “Daha büyük bir deprem olur mu?” ve “Şanlıurfa hangi fay hattı üzerinde?” soruları yeniden gündeme geldi.

Şanlıurfa kent merkezi Kuzey Anadolu Fayı veya Doğu Anadolu Fayı'nın doğrudan üzerinde bulunmuyor; ancak bölgedeki aktif tektonik yapılar nedeniyle deprem tehlikesinden bağımsız da değil.


MTA'nın güncel Türkiye Diri Fay Haritası, ülkedeki diri fayların konumlarını ayrıntılı biçimde gösterirken Şanlıurfa çevresindeki fay sistemleri de bölgenin deprem tehlikesini değerlendirirken önem taşıyor.

Son depremin ardından özellikle Bozova Fayı yeniden konuşulmaya başlandı. Bununla birlikte tek bir depremin ardından daha büyük bir depremin kesin olarak geleceğini söylemek bilimsel açıdan mümkün değil.

Bozova Fayi


Bir depremin öncü olup olmadığı da ancak ardından daha büyük bir deprem gerçekleşmesi halinde anlaşılabiliyor. Bu nedenle 5,4'lük sarsıntıyı tek başına “daha büyük depremin habercisi” olarak değerlendirmek doğru olmaz.


Şanlıurfa Hangi Fay Hattı Üzerinde?

Şanlıurfa denildiğinde ilk olarak önemli bir ayrımı yapmak gerekiyor. Kent, Türkiye'nin iki büyük doğrultu atımlı fay sistemi olan Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun üzerinde değil. Şanlıurfa kent merkezi, Doğu Anadolu Fay Zonu'nun ana kolunun da doğrudan üzerinde bulunmuyor.

Ancak bu durum Şanlıurfa'da deprem tehlikesinin olmadığı anlamına gelmiyor.

Bölgenin kuzeyinde ve kuzeybatısında Doğu Anadolu Fay Sistemi'nin etkilediği alanlar bulunurken, Şanlıurfa-Adıyaman çevresindeki Bozova Fayı da yerel ölçekte üzerinde durulan yapılardan biri.

MTA'nın 2026'da yenilediği Türkiye Diri Fay Haritası, aktif tektonik değerlendirmeler için güncel resmi başvuru kaynaklarından biri durumunda.

Dolayısıyla “Şanlıurfa fay hattının üzerinde mi?” sorusuna yalnızca evet veya hayır demek yerine, kentin ana Doğu Anadolu Fayı üzerinde olmadığı ancak çevresinde deprem üretebilecek tektonik yapıların bulunduğu şeklinde yaklaşmak daha doğru.


Şener Üşümezsoy Bozova Fayı İçin Ne Demişti?

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından yaptığı değerlendirmelerde özellikle Bozova Fayı'na dikkat çekmişti.

Sener Usumezsoy Simav Emet


Üşümezsoy, Pazarcık merkezli büyük depremlerin ardından Atatürk Barajı'nın güneyinde bulunan fay sistemindeki gerilimin değiştiğini savunmuş ve Bozova Fayı'nın stresle yüklendiğini söylemişti.

Üşümezsoy'un değerlendirmesine göre 6 Şubat'taki kırılmaların ardından meydana gelen gerilim değişimleri Bozova ve Harmancık faylarını etkiledi. Özellikle Arap levhasının hareketinin bu faylar üzerindeki stresi artırdığı görüşünü dile getirdi.

Üşümezsoy ayrıca Atatürk Barajı çevresindeki tektonik yapının dikkatle takip edilmesi gerektiğini savundu.

Ancak bu değerlendirmeler, Şanlıurfa'da belirli bir tarihte veya belirli bir büyüklükte deprem meydana geleceği anlamına gelmiyor.


Naci Görür'ün Şanlıurfa İçin Yaklaşımı Ne?

Prof. Dr. Naci Görür'ün deprem riski konusundaki yaklaşımında ise tek tek depremlerin ardından “şimdi neresi kırılacak?” sorusundan çok kentlerin depreme hazırlanması öne çıkıyor.

Naci Gorur Datca Deprem Aciklamasi


Görür, Türkiye'deki deprem tartışmalarında uzun süredir “deprem dirençli kent” yaklaşımını savunuyor. Bu yaklaşım yalnızca bir fayın kırılıp kırılmayacağına değil; yapı stoku, altyapı, zemin özellikleri ve afet hazırlığı gibi unsurlara birlikte bakılmasını gerektiriyor.

Şanlıurfa açısından da son depremden hareketle kesin bir “daha büyük deprem geliyor” sonucu çıkarmak yerine, kentin çevresindeki aktif tektonik yapıların dikkate alınması ve yapı güvenliğinin buna göre ele alınması önem taşıyor.


Şanlıurfa’da Daha Büyük Deprem Olabilir mi?

Bu sorunun bugün için “olacak” veya “olmayacak” şeklinde kesin bir cevabı yok.

Depremlerin gününü, saatini ve büyüklüğünü önceden kesin biçimde belirleyen güvenilir bir yöntem bulunmuyor.

Şanlıurfa ve çevresinde deprem üretebilecek yapılar bulunması gelecekte yeni depremler yaşanabileceği anlamına gelirken, son 5,4'lük depremin mutlaka daha büyük bir depremi tetikleyeceğini gösteren tek başına yeterli bir veri değil.

MTA'nın diri fay çalışmalarında da deprem tehlikesi değerlendirilirken fayların uzunluğu, morfolojisi, atımı, sismisitesi ve bölgenin tektonik yapısındaki konumu gibi çok sayıda unsur birlikte değerlendiriliyor.

Bu nedenle son depremin ardından asıl takip edilmesi gereken başlıklar AFAD'ın artçı deprem kayıtları, bilimsel saha incelemeleri ve ilgili kurumların bölgedeki faylara ilişkin değerlendirmeleri olacak.

Muhabir: Haber Merkezi