Balıkesir siyasetinin son günlerde en çok konuşulan başlığı, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın AK Parti’ye geçip geçmeyeceği iddiası.
Kulislerde dolaşan bilgiler, art arda gelen yalanlamalar, Ankara’dan sızan satır arası mesajlar ve sahadaki siyasi tablo, bu tartışmanın sıradan bir söylenti olmadığını gösteriyor.


Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ramazan Demir, balikesirim.net'te kaleme aldığı kapsamlı analizde hem bu iddiaların neden gündemden düşmediğini hem de Ahmet Akın’ın mevcut siyasi yalnızlığını tüm yönleriyle ele aldı.


Bu Tartışma Neden Boşuna Yapılmıyor?

Ramazan Demir’e göre ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var:
Bu konu, rastgele çıkarılmış bir dedikodu değil; sahadaki gözlemler, siyasi dengeler ve yaşanan gelişmelerin doğal bir sonucu.

Demir, yazısının daha başında önemli bir not düşüyor:
Bu değerlendirme bir temenni ya da yönlendirme değil; siyasetin sert gerçeklerinden süzülen bir analiz.


Ahmet Akın Sıradan Bir Belediye Başkanı mı?

Analize göre Ahmet Akın, Balıkesir için yalnızca bir Büyükşehir Belediye Başkanı değil.
Kuvayi Milliyeci bir ailenin torunu olarak, bu kentin siyasi ve toplumsal hafızasında güçlü bir karşılığı bulunuyor.

Bugüne kadar siyasette izlediği kendine özgü çizgi, partiler üstü bir perspektifle değerlendirildiğinde kolay silinecek türden değil.
Bu nedenle Akın’ın atacağı her adım, yalnızca kendi siyasi geleceğini değil; Balıkesir’in önümüzdeki yıllarını da doğrudan etkileyecek nitelikte.


Balıkesir Neden Yerinde Sayıyor?

Demir’in analizinde en kritik başlıklardan biri, merkezi yönetimle uyum meselesi.

Balıkesir gibi büyükşehir statüsündeki bir kentin, Ankara ile güçlü bağlar kurmadan ilerlemesinin mümkün olmadığı vurgulanıyor.
Geçmiş yıllarda yaşanan tecrübeler, Büyükşehir–Ankara hattı zayıf olduğunda hizmetlerin mutlaka aksadığını gösteriyor.

Bugün kentin temel sorunlarının da tam bu noktada düğümlendiği ifade ediliyor.


Ahmet Akın CHP İçinde Yalnız mı?

Analizin belki de en çarpıcı bölümü, Ahmet Akın’ın kendi partisi içindeki yalnızlığı.

Evet, Akın geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu döneminde CHP Genel Başkan Yardımcılığı yaptı.
Ancak Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra, parti örgütleri ve yerel teşkilatlar tarafından yeterince sahiplenilmediği artık gizlenemiyor.

Bunu görmek için uzun siyasi analizlere gerek olmadığını belirten Demir, sahadaki tabloya dikkat çekiyor: Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli’nin etkinliklerinde CHP örgütleri tam kadro yer alırken, Ahmet Akın’ın Büyükşehir programlarında aynı yoğunluğun görülmediği açıkça hissediliyor.

Üstelik Ahmet Akın, bu durumu CHP kadrolarının gözlerinin içine baka baka, bir değil, üç-dört kez yüksek sesle dile getirmiş durumda.

Bu tablo, kulislerde fısıldanan “yalnız başkan” tanımını doğrular nitelikte.


CHP ile Ahmet Akın Arasında Bir Doku Uyuşmazlığı mı Var?

Ramazan Demir’e göre mevcut tablo, Ahmet Akın ile CHP arasındaki doku uyuşmazlığının artık aleni hale geldiğini gösteriyor.

Bugün gelinen noktada Akın:

  • Bir yanda birbirinden kopuk bir A Takımı ile yönetilen Büyükşehir Belediyesi,

  • Diğer yanda ise kendi partisi içinde yalnızlaşmış bir siyasi figür konumunda.

Üstelik Demir’e göre Akın, bugüne kadar en büyük siyasi darbeleri muhalefetten değil; kendisine yakın gördüğü isimlerden aldı ve almaya devam ediyor.


Son Operasyonlar Bu Süreci Nasıl Etkiledi?

Analizde, son dönemde yaşanan “imar ve nüfuz kullanma” operasyonu da önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.

Bu süreçte oluşan belirsizlik ve kamuoyundaki tartışmalar, Akın’ın yalnızlığını daha da derinleştirmiş durumda.


Umre Sonrası Yeni Bir Yol Ayrımı mı?

Ramazan Demir, Ahmet Akın’ın Umre ziyareti dönüşü yaşanabilecek olası bir değişimin, hem Akın hem de Balıkesir açısından yeni bir başlangıç olabileceğine dikkat çekiyor.

Bu değişim, son operasyonun adeta “tuz biber ektiği” zorlu sürecin ardından:

  • Ahmet Akın’ın siyasi geleceğini toparlaması,

  • Balıkesir’in ise kaybettiği ivmeyi yeniden kazanması açısından bir fırsat olarak görülüyor.


AK Parti Seçeneği Gerçekçi mi?

Demir’in kişisel kanaati yazının sonunda net bir şekilde ifade ediliyor:

Ahmet Akın’ın, sağduyulu bir değerlendirme yaparak AK Partili bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yoluna devam etmesi,

  • Kendi siyasi birikimini heba etmemesi,

  • Balıkesir’in hizmet, yatırım ve merkezi uyum ihtiyacını karşılaması açısından gerçekçi bir seçenek olarak duruyor.

Bu durumun bir “geçiş” değil, bir devamlılık meselesi olduğu özellikle vurgulanıyor.


Bu Tartışma Bitmiş Değil

Ramazan Demir yazısını dikkat çekici bir notla noktalıyor:

“Ahmet Akın, yalanlamaktan bıkmadı; siz yazmaktan demeyin.
Siyasette 24 saat bile çok uzundur.”

Ve şu cümleyle analizini tamamlıyor:

Balıkesir artık beklemeye tahammülü olmayan bir şehir.


İŞTE RAMAZAN DEMİR'İN O ANALİZİ...

Balıkesir siyasetinde son günlerin en çok konuşulan konusu, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın AK Parti’ye geçip geçmeyeceği meselesi.

Kulislerde konuşulanlar, yalanlamalar, verilen mesajlar ve Ankara’dan gelen satır arası ifadeler…

Hepsi üst üste konulduğunda ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek duruyor: Bu tartışma boşuna yapılmıyor.

Önce şunu net söylemek gerekir.

Bu yazı bir temenni ya da yönlendirme değil; sahadan, gözlemden ve siyasetin acımasız gerçeklerinden süzülen bir analizdir.

Ahmet Akın, Balıkesir’de sadece bir belediye başkanı değildir. Kuvayi Milliyeci bir ailenin torunu olarak bu şehrin hafızasında karşılığı olan bir isimdir.

Bugüne kadar siyasette kendine özgü yaklaşımıyla bıraktığı izler, partiler üstü bir zeminde değerlendirildiğinde kolay silinecek cinsten değildir.

Tam da bu yüzden atacağı her adım, yalnızca kendi siyasi geleceğini değil, Balıkesir’in önümüzdeki yıllarını da doğrudan etkileyecektir.

Gelelim işin can alıcı noktasına…

Balıkesir yerinde saymayı hak etmiyor. Büyükşehir statüsünde bir kentin, merkezi yönetimle uyumlu olmadan yol alması mümkün değil.

Büyükşehir ile Ankara arasındaki bağ zayıf olduğunda, hizmetlerin mutlaka bir ayağı eksik kalıyor.

Bunu son yıllarda Balıkesir defalarca yaşadı.

Bugün kentin temel sıkıntısı da tam olarak burada düğümleniyor.

Bir diğer gerçek ise, Ahmet Akın’ın partisi içindeki yalnızlığıdır.

Evet, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde CHP Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. Ancak Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği günden bu yana, kendi partisi ve yerel teşkilatları tarafından yeterince sahiplenilmediği artık gizlenemiyor.

Bunu görmek için uzun analizlere gerek yok. Sahaya bakmak yeterli. Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli’nin etkinliklerinde CHP’nin örgüt kadroları adeta tam kadro yer alırken; Ahmet Akın’ın büyükşehir programlarında aynı tabloyu görmek mümkün olmuyor.

Zaten bu durumu da CHP kadrolarının gözlerinin içine baka baka bir değil, 3-4 kez yüksek sesle dillendirdi Ahmet Akın.

Bu durum, kulislerde fısıldanan “yalnız başkan” tanımını maalesef doğruluyor. İşin özü, şu an ki tabloya bakıldığında Ahmet Akın ile CHP arasındaki doku uyuşmazlığı aleni görülüyor!

Bugün gelinen noktada Ahmet Akın, hem birbirinden kopuk A Takımının sergilediği yönetim anlayışının hakim olduğu Büyükşehir Belediyesi’nde hem de kendi partisinin içinde yalnız bir figür haline gelmiş durumda.

Akın, bugüne kadar en büyük darbeyi muhalif partilerden değil, kendisine yakın gördüğü isimlerden aldı ve almaya da devam ediyor.

Üzerine bir de son yaşanan "imar, nüfuz kullanma operasyonu" ve belirsizlik eklenince bu yalnızlığın daha da derinleştiği görülüyor.

Belki de Umre dönüşü yaşanacak bir değişim; son operasyonun adeta tuz biber ektiği, her hâliyle canını daha da sıkan bu sürecin ardından, hem Ahmet Akın’a hem de ‘10 numaralı şehir’ Balıkesir’e iyi gelecektir.

Siyasette bazen bir yol ayrımı, yalnızca kişinin kendisi için değil; temsil ettiği şehir için de bir zorunluluk haline gelir.

Benim kişisel kanaatim nettir:
Ahmet Akın’ın, sağduyulu bir değerlendirme yaparak AK Partili bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yoluna devam etmesi; hem kendi siyasi birikimini heba etmemesi hem de Balıkesir’in kaybettiği ivmeyi yeniden kazanması açısından gerçekçi bir seçenek olarak durmaktadır.

Bu bir “geçiş” meselesi değil, bir devamlılık meselesidir.

Balıkesir’in hizmete, yatırıma ve güçlü bir merkezi uyuma ihtiyacı vardır. Siyaset kişisel kırgınlıklarla değil, şehirlerin geleceğiyle yapılır.

Ve son söz şudur:
"Ahmet Akın, yalanlamaktan bıkmadı, siz yazmaktan" demeyin!

Siyasette 24 saat bile çok uzundur.

Balıkesir ise artık beklemeye tahammülü olmayan bir şehirdir.

Selâmetle..

Muhabir: OSMAN KANTARLIOĞLU