Marmara Denizi'nde merkez üssü Yalova olan 3,5 büyüklüğündeki depremin ardından Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş'tan çarpıcı bir jeofizik analizi geldi.
Çınarcık Çukuru'nun hem doğudan hem de batıdan yoğun bir gerilme yükü altında olduğunu belirten Bektaş, "Çınarcık Çukuru iki ateş arasında. Kilitlenme noktalarının zorlanması, arkadan daha büyük bir depremin gelebileceğini gösterebilir" uyarısında bulundu. İşte Marmara sismisitesi ve fay dinamiklerine ilişkin tüm detaylar...
10 Ekim’de Marmara Denizi’nde Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki sarsıntı, bölgedeki fay hatlarının hareketliliğini bir kez daha gündeme taşıdı. AFAD verilerine göre yerin 7,96 kilometre derinliğinde gerçekleşen ve İstanbul başta olmak üzere çevre illerde de hissedilen depremin ardından gözler uzman isimlerin fay mekaniği değerlendirmelerine çevrildi.
"Çınarcık Çukuru İki Ateş Arasında": İki Uçlu Stres Transferi
Sosyal medya hesabı üzerinden Marmara Havzası’nın mevcut tektonik durumunu analiz eden Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgenin Doğu ve Batı kanatlarından çift taraflı baskı maruz kaldığına dikkat çekti.
Marmara'daki stres aktarım mekanizmasını "mengene" benzetmesiyle tanımlayan Bektaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Çınarcık çukuru iki ateş arasında: Havza mekaniği, Doğu’dan İzmit, Batı’dan Silivri Yükleniyor! İki Uçlu Stres Transferi: 1999 M7,4 İzmit depremi stres transferiyle Çınarcık Çukuru’na doğudan batıya yüklenirken; 2025 M6,2 Silivri depremi de batıdan doğuya gerilme aktarmıştır."
Mikro Kırılmalar Ne Anlama Geliyor?
Yer kabuğundaki kılcal sarsıntıların fayların direnç sınırlarını zorladığına işaret eden Prof. Dr. Bektaş, Adalar ve Çınarcık faylarındaki mevcut kilitlenme noktalarının kritik bir aşamada olduğunu vurguladı.
Bektaş, sürecin olası sonuçlarını şu sözlerle özetledi:
Sıkışma Etkisi: Doğu ve batı bloklarından gelen gerilme aktarımı, Çınarcık Çukuru’nu sınırlayan Adalar ve Çınarcık segmentlerinde mikro kırılmaları (küçük çaplı sismik hareketleri) tetikliyor.
Kilitlenme Noktaları: Mikro-sismik aktivitedeki yoğunlaşma, fay üzerindeki kilitli alanların mekanik sınırlarına ulaştığını gösteriyor.
Büyük Deprem Riski: Bu zorlanma tablosu, mevcut kırılmaların ardından bölgede daha yüksek büyüklükte ana bir depremin meydana gelme olasılığını artırıyor.
Ne Olmuştu?
Marmara Denizi'nde 10 Ekim saatlerinde yaşanan Yalova merkezli 3,5 büyüklüğündeki deprem, sığ derinliği (7,96 km) sebebiyle İstanbul Anadolu Yakası ve Yalova kıyı şeridinde belirgin şekilde hissedilmiş, kısa süreli endişeye yol açmıştı. Uzmanlar, bu tür küçük çaplı sarsıntıların Marmara Fay Sistemi'nin doğal dinamiklerinin bir parçası olduğunu ifade etmekle birlikte, stres birikiminin takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.





