Türkiye’nin hava savunma stratejisi ve küresel savunma diplomasi trafiğinde en kritik konulardan biri olan F-35 savaş uçağı programına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) yeni bir son dakika açıklaması geldi.
Ankara ile Washington hattında yürütülen diplomatik temasların detaylarını paylaşan Bakanlık, müttefiklik ruhuna vurgu yaparak kısıtlamaların kaldırılması yönündeki beklentisini yineledi.
Bakanlıktan yapılan resmi bilgilendirmede, Türkiye için üretim hattından çıkan ancak teslimat aşamasında bekletilen 6 adet F-35 jetinin geleceğine ve CAATSA (ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) yaptırımlarına dair net ifadeler yer aldı.
MSB: "6 Adet F-35 Uçağının Teslimine İlişkin Temaslarımız Sürüyor"
Milli Savunma Bakanlığı basın bilgilendirme toplantısında F-35 tedarik sürecine ilişkin sorulan soruya verilen yanıtta şu ifadelere yer verildi:
"Ülkemiz için üretilen 6 adet F-35 savaş uçağının teslimine ilişkin temaslarımız ABD makamlarıyla sürdürülmektedir. Beklentimiz müttefiklik ruhuyla bağdaşmayan CAATSA yaptırımları ile savunma sanayiimize yönelik doğrudan veya dolaylı tüm kısıtlamaların kaldırılmasıdır."
Masadaki Kilit Konu: Hangardaki 6 Uçak ve CAATSA Engeli
Türkiye’nin F-35 programının ortaklarından biri olduğu dönemde imal edilen ve ABD’deki hangarlarda muhafaza edilen 6 adet F-35A Lightning II uçağı, iki ülke arasındaki savunma diplomasisinin odağında yer almaya devam ediyor.
Ankara, müttefiklik hukukuna uygun olarak doğrudan veya dolaylı tüm savunma sanayii kısıtlamalarının (embargolar ve CAATSA yaptırımları) kaldırılmasını hedefliyor. ABD kanadıyla yapılan üst düzey görüşmelerde hem finansal hakların korunması hem de üretimi tamamlanmış olan uçakların teslimat süreçlerinin hukuki Zeminde çözüme kavuşturulması ele alınıyor.
Türk Hava Kuvvetleri Stratejisinde F-35 ve Milli Projeler
Türkiye, bir yandan yerli ve milli imkanlarla geliştirilen 5. nesil milli muharip uçak KAAN ve insansız savaş platformu KIZILELMA projelerinde seri üretim adımlarını hızlandırırken, diğer yandan mevcut envanterin modernization ve tedarik süreçlerini diplomasi masasında takip ediyor.
Bakanlığın son açıklaması, Türkiye'nin uluslararası hukuka dayalı haklarından vazgeçmediğini ve NATO ittifakı içerisindeki savunma dayanışması beklentisini en üst düzeyde koruduğunu bir kez daha tescillemiş oldu.





